T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.02.2022 tarihinde müvekkili tarafından sigortalanmış olup ... ... Bankasının maliki olduğu ... Temizleme Makinelerinin ... Limanından ... plaka ayılı tır aracına yüklenmesine müteakip aynı gün karayolu ile ... adresine taşınması esnasında zarar görmüş olduklarını, sigortalıya 08. 06.2022 tarihinde 66.138,00 TL, 18.11.2022 tarihinde 273.441,00 TL, ödeme yapılmış olduğunu, bu bedellerden fazlaya ilişkin haklar aklı kalmak kaydıyla 33.000,00 TL,+136.720, 00 TL ve takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte 174.164,00 TL meblağlı icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu makinelerin zarar görmesinden davalı taşıyıcıların sorumlu olduklarını, yükleme esnasında makinelerde hasar bulunmadığını, davalıların müşterek sorumlu olduklarını, taşıyıcının TTK madde 87 kapsamında malın teslimine kadar sorumlu olduğunu, bu vs. nedenler ile haksız yere yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu emteaların Çin'den Türkiye'ye kapalı ve mühürlü konteynır içerisinde ithal edilerek ... Limanına getirilmiş olduğunu, söz konusu emteaların müvekkiline ait tır aracına yüklenerek ... adresine taşınmış olduğunu ve alıcı firma yetkililerin uygun gördükleri yere park edilmiş olduğunu, emtiaların vinç yardımı ile konteynırdan indirilmiş olduğunu, boşaltma esnasında arka taraftaki emteaların kayarak yere düşmüş olduğunu, emtiaların konteynır kapaklarının mühürlü olması nedeni ile sabitlenmesi ve istiflenmesi sorumluluğunun Çin'de bulunan göndericiye ait olduğunu, kapakların alıcı firma tarafından açılmış olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun TTK 875 kapsamında sınırlı olduğunu, alıcı firmanın boşaltma işlemine başladıktan sonra diğer emtiaların düşmüş olması nedeni ile müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, TTK Madde 83 kapsamında gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak , istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun nezaret sorumluluğu olduğunu,...yanlış istiflemeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kapalı konteynırın dorseye sabit alıcı firmanın emteaların sabitlenmesi kapsamında müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, boşaltma yerini alıcı firmanın tayin etmiş olduğunu ve bu yerin depo olduğunu, ayrıca müvekkilinin taşıma sorumluluk sigortalısının bulunduğunu ve bu nedenle ... Sigortaya ihbar edilmesi gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesini, arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; .... İcra Dairesinin 2022/... Esas ve 2022/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava konusu .... İcra Dairesinin 2022/... Esas ve ... 2022/... Esas sayılı icra dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; alacak isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacı sigorta şirketine sigortalı makinelerin zarara uğramasından davalı taşıyıcıların sorumlu olup olmadığı, .... 6 İcra Müdürlüğünün 2022/... esas ve 2022/... esas sayılı dosyalarına vaki davalıların itirazlarının haklı olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında; davacı ... ... Sigorta Anonim Şirketi'nin davalılar aleyhine 28/11/2022 tarihinde toplam 35.497,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalıların ayrı ayrı yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesinin ... 2022/... Esas sayılı dosyasında; davacı ... ... Sigorta Anonim Şirketi'nin davalılar aleyhine 21/12/2022 tarihinde toplam 138.667,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalıların ayrı ayrı yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair 2 adet (2 icra dosyası yönünden ayrı ayrı) arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini talep etmiş, mahkememizce ihbar olunan ... Sigorta AŞ'ye tebligat çıkarıldığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "1-Davalı kooperatifin akdi taşıyıcı-taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlenilen taşımada akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu, diğer davalının araç işleteni olduğu ve davalılara husumet yöneltilebileceği;
2.Davacının aktif dava ehliyetine sahip olacağı,
3.Davalının yükleme ve boşaltım sürecinde meydana gelen risklerden sorumlu olduğu ancak, taşımaya konu emtianın bulunduğu konteynerlerin araca mül olarak yüklendiği, davalıların konteyner mührünü açarak emtianın sabitlenip sabitlenmediği muayene etmek yetkisinin bulunmadığı da gözetilerek; emtianın konteynere sabitlenmemesi sebebiyle oluşan hasara ilişkin somut olayda sorumlu tutulmaması gerektiği,
4.Sayın Mahkemenizin aksi kanaate varması halinde;
Davacı tarafça tazmin edilen gerçek zararın hesaplanan sınırlı sorumluluk miktarının altında olduğu gözetilerek davacının icra takibine konu edilen 136.720,94.- TL. tazminatı takip konusu edebileceği, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz tutarının 1.946,06.- TL. olacağı," şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; "Nihai değerlendirme tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede; kök raporda yer alan kanaati tekrarla,
