5. Hukuk Dairesi 2025/5206 E. , 2025/8314 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul 48.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.01.2025 Tarihli ve 2024/694 Esas, 2025/11 Karar Sayılı Kararı Dava dilekçesinin davalılara tebliği sonrası davalı vekili ve diğer davalı asil sundukları cevap dilekçeleriyle yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Kırıkkale Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmiş oldukları gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Kırıkkale 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2025 Tarihli ve 2025/76 Esas, 2025/61 Karar Sayılı Kararı
Davalı ...'in yerleşim yeri adresi .... ... No:... Çelebi/Kırıkkale olup Çelebi ilçesinin Keskin Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunduğu, davalıların yetki itirazına göre yetkili mahkemenin Keskin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiği, ancak bu duruma rağmen davalılar tarafından yetkili mahkemenin Kırıkkale olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen yetki itirazının hukuki sonuç doğurmayacağı, bu doğrultuda, yetki itirazı usulüne uygun olarak ileri sürülmediğinden, İstanbul 48. Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili hale geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE A
. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk
1.Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2.2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir; “İcra ve iflas Kanunu'nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”
3.6100 sayılı Kanun“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
4.6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
5.6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir. “Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”
C. Değerlendirme
1.İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.
2.Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
3.Somut olayda, davalı ...'in dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri adresinin Çelebi/Kırıkkale olduğu, davalı ...'in dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin ise Sincan/Ankara olduğu, dolayısı ile birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, İstanbul ilinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalılara geçmişse de davalı ...'in ve ...'in cevap dilekçesinde yetkisiz olan Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, usulüne uygun yetki itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan İstanbul 48. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 48. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.