11. Hukuk Dairesi 2025/2775 E. , 2025/7501 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ..
. Tar. Tur. Mermer Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla bulunduklarını, ayrıca asıl borçlu ile davacı banka arasında çek hesabı açılış sözleşmesinin de akdedildiğini, genel kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete şirket kredi kartı kullandırılarak krediler tahsis edildiğini, işbu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller aleyhine hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borç ödenmeyince ilamsız takibe başlandığını, borçlu ve kefillerin itirazı üzerine takibin durduğunu, itiraz dilekçesinde borca, faiz oranına ve borcun ferilerine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ...vekili cevap dilekçesinde; davalının kredi borcu bulunmadığını, hukuken geçerli bir kefaletinin de söz konusu olmadığını, davacının alacağının muacceliyet kesbetmediğini, davacının taraflarından tahsilini talep ettiği alacak kalemlerinin hesapların kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelmediğini, alacak muaccel hale gelmeden hesapların kat edilmesi ve bu hesaplara bağlı alacak kalemleri için aleyhlerine icra takibine girişilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, talep edilen faiz miktarının yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Tar. Tur. Mer. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; alacağının muaccel olmadığını, alacak muaccel hale gelmeden hesapların kat edilemeyeceğini, bu hesaplara bağlı alacak kalemleri için aleyhlerine icra takibine girişilemeyeceğini, talep edilen faiz miktarının yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Diğer davalılar ... ve ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde davalıların kefaletlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesine uygun ve geçerli olduğu, kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu, davalı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin sorumluluklarının bulunduğu, davalıların borçlu cari hesap kredisi ve işletme kredisi yönünden yapılan hesaplamalarda belirtilen tutarda sorumlu olduklarının kabul edildiği, davacının gayri nakdi çek depo talebinden doğan itirazın iptali istemine ilişkin yapılan değerlendirmede; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında çerçeve kredi sözleşmesi haricinde 12.12.2013 tarihli çek açılış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde bankanın, tüm çek yaprakları için ödemekle yükümlü olduğu toplam tutarın müşteriden talep edebileceğinin belirtildiği, davacının, davalı asıl borçlu şirket yönünden 49 adet çek yaprağı yönünden depo talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile 508-787868 ... no.lu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklanan alacak yönünden; 371.174,09 TL asıl alacak, 31.822,45 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 1.591,13 TL gider vergisi olmak üzere toplam 404.587,67 TL üzerinden itirazın iptali takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27,6 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, ... no.lu işletme kredi hesabından kaynaklanan alacak yönünden; 1.217.602,20 TL asıl alacak, 64.971,25 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 3.248,59 TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.285.822,04 TL üzerinden itirazın iptaline takibin bu miktar üzerinden devamı ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %22,08 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, gayri nakdi çek kredisi depo talebi yönünden kaynaklanan alacak yönünden; asıl borçlu ... yönünden 78.400,00 TL depo talebinin kabulüne, hükmolunan alacağın (1.690.409,71 TL) %20’si oranında hesaplanan 338.081,94 TL icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı kararlaştırılmamış olması karşısında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarih, 2017/19-1650 E., 2019/507 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere ticari işlerde TBK’nın 88. ve 120. madde hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmamasına, davacı bankanın fiilen uyguladığı en yüksek temerrüt faiz oranı esas alınarak düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.