11. Ceza Dairesi 2025/4537 E. , 2026/646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi uyarınca 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un 1/1, 2/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53... . maddeleri gereğince neticeten erteli 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.02.2021'de kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 2024/36521 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113447 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113447 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2020 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Erciş İnfaz Hakimliğinin 07.05.2024 tarihli kararının infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/05/2019 tarihli ve 2018/575 esas, 2019/ 9425 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Suç tarihinin 20-21/06/2011 günü gecesi olduğunun ve suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 21/06/1993 olduğunun anlaşılması karşısında; doğum saati bilinmeyen ve bu durum lehine yorumlandığında, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının hükmün açıklanması ihbarı üzerine yapılan yargılaması sırasında ''çocuk mahkemesi sıfatıyla'' görülmesi gerektiği gözetilmeden... yazılı şekilde karar verilmesi, ...BOZULMASINA..." ile,
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/02/2022 tarihli ve 2020/15268 esas, 2022/2085 karar sayılı ilâmında yer alan, "10.11.2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia edilen 10.11.1998 doğumlu sanığın, doğum tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilmesi, sanığın doğduğu saatin belirlenmesi hâlinde suç tarihi ve saati itibarıyla 18 yaşını doldurup doldurmadığının tespit edilmesi, sanığın doğduğu saatin saptanamaması hâlinde ise bu durum sanığın lehine değerlendirilip sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu kabul edilerek hakkında çocuklar hakkındaki usul hükümlerinin ve TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması, ... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre;
1.Sanığın kayden 06/05/1999 doğumlu olduğu, dosyada mevcut kolluk araştırma raporunda yargılamaya konu paylaşımın 24/07/2014 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu gözetilerek, sanık hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2.Yukarıda izah edildiği üzere, suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğunun kabulü gereken ve 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,
3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
4.5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İncelenen dosya içeriğine göre, talep konusu Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, suça sürüklenen çocuk hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Erciş İnfaz Hakimliğinin 07.05.2024 tarihli ve 2024/503 sayılı kararının infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; kayden 06.05.1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 24.07.2014 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasının çocuk mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca, sosyal inceleme raporu alınmaması ve alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca cezadan 1/3 oranında indirim yapılmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağı gözetilmeden hak yoksunluklarına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.