T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığını, zamanaşımı ve hak düşümü itirazında bulunduklarını, ayrıca Ereğli / Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ..... Soruşturma Sayılı şikayet soruşturma dosyası açıldığını, davacının borçlu olmadığına karine niteliğinde olduğunu, bekletici mesele yapılmasını belirterek davacı vekili müvekkilinin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu söz konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının alacağı olmaması nedeniyle borçlu olmadığımızın tespitini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %10 para cezasına ve %20 icra kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın aktif husumet yokluğundan ve hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı .... menfi tespit talep ettiği Bakırköy ..... İcra Müd....... E. sayılı dosyasında borçlu sıfatına sahip olmadığını, dava şartının eksik olduğunu, borçlu olmayan bir kişinin menfi tespit talep etmesinde korunmaya değer hukuki yararın bulunmadığını öncelikle, faktoring işleminin tarafı olmayan borçluların, temlik işleminden önceki maddi vakıalara dayanan defileri, bedelsizlik defini ve diğer kişisel defileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyecekleri açık olduğunu, davaya konu çeklerin metnine bakıldığında, faktoring müşterisinin .... Reklam... Şti. (fatura alacaklısı) olduğu, ondan önceki borçlunun rasyonel ..... Süt...Şti. (fatura borçlusu) olduğu, yani davacının temlik işleminin tarafı olmadığı ve dolayısıyla temlik işleminden önceki maddi vakıalara dayalı defileri, bedelsizlik defini ve diğer kişisel defileri müvekkile karşı ileri süremeyeceği aşikar olduğunu, davalı takip konusu çeki 6361 sayılı yasa md.9/2'ye uygun şekilde temlik almış olan iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin çeki 6361 sayılı yasa md.9/2'ye uygun şekilde iktisap ettiği, müvekkil şirketin bile bile davacı zararına hareket etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, bu yönde bir iddia olmadığı gibi delil de sunulmadığı ve davanın dayanaksız kaldığının açık olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA;
1.Bakırköy...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.
2.Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.
3.Ereğli Polis Merkezi Amirliği'nin 26.08.2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacının sosyal ve mali durum tespiti yapılmıştır.
4.Ereğli Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 23/09/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; ..... Süt Gıda Tarım Hayvancılık ve İnşaat Limited Şirketi'nin yetkilileri bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İşbu dava, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında ve söz konusu takibe dayanak çek kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunmasının dava şartı olarak düzenlendiği, yine aynı Kanunun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115/2 maddesi uyarınca Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekecektir.
Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Husumet def'i olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi resen dikkate alınacaktır. Açıklanan yasal mevzuat kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, açılan dava Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasında ve söz konusu takibe dayanak çek kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Söz konusu icra dosyası incelendiğinde, alacaklının dosyamız davalısı olan .... Faktoring A.Ş. olduğu, borçluların .... Reklam Tekstil ... Ltd. Şti., ...... ve ..... Süt Gıda ... Ltd. Şti. olduğu, dosyamız davacısı ......'un takipte borçlu olarak yer almadığı, takibe dayanak çekin ..... Süt Gıda Tarım Hayvancılık İnşaat ve Limited Şirketi'ne ait olduğu ve davacının şirket yetkilisi olarak çeki imzaladığı, buna göre davanın ayrı bir tüzel kişilik olan şirket adına açılması gerektiği, davacı ......'un şahsi olarak borçlu olmadığı, bu nedenle eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafın adli yardım istemi kabul edildiğinden, 732,00-TL başvurma harcı, 685,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.417,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davada henüz ön inceleme aşamasına geçilmemesi nedeniyle, 1/2'sine tekabül eden 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL' nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
6.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)