T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Levha San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankaya başvurusu üzerine müvekkili banka ile davalı ... Levha San. Tic. Ltd. Şti arasında "Genel Kredi Sözleşmesi" ve "Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi" akdedildiğini, söz konusu sözleşmeler gereğince de müvekkili banka tarafından davalı şirkete Devre Faizli Nakdi Krediler, Taksitli Ticari Krediler kullandırıldığını ve Ticari Kredili Mevduat Hesabı açıldığını, diğer davalılar ... ve ...' ın da akdedilen sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, yapılan tüm uyarılara rağmen, borçluların, sözleşmelerden doğan borçlarını ödememeleri üzerine borçlulara .... Noterliği’nin 04.01.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, borçluların müvekkili bankaya olan borçlarının varlığı, borçlulara keşide edilen fakat borçlularca hiçbir şekilde itiraz edilmeyerek kesinleşen, hesap kat ihtarnamesi ile sabit olduğunu, davalıların icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz ettiklerini, borçluların, kendilerine tebliğ edilen hesap kat ihtarnamesine rağmen, borçlarını ödememeleri üzerine; .... İcra Müdürlüğü' nün 2019/... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların, haksız ve mesnetsiz olarak; borca, faize, yetkiye, borcun tüm fer'ilerine ve takibe itirazda bulunarak icra takibini durdurduklarını, söz konusu itirazın, takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili bankanın haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile yapılmış olup, son derece haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların; .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/...
E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunduklarını, davalıların yetki itirazlarının son derece haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, davalıların, imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi’nin 31. maddesi; “Müşteri ve kefil veya kefiller bu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda, ilgili madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile Bankanın İstanbul metropolündeki şubeleri için İstanbul Merkez(Çağlayan) diğer şubeleri için ise sözleşmeyi imzalayan Banka Şubesinin bulunduğu yerin mahkeme ve icra daireleri veya İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisini kabul ederler.” hükmünü havi olduğunu, dolayısı ile davalılar ile akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi ile yetkili mahkemenin ve icra dairesinin açıkça kararlaştırıldığını, bu sebeple; davalıların yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca para borçlarında ve sözleşmeden doğan borçlarda hangi icra dairelerinin yetkili olduğu ilgili kanun maddelerinde belirtildiğini, ilgili Kanun maddeleri incelendiğinde; İİK’nın 50. maddesi; “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.” hükmünü havi olduğunu, HMK’nın 10. maddesi ile düzenlenen; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmü ve Borçlar Kanunun 89. maddesi ile düzenlenen; “Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.” hükmü gereğince de davalının yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, borçluların, sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek imzalamış oldukları sözleşmeleri ihlal ettiklerini ifade ederek davalıların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalıların ayrı ayrı %20’ den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı banka tarafından, müvekkilleri ile 2015 yılında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi delil olarak gösterilmek suretiyle ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/... Diş. sayılı dosyası ile 24/01/2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını ve .... İcra Müdürlüğü' nün 2019/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, .... İcra Müdürlüğü' nün iş bu icra takibini başlatmaya yetkili olmadığı gibi mahkemenin de iş bu davaya bakmaya yetkili olmadığını, müvekkili şirketin adresinin Beylikdüzü ve müvekkili şahısların adreslerinin Esenyurt olduğunu, İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olmadılarını, yetkili İcra Dairelerinin Büyükçekmece icrda daireleri, yetkili Mahkemenin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar Genel Kredi Sözleşmesinde yetkili Mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiği iddia edilmekte ise de müvekkilleri tarafından imzalanmış böyle bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilinin imzasını taşımayan bu yetki sözleşmesinin hukuki geçerliliğinin de bulunmadığını, davacının talebinin 2015 senesinde yapılan Genel Kredi sözleşmesine dayanmakla ise