Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

8. Ceza Dairesi         2022/4403 E.  ,  2025/10829 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2308 E., 2021/1365 K.
SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Katılan kurum vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi ve sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/65 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2., 109/3-b-e, 109/5., 62. ve 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2019/2308 Esas, 2021/1365 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan düşme kararı verilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. Katılan Bakanlık vekilinin Temyiz Sebepleri Eksik inceleme ve araştırma yapılarak sanık ...'ın lehine karar verildiğine, sanığın üst sınırdan ve herhangi bir indirim nedeni uygulanmaksızın hapis cezası ile cezalandırılmasının gerektiğine, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılan kurum vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin incelenmesinde ;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Kurum için söz konusu olmadığı gözetildiğinde, hükümlerde katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ;

Dava dosyası kapsamına göre, mağdur ... ...’ın sanık ... ile 3 yıldır evli oldukları, aralarındaki geçimsizlik sebebi ile mağdurun ....’dan, ailesinin evi olan ... iline geldiği, olay günü mağdur ile sanık ...’ın .... otogarında buluştukları, mağdurun kendi rızası ile sanık ...’ın arabasına bindiği, görüşmek için kafeye gitmeye karar verdikleri ancak sanık ...'ın anlaştıkları yerde durmayarak mağduru rızası dışında, inceleme dışı tutulan diğer sanıkları da aracına almak suretiyle muhtelif yerlere götürdüğü, mağdurun bir ara araçtan kaçtığı ancak diğer bir kısım sanıkların da yardımıyla yakalanarak geldikleri araca geri bindirildiği, sanık ...'ın mağdura rızası dışında uyuşturucu madde içeren hap içirdiği, mağdura yönelik cinsel eylemlerde bulunduğu, mağdurun rahatsızlanması üzerine en son sanığın, mağduru ....’da bir hastaneye götürdüğü, mağdurun kendisine geldiğinde hastane görevlilerine sanık ... tarafından kaçırıldığını söylediği, hastane görevlilerince olayın kolluk görevlilerine ihbar edildiği ve bu şekilde sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, mağdur beyanları ve tanıklar beyanları, kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, hastane raporu, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, sanığın cebren, birden fazla kişi ile ve cinsel amaçla, eşi olan mağduru hürriyetinden yoksun bıraktıkları şeklindeki kabulün, şartları oluşmadığından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, Mahkemece gerekli olan araştırma ve incelemelerin yapıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2019/2308 Esas, 2021/1365 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog