T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:27/02/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davacı ... A.Ş ... Şubelerince 2025 yılı Ocak ayına ilişkin günlük işlem dekont asıllarının arşivlenmek üzere Banka Genel Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere ... numaralı koli ile ... kargoya verildiğini, kolide bulunan belgelerin Banka Genel Müdürlüğü'ne ulaşmadığını, kaybolduğunun tespit edildiğini, listede adı geçen 24 adet belgenin kaybolmuş olması nedeniyle zayi belgesi verilmesi için işbu başvurunun yapılması gerektiğini, davanın kabulü ile liste halinde belirtilen belge asılları yönünden TTK'nın 82/7 madde hükmü uyarınca zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... zayi olduğu iddia edilen evrakların ... ... Şubesi tarafından ... Genel Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere ... Kargo'ya verildiği, kargonun 24.02.2025 tarihinde alıcısına teslim edildiği, davacı vekilinin Mahkememize sunduğu 19.11.2025 tarihli dilekçesinde kargo teslim edilmiş ise de kargo ile gönderilen poşetin teslim alınmadığını bildirmiştir. Bu halde eksik kargo tesliminin-evrak zayiinin 24.02.2025 tarihinde davacı banka tarafından öğrenildiği, 27/06/2025 tarihinde açılan davanın yasada ön görülen bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre başlangıcının hatalı belirlendiğini, Mahkemenin kargo takip sisteminde teslim kaydı bulunmasını otomatik olarak ziyaın öğrenilmesi şeklinde değerlendirdiğini, oysa teslim kaydının gönderinin fiilen bankanın ilgili birimine ulaştığını ve içeriğinin tam olarak teslim alındığını tek başına ispatlamayacağını, hak düşürücü sürenin başlangıcı yönünden "öğrenme/ıttıla" kavramının, sadece kargonun sistemde teslim tarihinin görünmesini değil hangi belgelerin zayi olduğunun ve zayinin kapsamının sağlıklı şekilde belirlenebildiği tarihte gerçekleştiğini, Mahkemece ziyaın hangi tarihte belirlenebilir hale geldiğini araştırmadan yalnızca kargo sistem kaydına dayalı şekilde 24/02/2025 tarihinin esas alındığını, bu yaklaşımın hak arama özgürlüğünü daraltan ve somut olayın özelliklerini dışlayan bir yorum olduğunu, teslimin niteliği ve zayi olgusunun ne zaman kesinleştiğinin araştırılmadığını, Mahkemenin kargo şirketinden gelen yazıda teslim bilgisi olduğundan söz etmiş olduğunu ancak teslimin "kime/ hangi birime yapıldığı", teslim belgesinde "imza/kaşe bilgisi", "paket ağırlığı/kolinin hasarlı olup olmadığı", " şube/genel müdürlük arası teslim protokolü" gibi kritik unsurların tartışmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava,
TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Maddede düzenlenen 30 günlük süre hak düşürücü süre olup, davanın görülebilirlik şartıdır.
Somut olayda talebe konu bankaya ait belgelerin bulunduğu iddia edilen kolinin ... kargo aracılığı ile Banka Genel Merkezine gönderildiği, kargo takip belgelerinden kolinin 24/02/2025 tarihinde alıcıya teslim edildiği, alıcısının davacı banka arşiv bölümü olduğu görülmüştür. Basiretli bir tacir olan bankanın gönderilen evrakların tespiti yönünden gerekli incelemeyi ve kontrolleri yaparak süre geçirmeksizin gerekli önlemleri alması gerekir. Davacı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığının kabulü gerekmiştir. Buna göre davanın TTK'nın 82. maddesi uyarınca 30 günlük hak düşürücü sürede açılmadığından Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-ç. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27/02/2026 ...