de, salt genel kredi sözleşmesinin delil olarak gösterilerek ihtiyati haciz kararı alınamayacağını, müvekkillerinin bu zamana kadar ödemelerini düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğini, borcu ödemede temerrüde düşmedikleri gibi borcun da muaccel hale gelmediğini, keza sözleşmede vade tarihi dahi belli olmayıp neye göre faiz istendiğinin de anlaşılamadığını, davacı bankanın ısrarla müvekkillerini temerrüde düşürdüklerini ve .... Noterliği' nin 04.01.2019 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile müvekkillerini temerrüde düşürüp, ihtarname tebliğine rağmen borç Ödenmeyince icrai işlemlere başlandığını belirtseler de gerçek durumun böyle olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin müvekkillerine ihtiyati haciz ve icra takibinden cok sonra 18.02.1019 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ şerhi islendiğinde durumun sübuta ereceğini, müvekkillerin, icra takibine itiraz ettiklerini, zira ihtiyati haciz kararı alınıp icra takibi başlatıldığında henüz temerrüde düşürülmediğini ve borcun muaccel hale gelmediğini, davacı bankanın borç ödeme konusunda müvekkilleri ile hiçbir bağlantı kurmadığını, direk ihtiyati hacız kararı alarak icrai işlem başlattığını, oysa ki tüm borcun talep edilebilmesi ve faiz işletilebilmesi için müvekkillerinin temerrüde düşürülmesi gerektiğini, temerrüt halinde dahi sadece vadesi gelmiş borç için işlem yapılabileceğini, henüz vadesi gelmemiş borçların icra takibine konu edilemeyeceğini, bu nedenle de borca ve tüm fertlerine yaptığı itirazın haklı ve yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine takibin iptaline, davacı alacaklının alacağın % 20 sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşme örnekleri, .... Noterliği' nin ihtarnamesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı davamızın delillerini oluşturmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde mahkememizin 01/07/2021 tarih, 2021/... karar sayılı karar ile; "Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; .... İcra Müdürlüğü’ nün 2019/ ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın Kısmen iptali ile ;
1.a) Davalı asıl borçlu ... Lev. San. Tic. Ltd açısından; takibin toplam 623.475,01 TL asıl alacak; 11.941, 56 TL işlemiş faiz; 597, 08 TL BSMV; 123,90 TL ihtiyati haciz gideri; 606 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 1.298, 59 TL masraf olmak üzere toplam 638.042,14 TL üzerinden devamına, b-Asıl alacak 622.742, 56 TL 'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık % 60 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine, 732,45 TL’ ye takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda yıllık %30,24 ve TCMB tarafından 3 ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülmesine, c- Asıl alacağın % 20 'si olan 127.083, 31 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- a)Davalı kefiller ... ve ... açısından; takibin toplam 623.475,01 TL asıl alacak; 8.244,52 TL işlemiş faiz; 412,22 TL BSMV; 123,90 TL ihtiyati haciz gideri; 606 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 1.298, 59 TL masraf olmak üzere toplam 634.160, 24 TL üzerinden devamına, b-Asıl alacak 622.742, 56 TL 'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık % 60 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine, 732,45 TL’ ye takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda yıllık %30,24 ve TCMB tarafından 3 ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülmesine, c- Asıl alacağın % 20 'si olan 126.343,9 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Kararın davacı vekilince istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/2136 Esas 2025/957 Karar sayılı 29/05/2025 tarihli ilamı ile " Davacı vekilince açılan eldeki itirazın iptali davasının, dava değeri 602.260,48 TL olarak gösterilerek açıldığı, ancak ilk derece mahkemesince davalılar aleyhine talepten fazla alacak tutarı yönünden davanın kabulü kararı verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre ilk derce mahkemesince, hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında gerekirse davacı vekilinden izahat da istenmek suretiyle ve davacı yanının talebi ile bağlı olarak değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken,
HMK'nın 26. maddesi uyarınca talepten fazlasına hüküm kurulduğu, kararda yeterli gerekçe bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf denetimine uygun bir kararın varlığından söz edilemeyeceğinden, işin esası incelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiştir." dair karar verildiği, dosyanın mahkememizin 2025/464 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.
Mahkememizin 04/07/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve 2021/2136 Esas 2025/957 Kararında belirtildiği üzere talebini açıklamak üzere beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilince beyan dilekçesi sunulmadığı, bu kez mahkememizin 20/11/2025 tarihli celsesinde, "Davacı vekiline İstanbul BAM 14. HD'nin 2021/2136 Esas, 2025/957 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca "davacı vekilince 602.260,48 TL olarak dava değerinin gösterildiği ancak takip talebinin 664.260,48 TL üzerinden başlatıldığı, 602.260,48 TL'nin ne kadarının asıl alacak ve ne kadarının işlemiş faiz, BSMV ve ihtiyati haciz gideri olduğunu kalem kalem belirtmek üzere" 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına," dair karar verildiği, davacı vekilinin 12/12/2025 tarihli dilekçesi ile dava değeri 602.260,48 TL'nin takip talebinde alacak kalemlerine göre dağılımının; 238.364,02 TL Asıl Alacak (İhtiyaç) (%60), 1.298,59 TL Masraf, 234.195,26 TL Asıl Alacak (İhtiyaç) (%60), 46.462,70 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 35.412,00 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 14.371,03 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 8.980,26 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 5.492,38 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 3.438,80 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 2.467,41 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 2.304,82 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.891,53 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.817,13 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.520,57 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.188,02 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 732,45 TL Asıl Alacak (KMH) (%30,24), 627,04 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 452,36 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 366,28 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 137,83 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 10,10 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 123,90 TL İhtiyati Haciz Gideri, 606,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 602.260,48 TL" olarak beyanda bulunulduğu anlaşıldı. Dava, davacı banka tarafından davalı asıl kredi borçlusuna kullandırılan kredi borcunun, asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazların İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar davalılar vekilince mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de; Davaya dayanak genel kredi sözleşmesinin yetki şartının düzenlendiği 31. maddesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Sözleşme serbestisi ilkesi gereğince kararlaştırılan yetkili yer mahkemesi HMK'nın 17. maddesi uyuarınca tacir olan taraflar için bağlayıcı ve geçerlidir. Müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış bulunan kefiller açısından da tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, yetki şartı geçerlidir. Sözleşmedeki yetki şartını düzenleyen maddenin sonradan alacaklı banka tarafından tek taraflı doldurulduğuna ilişkin bir kanıt da bulunmadığı anlaşıldığından İstanbul icra dairelerinin ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatiyle yapılan yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. ( emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD' nin 2021/73 esas, 2021/870 karar sayılı ilamı)
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olup objektif delillere dayanması nedeniyle içeriğine itibar edilen 21.05.2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde, asıl kredi borçlusu ... Lehva San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 28.12.2009 tarihinde 500.000 TL, 16.07.2012 tarihinde 700.000 TL, 12.05.2015 tarihinde 1.250.000,00 TL genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, düzenlenen bu sözleşmelere istinaden ticari krediler kullandırılan olayda, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ilgili hükümlerine dayanan davacı banka tarafından, .... Noterliği' nin 04.01.2019 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek " Bankamız Avcılar şubesi tarafından Borçlulardan ... Lehva San Tic Ltd Şti lehine Taksitli ticari kredi, rotatif KMH kullandırılmıştır. Muhataplardan ... ve ... borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumludur. Sonuç ve talep: her türlü fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere Türk lirasi kredilerden kaynaklanan toplam borç 679.110,35 TL nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibarın işleyecek faiz ile birlikte 24 saat içinde ödenmesini aksi taktirde yasal yollara başvurulacağa ihtar edilmiştir." denildiği, ihtarnamenin davalılardan asıl borçlu ... Lehva San. Tic. Ltd. Şti.' nin sözleşmede yazılı adresine gönderildiği, asıl borçlunun tebligat şerhinde gösterilen adresten ayrıldığı, komşunun sözlü beyanı imzadan İmtina edilmiş muhatabın yeni adresi belirlenmemiş 09.01.2019 tarihinde iade edilmiş olduğunun bildirildiği, diğer muhatap ... açısından ihtarnamenin sözleşmede yazılı adresine gönderildiği, tebligat şerhinde muhatabın adreste bulunmadığının, tanınmıyor yeni adres kaydı yok çıkış mercine 09.01.2019 tarihinde iade edildiğinin bildirildiği, diğer Muhatap ...' ın sözleşmede yazılı adresine çıkarılan tebligatın şerhinde muhatabın adreste bulunmadığı, tanınmıyor yeni adres kaydı yok çıkış mercine 09.01.2019 tarihinde iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu halde davalı asıl borçlu ve kefillerin temerrüdü açısından yapılan değerlendirmede; davalı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin 09.01.2019 tarihinde iade edildiği, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kanuni ikametgahlar başlıklı 28. maddesine istinaden tebliğ edilmiş sayılacağı, buna göre temerrüdün ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda 11.01.2019 tarihi itibarı ile gerçekleşmiş sayılacağı kanaatine varılmıştır.
