10. Hukuk Dairesi 2025/7235 E. , 2026/347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin aynı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulü ile yaşlılık aylığı tahsisi ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.03.2022 tarih, 2016/306 E., 2022/160 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin bozmaya uyularak verilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacı 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini, anılan sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi sayılması gerektiğini ve 01.12.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, ödenmeyen aylıkların da yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, Mahkemece, 6111 sayılı Kanundan yararlanarak yaptığı prim ödemeleri dikkate alınarak davacının 01.06.2011 - 04.11.2011 tarihleri arasındaki dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, diğer istemlerin ise reddine dair karar verildiği, kararın Dairemiz 07.04.2016 tarihli ilamı ile bozulması üzerine davacının 01.08.2004 - 23.08.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olduğuna, 6111 sayılı Kanun kapsamında ödenen primlerin karşılık geldiği 01.05.2011-09.08.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine dair eldeki karar verilmiştir.
Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre 01.03.1963 doğumlu olan davacının, Mahkemenin de isabetli kabulü sonrasında ihtilafsız sürelerle birlikte, 1977/2. dönem ve 1985/3. dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında, 21.03.1986- 23.08.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi, 01.05.2011- 09.08.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi, 10.08.2012 sonrası Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi ile 300 gün askerlik borçlanması bulunması karşısında mevcut sigortalılık sürelerine göre 1479 sayılı Kanun kapsamında kısmi yaşlılık aylığı koşullarının varlığı irdelenerek ve Kurumun yeniden yaşlılık aylığı bağladığı 01.03.2022 tarihinden önce aylık şartlarının varlığı anlaşılacak olursa ilgili tarih itibariyle yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilebileceği hususu gözetilerek bir karar verilmelidir. .." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 01.03.2018 tarihinden önce de yaşlılık aylığı tahsis koşullarının bulunduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin aynı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulü ile yaşlılık aylığı tahsisi ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.