1.Davalı Kooperatifin akdi taşıyıcı-taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlenilen taşımada akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu, diğer davalının araç işleteni olduğu ve davalılara husumet yöneltilebileceği;
2.Davacının aktif dava ehliyetine sahip olacağı,
3.Davalının yükleme ve boşaltım sürecinde meydana gelen risklerden sorumlu olduğu ancak, taşımaya konu emtianın bulunduğu konteynerlerin araca mühürlü olarak yüklendiği, davalıların konteyner mührünü açarak emtianın sabitlenip sabitlenmediği muayene etmek yetkisinin bulunmadığı da gözetilerek; emtianın konteynere sabitlenmemesi sebebiyle oluşan hasara ilişkin somut olayda sorumlu tutulmaması gerektiği,
4.Sayın Mahkemenizin aksi kanaate varması halinde;
Davacı tarafça tazmin edilen gerçek zararın hesaplanan sınırlı sorumluluk miktarının altında olduğu gözetilerek davacının icra takibine konu edilen 136.720,94.- TL. tazminatı takip konusu edebileceği, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz tutarının 1.946,06.- TL. olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini, .." şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişile...,...ve ... tarafından hazırlanan 19/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "a) Görevlendirilen bilirkişilerce hazırlanan KÖK ve EK raporların dosya kapsamına uygun olduğu,
b)Davacı ödemesine mesnet sigorta ekspertiz raporunun görgüye dayanmadığı, yerinde inceleme ile hazırlanmadığı ve TUTANAK içeriğini gereği gibi irdelemediği için kendi içinde çelişkili olduğu,
c)KÖK ve EK raporlarda ve Tutanak içeriğinde açıkça belirtildiği gibi KONTEYNER'den boşaltma sırasında hasar meydana gelmiş, konteyner ile araç dorsesi-römork arasında bir sabitlememe, kayma sorunu olmadığı, hasar sebebi olayın konteyner içindeki yüklerin kayması şeklinde meydana geldiği,
d)Boşaltma yeri, boşaltma süreci, römork üzerinden konteynerin açılması ve konteynerden boşaltma sürecinden davalıların her hangi bir şekilde fiil ve ihmalinden bahisle sorumlu tutulamayacağı,
e)Davalıların taşıma konusunun “bir adet konteyner taşıması” olduğu, taşımanın varma yerinde “boşaltmaya hazır olma” ile tamamlandığı, buna göre boşaltma sürecinin davalıların sorumluluk alanında kalmadığı,.." şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının emtialarının zarara uğraması nedeniyle ödediği bedeli rücuen davalılardan tahsilini talep ettiği görülmekle davaşlıların hasarın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişi heyetinden rapor tanzim. edilmesi istenilmiştir.18.03.2024 tarihli kök bilirkişi raporu ve 21.11.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ''Davalının yükleme ve boşaltım sürecinde meydana gelen risklerden sorumlu olduğu ancak, taşımaya konu emtianın bulunduğu konteynerlerin araca mül olarak yüklendiği, davalıların konteyner mührünü açarak emtianın sabitlenip sabitlenmediği muayene etmek yetkisinin bulunmadığı da gözetilerek; emtianın konteynere sabitlenmemesi sebebiyle oluşan hasara ilişkin somut olayda sorumlu tutulmaması gerektiği'' yönünde tespitlerde bulunulduğu dava öncesinde tanzim edilen sigorta eksper raporu mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında mevcut çelişki nedeniyle mevcut çelişkilerin gerekçeleriyle belirtilmek suretiyle giderilmesi hususunda yeni bilirkişi heyeti oluşturulmuş hazırlanan 19.10.2025 tarihli bilirkişi raporunun mevcut çelişkileri giderir nitelikte yeterli incelemeyi ihtiva ettiği, mahkememiz ve üst yargı denetimine elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiş ve yapılan tespitlere göre meydana gelen zararın yükün boşaltılması aşamasında konteyner içindeki yükün sabitlenmemesinde kaynaklandığı, yükün konteyner içi sabitlenmemesi nedeniyle oluşan zarardan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, dosyada mübrez tutanak içeriğine göre de konteyner ile araç dorsesi-römork arasında sabitleme probleminin bulunmadığı, herhangi bir kaymanın olmadığı, hasarın konteyner içinde yükün sabitlenmemesinden kaynaklanması nedeniyle davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı anlaşıldığından davalı taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, davacı sigorta şirketinin davalıları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak takip başlattığına dair dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığından davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddi gerektiği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebi şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.281,20 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, kalan 1.549,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
6.Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8.Devletçe karşılanan toplam 6.400,00 TL (3.200,00 TL + 3.200,00 TL) arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı,
HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2026 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)