Davalı kefillerin temerrüdü açısından yapılan değerlendirmede; öncelikle davalı gerçek kişiler kredi borçlusunun kefili konumundadır. Kefilin sorumluluğu kendi temerrütü ile sınırlıdır. Kefil temerrüte düşürülmediği sürece temerrüt faizlerinden sorumlu tutulamaz. (Yargıtay 19.HD'nin 2015/6616 E- 2015/16781 K sayılı, 14.12.2015 tarihli emsal nitelikte kararı). Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde asıl borçlunun temerrütün gerçekleşeceğine ilişkin İİK'nın 68/b maddesinin kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. Bu husus Yargıtay 19. HD'nin 2015/12974 E- 2016/4207 K sayılı, 08.03.2016 tarihli emsal kararında şöyle ifade edilmiştir: "...
İİK'nun 68/b maddesi sadece sözleşmedeki asıl borçlu yönünden uygulanabilir, davalı kefil yönünden uygulanamaz. Bu nedenle davalıya gönderilen hesap kat ihtarının iade edildiği tarihe göre temerrüt tarihinin tespiti yerinde değildir. Davalıya davacının hesap kat ihtarı usulüne uygun olarak tebliğ edilemediğinden davalının temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabul edilerek borç miktarının hesaplanması gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir ".. Bu halde davalı kefillere ihtarnamenin tebellüğ edilmemesi karşısında, Yasa ve emsal Yargıtay kararlarına göre, temerrüdünün 24.01.2019 takip tarihi itibarı ile gerçekleşmiş sayılacağı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce uygulanacak temerrüt faiz oranları açısından yapılan değerlendirmede; ticari krediler açısından ; sözleşmede temerrüt faizi oranının kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB’na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran olduğu kararlaştırıldığı, ancak davacı banka tarafından 25.03.2021 tarihi yazı ekinde sunmuş olduğu ihtarname ekindeki hesaplarda en yüksek faiz oranı TTK ye uygulanan % 42 akdi faiz oranı olduğu, yine davaya konu rotatif kredilere uyguladığı akdi faiz oranı ihtarnamede %42,43,44 tespit edildiği, dolayısıyla temerrüt maddesinde kredi farklılığı gözetmeksizin uygulanan en yük faiz olarak belirlendiğinden temerrüt tarihinde en yüksek faiz oranı %42 olup %100 fazlası olan (42X2=84 ) % 84 olarak tespit edilmesine karşın davacı banka takip talebinde %60 oranında temerrüt faizi talebinde bulunduğundan talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan borçlar için 25/07/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ ‘in Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin“ Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) ’in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez.”denildiği, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden sonra temerrüdün oluşması ve işbu takibin açılmış olması nedeniyle, anılan yasa kapsamında 5464 sayılı Yasanın 26.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, Merkez Bankası azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğu, T.C.Merkez Bankası’nın üçer aylık dönemlerdeki, basın duyurularına göre; 01.10.2018 tarihinden geçerli olmak üzere gecikme faizinin yıllık % 33 olarak belirlendiği, davacı bankanın %30.34 temerrüt faizi talebinde bulunup fazla talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalılar aleyhine hükmolunacak alacak miktarı açısından yapılan değerlendirmede; davalıların temerrüt tarihlerinin farklı olması nedeniyle her bir davalı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekeceği, bu halde davalı asıl borçlu Yunus Alüminyum Ltd Şti yönünden, takip tarihi itibarı ile takipteki 1.sıradaki alacak için, davacı bankanın davalı borçlulara ....Noterliği'nin 04.01.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek yeni bir direnim günü belirlediğinden, hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenerek temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp bulunan akdi faizin kapitalize edilerek temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağı oluşturduğundan 02.01.2019 kat tarihi itibarı ile 252.536.61 TL anapara tutarına hesap kat tarihinden 11.01.2019 temerrüt tarihine kadar konu kredilere uygulanan akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte ise de, davacı bankanın faize faiz işletilmemesi adına kat tarihi itibarı ile belirlemiş olduğu 252.536.61 anapara tutarına hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar konu krediye uygulanan akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi oranından yapılan tahsilatında mahsubu sonrasında yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı asıl borçludan takip tarihi itibarı ile 246.933,45 TL alacaklı olduğu ; takipte 2.sıradaki alacak için; 02.01.2019 kat tarihi itibarı ile tespiti yapılan 234.195,26 TL anapara tutarına hesap kat tarihinden 11.01.2019 temerrüt tarihine kadar konu kredilere uygulanan akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapilmasi gerekmekte ise de, davacı bankanın faize faiz işletilmemesi adına kat tarihi itibarı ile belirlemiş olduğu 234.195.26 anapara tutarını takip talebinde asıl alacak olarak talepte bulunduğundan talep doğrultusunda hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar konu krediye uygulanan akdi faiz,temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı asıl borçludan takip tarihi itibarı ile 240.467, 48 TL alacaklı olduğu, takipte 3.sıradaki alacak için; 72.365, 55 TL alacaklı olduğu, takipte 4.sıradaki alacak için; 36.769,76 TL alacaklı olduğu, takipte 5.sıradaki alacak için; 14.860,18 TL alacaklı olduğu, 6. sıradaki alacak için; 9.285,93 TL alacaklı olduğu, 7. sıradaki alacak için; 5.680,05 TL alacaklı olduğu, 8. sıradaki alacak için; 3.555,85 TL alacaklı olduğu, 9. sıradaki alacak için; 2.552,37 TL alacaklı olduğu, 10. sıradaki alacak için; 2.383,27 TL alacaklı olduğu, 11. sıradaki alacak için; 1.955,91 TL alacaklı olduğu, 12. sıradaki alacak için; 1.879,46 TL alacaklı olduğu, 13. sıradaki alacak için; 1.572,33 TL alacaklı olduğu, 14. sıradaki alacak için; 1.288,77 TL alacaklı olduğu, 15. sıradaki alacak için; 3.555,85 TL alacaklı olduğu, 16. sıradaki alacak için; 648,55 TL alacaklı olduğu, 17. sıradaki alacak için; 469,06 TL alacaklı olduğu, 18. sıradaki alacak için; 379,80 TL alacaklı olduğu, 19. sıradaki alacak için; 142,92 TL alacaklı olduğu, 20. sıradaki alacak için; 10,47 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kefiller yönünden yapılan değerlendirmede; temerrüt tarihinin 24.01.2021 olarak hesabıyla takipteki 1.sıradaki alacak için davacı bankanın davalı borçlulara ....Noterliği' nin 04.01.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek yeni bir direnim günü belirlediğinden, hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenerek temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp bulunan akdi faizin kapitalize edilerek temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağı oluşturduğundan 02.01.2019 kat tarihi itibarı ile tespiti yapılan 252.536,61 TL anapara tutarına hesap kat tarihinden 11.01.2019 temerrüt tarihine kadar konu kredilere uygulanan akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapilmasi gerekmekte ise de; davacı bankanın faize faiz işletilmemesi adına kat tarihi itibarı ile belirlemiş olduğu 252.536,61 TL anapara tutarına hesap kat tarihinden takip tarihine kadar konu krediye uygulanan akdi faiz, oranından yapılan tahsilatında mahsubu sonrasında yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı asıl borçludan takip tarihi itibarı ile 240.726,44 TL alacaklı olduğu tespit edilmektedir. Takipte 2.sıradaki alacak için yapılan değerlendirmede; hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenerek temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp bulunan akdi faizin kapitalize edilerek temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağı oluşturduğundan 02.01.2019 kat tarihi itibarı ile yukarıda tespiti yapılan 234.195,26 TL anapara tutarına hesap kat tarihinden 11.01.2019 temerrüt tarihine kadar konu kredilere uygulanan akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapilmasi gerekmekte ise de, davacı banka faize faiz işletilmemesi adına kat tarihi itibarı ile belirlemiş olduğu 234.195,26 TL anapara tutarını takip talebinde asıl alacak olarak talepte bulunduğundan talep doğrultusunda hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar konu krediye uygulanan akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalı asıl borçludan takip tarihi itibarı ile 236.719, 88 TL olarak hesaplanmaktadır. Davacı bankanın takipte 3.sıradaki alacak için; 71.812,55 TL alacaklı olduğu, takipte 4.sıradaki alacak için; 36.541, 50 TL alacaklı olduğu, 5. sıradaki alacak için; 14.767,55 TL alacaklı olduğu, 6. sıradaki alacak için; 9.228,04 TL alacaklı olduğu, 7. sıradaki alacak için; 5.645,69 TL alacaklı olduğu, 8. sıradaki alacak için; 3.533,68 TL alacaklı olduğu, 9. sıradaki alacak için; 2.537,86 TL alacaklı olduğu, 10. sıradaki alacak için; 2.368,41 TL alacaklı olduğu, 11. sıradaki alacak için; 1.943,72 TL alacaklı olduğu, 12. sıradaki alacak için; 1.868,43 TL alacaklı olduğu, 13. sıradaki alacak için; 1.562,53 TL alacaklı olduğu, 14. sıradaki alacak için; 1.221,56 TL alacaklı olduğu, 15. sıradaki alacak için; 3.555,85 TL alacaklı olduğu, 16. sıradaki alacak için; 644,74 TL alacaklı olduğu, 17. sıradaki alacak için; 458, 77 TL alacaklı olduğu, 18. sıradaki alacak için; 378,96 TL alacaklı olduğu, 19. sıradaki alacak için; 142,60 TL alacaklı olduğu, 20. sıradaki alacak için; 10,45 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak İstanbul BAM 14. HD'nin 2021/2136 esas, 2025/957 karar sayılı kaldırma kararında da işaret edildiği üzere; davacı vekilince 602.260,48 TL olarak dava değerinin gösterildiği ancak takip talebinin 664.260,48 TL üzerinden başlatıldığı, 602.260,48 TL'nin ne kadarının asıl alacak ve ne kadarının işlemiş faiz, BSMV ve ihtiyati haciz gideri olduğunun açıklatılmasının gerekeceği, bu hususta davacı vekiline verilen süre neticesinde sunulan dilekçe içeriğine göre, " dava değeri 602.260,48 TL'nin takip talebinde alacak kalemlerine göre dağılımının; 238.364,02 TL Asıl Alacak (İhtiyaç) (%60), 1.298,59 TL Masraf, 234.195,26 TL Asıl Alacak (İhtiyaç) (%60), 46.462,70 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 35.412,00 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 14.371,03 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 8.980,26 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 5.492,38 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 3.438,80 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 2.467,41 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 2.304,82 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.891,53 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.817,13 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.520,57 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 1.188,02 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 732,45 TL Asıl Alacak (KMH) (%30,24), 627,04 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 452,36 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 366,28 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 137,83 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 10,10 TL Asıl Alacak (Rotatif Kredi) (%60), 123,90 TL İhtiyati Haciz Gideri, 606,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 602.260,48 TL" olarak beyanda bulunulduğu anlaşılmakla gerek Davalı asıl borçlu ... Lev. San. Tic. Ltd. Şti. açısından gerekse de kefiller ... ve ... açısından; takibin toplam 600.231,99TL asıl alacak; 123,90 TL ihtiyati haciz gideri; 606 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 1.298,59 TL masraf olmak üzere toplam 602.260,48 TL üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2019/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'e 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği dikkate alınarak davalılar aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının davasının kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü’ nün 2019/ ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile ;
1.a) Gerek Davalı asıl borçlu ... Lev. San. Tic. Ltd. Şti. açısından gerekse de kefiller ... ve ... açısından; takibin toplam 600.231,99TL asıl alacak; 123,90 TL ihtiyati haciz gideri; 606 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 1.298,59 TL masraf olmak üzere toplam 602.260,48 TL üzerinden devamına, b-Asıl alacak 599.499,54 TL’ye (600.231, 99 TL’den 732,45 TL’nin düşümü ile bulunan miktar) icra takip tarihinden itibaren yıllık % 60 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine, 732,45 TL’ye takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda yıllık %30,24 ve TCMB tarafından 3 ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülmesine, c-Asıl alacağın % 20'si olan 120.046,39-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 41.140,41-TL karar ve ilam harcından, 6.963,81-TL peşin harcın mahsup edilerek eksik kalan 34.176,60-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 96.339,07-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan; 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 444,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 93,90-TL vekalet harcı, 44,40 TL başvurma harcı, 6.963,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.547,01-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
7.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)