Esas No
E. 2023/162
Karar No
K. 2026/72
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/162
KARAR NO: 2026/72
DAVA: MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ: 07/09/2023
KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin yaklaşık 25 yıldır fırıncılık ve pastacılık pazarında yerini almış köklü bir şirket olduğunu, uzun yıllardır gösterdiği çaba ile Mısır ve Orta Doğu'nun lider pastacılık markası haline geldiğini, Suudi Arabistan Krallığında bisküvi sektöründe ... ve ... sertifikalı tek firma olduğu, ek olarak "..." markası ile 72'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, Birleşik Krallık, İsveç, Danimarka, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kanada, Belçika ülkeleri başta olmak üzere 27 adet uluslararası marka tescili bulunduğu, Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca tanınmış marka olduğunu, birçok defa çocukların en sevdiği marka seçilen ..., aynı zamanda Suudi Arabistan pazar payında en yüksek orana sahip üçüncü marka konumunda olduğunu, ... markası altında "..." gibi birçok marka tescili bulunduğunu, söz konusu markaların kapsamında bisküvi, kek, şeker, çikolatalar, atıştırmalıklar, fındık emtialarının yer aldığını, müvekkilinin “...", "..." ve "..." markaları üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin markasının yaklaşık 25 yıldır sektörde yer aldığını, marka tescillerinin de eski yıllara dayandığı, örneğin müvekkiline ait ... alan adı 23.07.1998 tarihinde müvekkili adına tescil edildiği, "..." ve "..." ibareleri markaların önceye dayalı kullanımına ilişkin ekran görüntülerinin, Ticaret Bakanlığı lisansının ekte sunulduğunu, tüm bu hususlar çerçevesinde, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunun ve yine davaya konu marka ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi ve öncelik hakkı sahibi olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili markaları ile davalı markalarının aynı ve ayırt edilmeyecek düzeyde benzer olduğunu, markaların aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalı ile davacı markaları kavramsal, fonetik ve görsel olarak birebir aynı olmalarının yanı sıra aynı/benzer mal ve hizmet sınıfını kapsadığı, davalıya ait marka tescilleri incelendiğinde: .... sınıfta yer alan “Er, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları Patates cipsleri.” ve .... sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarını kapsadığı, davalı marka kapsamında bulunan emtialar ile müvekkili marka kapsamındaki Pastacılık, fırıncılık, bisküvi, kek, şeker, çikolatalar, atıştırmalıklar, fındık emtialarının aynı/benzer olduğunun açıkça görüldüğü, davalı markası ile müvekkili markasının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğunu, müvekkilinin markalarının bilinirliği ve tanınmışlığının da benzerlik değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalı şirket kurucusu ..., Suudi Arabistan uyruklu olduğu tespit edildiğini, bu nedenle davalının, Suudi Arabistan'da kurulmuş ve Orta Doğu'da ilgili piyasaya yön veren müvekkili markasının varlığından haberdar olmadığı hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, davalı adına kayıtlı ...sayılı "..." ibareli,... sayılı "..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli ve ...sayılı "..." ibareli markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesi, Türk Patent nezdinde kayıtlı davalıya ait ... sayılı "..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli, ...sayılı "..." ibareli,... sayılı "..." ibareli ve ...sayılı "..." ibareli markaların kapsamlarındaki bütün mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu olan markalar; “... “...”ı 06.10.2022, “..., “...”ı ise 06.10.2022, “... mamül”ü 03.10.2022 tarihinde müvekkili lehine tescil edildiğini, bu tescil işlemlerinden sonra, davacı tarafın ...E. nezdinde herhangi bir itirazda bulunmadan dava yoluna gitmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin marka başvurusu sonuçlanıncaya kadar ve tescilin bültende yayınlanmasından sonraki 2 aylık hak düşürücü süre içerisinde hiçbir itirazda bulunulmadığını, müvekkili şirketin dava konusu olan markaları Amerika dahil olmak üzere Türkiye dışında muhtelif ülkelerde de kullanmakta olup tescil işlemlerini de tamamlamış durumda olduğunu, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu sayısız ve gereksiz ölçüdeki iddia ve delil niteliğinde varsaydığı argümanlarla dava konusu markaların tanınmışlığını ispat etmeye çalışmış olsa da ülkemizde faaliyet gösterdiklerine dair tek bir argüman dahi sunamadıklarını, davacının ülkemizde tanınmadığını, ülkemizde herhangi bir ticari faaliyeti de olmadığı dikkate alındığında tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin markalarına ilişkin olarak yaptığı tescil başvurularının 2022 yılı temmuz ayında yapıldığını, davacının mesnetsiz iddiaları ile müvekkili şirketin marka değerine zarar vermek saikiyle kötü niyetli hareket ettiğini, davacı tarafın Türkiye'de davaya konu markayı kullanmadığını, ayrıca davacı şirketin Türkiye pazarına girmek için hiçbir girişimde dahi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 09/02/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı tarafın ... asli unsurlu markalarının TPE nezdinde ...sınıf mal ve hizmetlerde tescilli oldukları, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği ... esas unsurlu markaların bilinirlik ve tanınırlık derecesini gösterir dosya somutunda mevcut; değerlendirmeye açık, Türkçe dilinde bir bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği markasının tanınmışlığı hakkında bir değerlendirme bu aşamada yapılamadığı, dava dilekçesinin eklerinde yer alan yabancı dillerdeki evraklar içerisinde WIPO (...) nezdinde tescilli “...” asli unsurlu markaların tescil bilgilerinin bulunduğu, ilgili tescil bilgilerinde “...” asli unsurlu markaların; Tunus'ta 2012 yılında ... Sınıflarda; Filipinler'de 2012 yılında ...Sınıflarda; Fas'ta .... Sınıflarda; Birleşik Krallık'ta 2008 ve 2017 yılında ...Sınıflarda; ...'da .... Sınıfta; ...'da 2017 yılında .... Sınıfta; Cezayir'de 2018 yılında ... Sınıflarda; Malezya'da 2012 yılında ... sınıfta; ...'da .... sınıfta; Avrupa Birliği'nde 2008 ve 2017 yılında... sınıflarda ... Adına tescil edildiği olduğunun görüldüğü, davacı taraf dava dilekçesinde, ... esas unsurlu markanın ilk ve önce kullanıma dayalı olarak gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu, markanın dünya genelinde tanınmış olduğunu iddia etmekteyse de bu iddiasını ispat amacıyla dayanmış olduğu delillerin yabancı dillerde olması ve dosya somutunda Türkçe tercümesi de bulunmaması nedeniyle bu aşamada eskiye dayalı kullanımlarının ve bu doğrultuda öncelik hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilemediği; dilekçe eklerindeki yabancı dil unsurlu belgelerin Türkçe tercümelerinin yapılması halinde ancak davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir. 10/01/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının “...” ibareli marka kullanımlarının ve yurtdışı tescillerinin davalının marka başvurularından önce olduğu dolayısıyla davacının markanın gerçek hak sahibi, öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ...numaralı ŞEKİL “...”, ... numaralı ŞEKİL “...”, ... numaralı ŞEKİL "...", ...numaralı ŞEKİL "...", ... numaralı ŞEKİL "..." , ... numaralı ŞEKİL “...” ibareli marka tescillerinin, davacının tescilli ŞEKİL, ... “...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... numaralı “...” ,... numaralı ŞEKİL "...”, ...numaralı ŞEKİL "...”,... numaralı ŞEKİL “...” markalarının SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” markası ve ... numaralı ” ... mamül” markalarının SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca ....sınıfta "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri; ..,Sınıfta “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir. buzlar. Tuz. Hububattan (tahil) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”;

35.sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı markaların, hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. 6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:

a)4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

b)Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

c)Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

ç)Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

d)Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. (3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. (2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. (3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. (4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. (5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. (6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. (7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.

Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ...numaralı "..." ibareli, ...numaralı "..." ibareli markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında düzenlenen ve Mahkememizce itibar edilen 10/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde herhangi bir marka tescil yada başvurusu tespit edilemediği, davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler kapsamında Wipo nezdinde yapılan araştırmada ... ibaresinin ... sınıflarda 2017 yılından beri İngiltere' de,... sınıflarda 2013 yılından beri Filipinler'de... sınıflarda 2018 yılından beri Cezayir'de, .... sınıflarda 2012 yılından beri Tunus'ta, .... sınıfta 2018 yılından beri /... sınıfta 2014 yılından beri Malezya'da, 30. sınıfta 2017 yılından beri Kenya'da, ...sınıflarda 2017 yılından beri EUIPO' da, ... sınıfta 2001 yılından beri Ürdün' de tescil ile koruma altında olduğu,

Davacının “...” ibareli markası ... sınıflarda koruma altında olup, davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen “...” ibareli markaların .... sınıflarda tescil edildiği, davacının Bisküvi, Kek, Atıştırmalıklar (Cips), Şekerler alanında faaliyet gösterdiği, bu alanda markasını kullandığı, sonuç olarak her iki tarafın markalarının aynı alanda ve.... sınıflarda aynı sınıflarda korunduğu ve kullanıldığı, davalı markalarının davacının tescilli markaları ile aynı zamanda çağrıştırma sebebiyle bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu ve iltibas yarattığı,

İnternet üzerinden yapılan incelemelerde ... ibaresine ilişkin ilk paylaşımın davacı tarafından 2017 yılında yapıldığı, ... alan adının davacı adına ... yılında kayıt edildiği, dosya kapsamından davalının ... ibareli tescilli markalarının ilk kullanım tarihinin tespit edilemediği, marka başvuru tarihi olarak en erken başvuru yaptığı 27/06/2022 tarihi esas alındığında davacının “...” ibareli tescilsiz marka kullanımlarının, yurtdışı marka başvuru ve tescillerinin davalı marka başvurusundan çok önce olduğu, dolayısıyla davacının markanın gerçek hak sahibi, öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ...numaralı ŞEKİL “...”, ... numaralı ŞEKİL “...”,... numaralı ŞEKİL "...", ...numaralı ŞEKİL "...",... numaralı ŞEKİL "..." , ... numaralı ŞEKİL “...” ibareli marka tescillerinin, davacının tescilli ŞEKİL, ... “...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” , ... numaralı ŞEKİL "...”, ... numaralı ŞEKİL "...”,... numaralı ŞEKİL “...” markalarının SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu,

Davacı markaları ile davalı markalarının görsel, fonetik ve anlamsal olarak birebir benzer olduğu, aynı/benzer mal ve hizmet sınıfını kapsadığı hususları ile davacı markalarının faaliyette bulunduğu süre dikkate alındığında davalı tarafın söz konusu markaların kullanımı ve tescili yönünden iyi niyetli olmadığı, bu hali ile kötüniyet yönünden yapılan değerlendirmede yargılamaya konu markalar yönünden SMK m.6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın KABULÜ ile;

-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli , ...numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markaların; HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,

2.Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının, peşin haçtan mahsubu ile eksik 462,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafın yaptığı; 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 peşin harç, 34.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 577,50 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 35.117,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog