T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında davalı şirkete ait ...'de bulunan klimalara ilişkin bakım işlerinin yapılması için anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin ilgili klimaların bakım işlerini yapacağını, eksiklikleri gidereceğini ve bunun karşılığında 20.000,00 TL + KDV ödemesi yapılacağını, müvekkilinin 14/10/2023 tarihinde üstlendiği işi yerine getirdiğini ve bu yüzden davalıya 20.000,00 mal ve hizmet tutarı, 4.000,00 TL KDV olmak üzere toplam 24.000,00 TL fatura düzenlediğini ve ilgililere gönderildiğini, faturaya karşı herhangi bir itiraz edilmediğini, ilgililer tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sürekli oyalandığını, bunun üzerine müvekkilinin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünde 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının konuşmalarını sunduğu hiç kimsenin müvekkili şirkette yetkili olmadığını, müvekkili şirketin böyle bir işletmesinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında sözlü/yazılı bir sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının ihtiyati haciz talebinin mahkememiz dosyasının 30/05/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 06/11/2024 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucu;
Davacı tarafın kayıtlarını “Defter Beyan Sistemi”ne göre tuttuğu,
Davalı tarafın 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı,
Davacı taraf , dava konusu faturayı kayıtlarına almadığının görüldüğü, Dava konusu faturanın, davalıya ait 2023 Ba listesinde görülmekle beraber faturanın iptali ile ilgili sistem üzerinden işlem yaptığının görüldüğü, Davalı kayıtlarına göre düzenlenen 31.03.2024 tarihli detay mizanda da taraflar arasında bir alacak-borç bakiyesine de rastlanmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 22/10/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 15/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucu; Davacının düzenlediği faturanın kendi muhasebe kayıtlarında yer almaması, alacağının var olup olmadığının tespitinde muhasebe uzmanlığımın sınırlarını aşan bir noktadadır. Bu nedenle, alacaklı olduğunu İleri süren davacının bu iddiası hakkında tarafımca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,
Davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden, dava konusu faturanın iptal edilip edilmediği hususu ile davalının beyan ettiği Aralık 2023 dönemine ait Ba Formu'nun celbi ile birlikte, konunun açıklığa kavuşacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davacı tarafından davalıya klima bakım hizmeti karşılığı düzenlendiği iddia edilen fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminin yerinde olup olmadığı, davacı tarafından davalıya böyle bir hizmet verilip verilmediği hususladıra ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 13/01/2025 tarihli raporda ; " Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucu; • Davacı tarafın kayıtlarını “Defter Beyan Sistemi”ne göre tuttuğu, • Davalı tarafın 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, • Davacı taraf , dava konusu faturayı kayıtlarına almadığının görüldüğü, • Dava konusu faturanın, davalıya ait 2023 Ba listesinde görülmekle beraber faturanın iptali ile ilgili sistem üzerinden işlem yaptığının görüldüğü, • Davalı kayıtlarına göre düzenlenen 31.03.2024 tarihli detay mizanda da taraflar arasında bir alacak-borç bakiyesine de rastlanmadığı, " şeklinde değrelendirme yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi kök raporunun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce davacının dosyaya sunmuş olduğu delillerin değerlendirilmesine esas olmak üzere Sgk ya müzekkere yazılarak; davacının iddiasına konu servis formunda ismi bulunan ...isimli kişinin 14/10/2023 tarihinde davalı şirket çalışanı olup olmadığı sorulmuş, davacı vekiline; davaya konu servis formunda firma adı kısmında davalı şirketin adının bulunmadığı ancak faturanın davalı adına kesildiği görülmekle bu hususta ayrıca işin yapıldığı yerin açık adresini dosyaya bildirmek üzere davacı vekiline beyanlarını sunmak üzere süre verilmiş akabinde vergi dairesine müzekkere yazılarak, davacının bildirdiği adresin, davalının faaliyet adreslerinden olup olmadığı hususu sorulmuştur.
Mahkememizce SGK'ya yazılan müzekkereye verilen 25/08/2025 tarihli yazı cevabında; ...'nde ...isimli çalışan tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 05/03/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara karar gereği davacı vekiline beyanda bulunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince beyan dilekçesi sunulduğu, davacı vekilince sunulan 20/03/2025 havale tarihli beyan dilekçesi ile; müvekkilinin ... isimli kişinin yönlendirmesiyle ... ve ...'ın veya şirketinin sahibi olduğunu bildiği bir işletmeye klima bakımı ve temizliği için gittiğini, yetkili olarak ...ve ... olarak bildiği için her ikisinden birisinin imzasının yeterli olarak düşündüğünü ve bu yüzden ...'a imzalattığını, ... isimli işletmenin açık adresinin "..." olduğunu bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye karşı, mahkememiz dosyasına verilen 25/03/2025 tarihli yazı cevabında; dairelerinin mükellefi ...'nin 09/05/2008 tarihinden itibaren "... Caddesi, ... Plaza, Bodrum No:22 .../İSTANBUL" adresinde faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının defterlerine işlenip işlenmediği, faturanın davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise süresi içinde iade edilip edilmediği ayrıca davalının ba formunda bildirilip sonrasında vergi dairesinde iptal gerçekleştirilen faturanın vergi dairesine davalı tarafından mı bildirildiği yoksa otomatik olarak mı davalının formlarında göründüğü hususların ayrıntılı açıklama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş bilirkişi tarafından sunulan 15/12/2025 tarihli ek raporda " Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucu; • Davacının düzenlediği faturanın kendi muhasebe kayıtlarında yer almaması, alacağının var olup olmadığının tespitinde muhasebe uzmanlığımın sınırlarını aşan bir noktadadır. Bu nedenle, alacaklı olduğunu ileri süren davacının bu iddiası hakkında tarafımca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, • Davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden, dava konusu faturanın iptal edilip edilmediği hususu ile davalının beyan ettiği Aralık 2023 dönemine ait Ba Formu'nun celbi ile birlikte, konunun açıklığa kavuşacağı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Ayrıca mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılarak ... park otel işletmesinin (adresi de yazılarak) kime ait olduğun hususunda bilgi bulunup bulunmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiş, dosyamıza verilen 03/11/2025 tarihli müzekkere cevabı ile yoklama fişlerinin dosyamız arasına gönderildiği bildirilmiş, gelen yazı cevabının ekleri incelendiğinde davacının işin yapıldığını bildirdiği adreste dava dışı firmanın faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafın kayıtlarını “Defter Beyan Sistemi”ne göre tuttuğu, davalı tarafın 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davacı taraf , dava konusu faturayı kayıtlarına almadığının görüldüğü, dava konusu faturanın, davalıya ait 2023 Ba listesinde görülmekle beraber faturanın iptali ile ilgili sistem üzerinden işlem yaptığının görüldüğünün. davalı kayıtlarına göre düzenlenen 31.03.2024 tarihli detay mizanda da taraflar arasında bir alacak-borç bakiyesine de rastlanmadığı, hususunda tespitlerin yapıldığının görüldüğü anlaşılmıştır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
Somut olayda davalının davaya cevap dilekçesinde; davalının davacının iddia ettiği şekilde bir işletmesi bulunmadığı ve davalının davacıdan bir hizmet almadığı yönünde savunmalarda bulunduğu, davacının iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ve ek raporu ile davacının alacağının bulunduğu yönünde bir kanaate varılamadığı öte yandan davacının hizmet edinimi yerine getirdiği adres olarak bildirilen otel in dosyaya gelen müzekkere cevapları ile davalıya ait olduğunun da ispat edilemediği bu hali ile tüm dosya kapsamındaki belgeler ile davacının davalıya ait işletmeye hizmet verdiği ve alacaklı olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş, davalı tarafça her ne kadar kötüniyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de; kötüniyet tazminatı isteminin kabulü için takibin haksız olması yetmeyip davacının açıkça kötüniyetli olmasının da gerektiği ancak dosyada davalının açıkça kötüniyetli takip başlattığına ilişkin somut delil de bulunmadığı değerlendirildiğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/589 E., 2024/927 K.)
1.) Davanın REDDİNE,
2.) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3.) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 449,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 282,13 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4.) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 26.342,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5.) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
7.) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)