Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

8. Ceza Dairesi         2024/25058 E.  ,  2025/10832 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/2652 Esas, 2024/2588 Karar
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2024 tarihli ve 2024/120 Esas, 2024/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 62. 52. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.

Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/2652 Esas, 2024/2588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın lehine olan kanun maddeleri ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde sattığına dair gelen ihbar üzerine, suç tarihinde sanığın 35 ... ... plakalı araç içerisinde görüldüğü, araç park halindeyken kullanıcı tanığın sanığın aracının yanına geldiği, sürücü konumunda bulunan sanığın araçtan inerek kullanıcı tanık ile kısa bir konuşma yaptıktan sonra tanığın cebinden çıkardığı bir miktar parayı açık olan araç camından sağ ön yolcu koltuğuna bıraktığı, sanığın ise araca binmeden önce elinde bulunan şeffaf poşete sarılı bir cismi sağ ön yolcu koltuğu üstüne bıraktığı, daha sonra sanığın araca binerek koltuk üstündeki parayı alıp cebine koyduğu, araç dışında bulunan tanığın da araca binerek sağ ön yolcu koltuğu üstündeki cismi eline aldığı, bu esnada kolluk görevlilerince müdahalede bulunularak sanık ve kullanıcı tanığa üzerlerinde suç veya suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, tanıktan iki parça halinde, sonradan alınan uzmanlık raporuna göre kokain olduğu tespit edilen uyuşturucu maddenin elde geçirildiği ve sanığın bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddia edilen olaya ilişkin olarak ;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, kullanıcı tanık beyanı, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasını gerektiren şartların oluşmadığı, sanık sunduğu belgelerle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasını istemiş ise de sunulan evrakta antisosyal kişilik bozukluğundan bahsedilmekle birlikte, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının varlığına ilişkin ifadenin yer almadığı, Mahkemenin bu hususta harici gözleminin de olmadığı tespit edilmekle, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/2652 Esas, 2024/2588 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog