Esas No
E. 2024/952
Karar No
K. 2026/185
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/952 Esas
KARAR NO: 2026/185
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2024
KARAR TARİHİ: 19/02/2026
YAZIM TARİHİ: 16/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili hakkında başlattığı icra takibi ve gerçekleştirdiği haciz işlemleri ile kötü niyetli olduğu, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığı, müvekkili hakkında başlatılan icra takip dayanağı 04/11/2022 düzenleme tarihli, 16/11/2022 ödeme tarihli, 650.000,00-TL tutarlı, davalı emrine yazılı bononun ön yüzünde borçlu olarak ... ve ...'in gösterildiği, müvekkili ...'in isminin bonoya sonradan ve farklı bir el yazısı ile ekleme yapılarak yazıldığı, müvekkilinin senedin ön ve arka yüzünde imzasının bulunmadığı, icra takibine konu borcun yasal unsurları taşımadığından borç niteliği kazanmadığı, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde tahsil edilen miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği " belirtilerek müvekkilinin haksız yere uğradığı zararının giderilebilmesi için eldeki davayı açarak davacının dava konusu icra takibi ve dayanağı bonodan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının saptanması ile icra takip dosyası kapsamında davacıdan tahsil edilen paranın geri verilmesini ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle tazminat istediği, dava değeri üzerinden hesaplanan peşin harcın yatırıldığı, arabuluculuk aşamasının tamamlandığını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davalının alacağın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyasında takip borçlusu ...., kefil ise ...

olduğunu, davalı ... ve Davacı ...'in aralarında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, söz konusu bonoda ise asıl borçlu ...'in oğlu ... olduğunu, .... ve ..... CİVATA HIRDAVAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ni 19.10.2021 de tescil ettirmiş ve ancak tarafımızca incelendiğinde Ticaret Sicil Gazetesinde yalnızca ... kurucu olarak göründüğünü, davalı ..., ... ile tanışıklığına dayanarak oğlu ...'e 650.000 TL borç verdiğini, davalının borcu tahsil edemediğini, borcunu tahsil etmeyi hedefleyen davalı ise arkadaşına durumu bildirdiğini, arkadaşı olan davacı ise senede kefil olarak kendi adını yazdığını, 2022 Kasım ayı vadeli olan dava konusu senedin ödenmemesi üzerine, davacı ..., davalıya, güvence olarak kendi el yazısı ile "37.300 dolar borç aldım, ..." şeklinde bir yazı verdiğini, takip dayanağı senet ise Kasım 2022 de düzenlenmiş olup, Kasım ayında dolar kuru 18,50-18,70 TL bandında olduğundan, 37.300 TL'nin karşılığı, takip dayanağı senetteki borç ile örtüştüğünü, davacı defalarca kez davalıyı aramış ve borcu ödeyeceğini beyan etmiş ancak 1,5 yıl sonra borcu inkar ederek dava açtığını, davacı sürekli borcu ödeyeceğine dair aramalar yaparak, borcu ikrar ettiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA;

1.Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.

2.Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasında yer alan 04/11/2022 Tanzim Tarihli,16/11/2022 Vade Tarihli 650.000,00 ( Altıyüzellibin Türk Lirası ) bedelli senet aslı getirtilmiştir.

3...... Anonim Şirketi'nin 29/12/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın imza örneklerinin bulunduğu evrak aslı Mahkememize gönderilmiştir.

4.Bayrampaşa Tapu Müdürlüğü'nün 10/02/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı imza örneği içerir başvuru belgesi aslı getirtilmiştir.

5.Esenyurt 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 06/02/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı imza örneği içerir seçmen listesi aslı getirtilmiştir.

6...... Anonim Şirketi'nden 13/05/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın imza örneğini içerir belge asılları getirtilmiştir.

7.Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/02/2025 Tarih ve .... Talimat sayılı yazısı ile; Büyükçekmece ... Noterliği'nden davacı yazı ve imza örnekleri içerir, 27/08/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname aslı,

8.... Anonim Şirketi'nden davacı yazı ve imza örnekleri içerir, bireysel tip abonelik başvuru formu aslı getirtilmiştir.

Mahkememizce dosya arasına getirilen davacı imza örneği içerir evrak asılları mukayese edilerek dava konusu senetteki yazı ve imzanın davacı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda grafolog bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 04/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; İnceleme konusu senette yazılı “... ...” içerikli yazılar ile davacı ...’in referans yazıları arasında ortak harf ve rakamların tersim tarzı, eğim, işleklik derecesi bakımından fark saptanmış, inceleme konusu senetteki “... ...” içerikli yazıların sağ tarafında atılı bulunan ve itiraz edilen imzalar ile davacı ...’in referans imzaları arasında genel biçimlendirme ve imza tekniği açısından gözlemlenen farklılığın yanı sıra imzaların başlangıç ve devamındaki unsurların yapısal ve orantısal özellikleri, işleklik derecesi, kalem kullanma alışkanlıkları bakımından da aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmamıştır.

Davacı ...’in referans imzaları ile incelemeye konu edilen imzalar arasında genel biçimlendirme, imza yolu ve detaylı karşılaştırmalı analizlerde kullanılan diğer kriterler açısından uygunluk ve benzerlik saptanmamış; diğer taraftan "... ...” içerikli yazılar ile de adı geçenin mukayese yazıları arasında fark tespit edilmiştir.

Bu kapsamda, inceleme konusu, alacaklı “...”, borçlu “....” ve kefil “...” adlarına düzenlenmiş, “04/11/2022” düzenleme tarih ve “16/11/2022” ödeme tarihli olarak okunan, “650.000 / Altıyüzellibin TL.” meblağlı senet aslındaki “... ...” içerikli yazıların ve bu yazıların sağ tarafında atılı bulunan imzaların davacı ...’in eli ürünü olmadığı, sonucuna varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde takibe dayanak bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile, söz konusu icra dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, icra dosyasında alacaklıya ödenen 8.500,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıya icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olup olmadığı, bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, tarafların birbirlerine kötü niyet tazminatı istemlerinin koşullarının oluşup oluşmadığı, davacıya iadesi gereken bir miktar olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Mahkememizce icra dosyası, davacıya ait tatbike medar imza örnekleri kurumlardan getirtilmiş, davacının yazı ve imza örnekleri mahkeme huzurunda alınmış ve takibe konu, 04/11/2022 tanzim tarihli, 16/11/2022 vade tarihli, düzenleyeni ...., lehtarı ... olan, davacının kefil olarak isminin yazılı olduğu 650.000,00-TL bedelli bono aslı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Dolayısıyla, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).

Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. 6102 sayılı TTK’nın 818. (eTTK’nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK’nun 589) maddesi uyarınca “bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez”. İmzaların bağımsızlığı (istiklali şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (Keşidecinin, cirantanın avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.

Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada; “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.

Mahkememiz dosyası dava konusu senette kefil sıfatıyla adı yer alan yazılar ve imzaların, davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla grofolog bilirkişiye tevdi edilmiş,

04/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "İnceleme konusu senette yazılı “... ...” içerikli yazılar ile davacı ...’in referans yazıları arasında ortak harf ve rakamların tersim tarzı, eğim, işleklik derecesi bakımından fark saptanmış, inceleme konusu senetteki “... ...” içerikli yazıların sağ tarafında atılı bulunan ve itiraz edilen imzalar ile davacı ...’in referans imzaları arasında genel biçimlendirme ve imza tekniği açısından gözlemlenen farklılığın yanı sıra imzaların başlangıç ve devamındaki unsurların yapısal ve orantısal özellikleri, işleklik derecesi, kalem kullanma alışkanlıkları bakımından da aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmamıştır.

Davacı ...’in referans imzaları ile incelemeye konu edilen imzalar arasında genel biçimlendirme, imza yolu ve detaylı karşılaştırmalı analizlerde kullanılan diğer kriterler açısından uygunluk ve benzerlik saptanmamış; diğer taraftan "... ...” içerikli yazılar ile de adı geçenin mukayese yazıları arasında fark tespit edilmiştir.

Bu kapsamda, inceleme konusu, alacaklı “...”, borçlu “....” ve kefil “...” adlarına düzenlenmiş, “04/11/2022” düzenleme tarih ve “16/11/2022” ödeme tarihli olarak okunan, “650.000 / Altıyüzellibin TL.” meblağlı senet aslındaki “... ...” içerikli yazıların ve bu yazıların sağ tarafında atılı bulunan imzaların davacı ...’in eli ürünü olmadığı", sonucuna varıldığı bildirilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; senet üzerindeki kefil sıfatıyla davacının adı ve kimlik bilgileri yazılmış ise de, zaten senet üzerinde normal inceleme ile de görüldüğü üzere, birbirinin aynısı olup, aynı kişinin elinden çıktığı basit bir gözlemle anlaşılan yan yana iki imzanın bulunduğu, yani senetde keşideci olarak .... ve kefil olarak dosyamız davacısı olan ...'in ismi yer alsa da, kefile ait olması gereken farklı bir imzanın bulunmadığı gözlemlenmiş olup, mahkememizce grofolog bilirkişiden aldırılan raporda, davacının mahkememiz huzurunda alınan yazı imza örnekleri, kurumlardan getirtilen yazı ve imzalarının bulunduğu evrak asılları ile senet aslı üzerinde, fizik laboratuvarında ... ve diğer optik aletler ve programlar yardımı ile yapıldığı bildirilen incelemeye göre, senet üzerindeki "... ..." içerikli yazılar ve sağ tarafında atılı bulunan imzanın, davacının eli ürünü olmadığı sabit hale gelmiştir. Buna göre, davacının senet üzerinde imzasının bulunmadığı, imzası olmayan senedin davacıyı bağlamayacağı, bu hususun herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı ispatlanmıştır. Buna göre davacının kendisine ait olmayan imza nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı, geçersiz imzanın sahibini bağlamayacağı, bu nedenle davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca, söz konusu icra takibinde, davacının maaşına uygulanan haciz neticesinde, 05/08/2024 tarihinde 4.250,00-TL, 05/09/2024 tarihinde 4.250,00-TL olmak üzere, davacıdan toplam 8.500,00-TL tahsil edilerek, davalı alacaklıya ödendiği anlaşıldığından, söz konusu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya geri ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacının kötüniyet tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede; yukarıda da belirtildiği gibi, davaya konu senet üzerinde kefil sıfatıyla atılan ayrı bir imzanın bulunmadığının, basit bir gözlemle bile anlaşılabildiği, buna göre, davalının senet üzerinde davacının imzasının yer almamasına rağmen, kötüniyetli ve zararlandırma kastı ile davacı aleyhine icra takibi başlattığı kanaatine varıldığından, takibe konu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ İLE;

-Davacının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ve takibe dayanak olan 04/11/2022 tanzim ve 16/11/2022 vade tarihli 650.000,00-TL tutarlı bono kapsamında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, -İcra dosyasında davalı alacaklıya ödendiği anlaşılan toplam 8.500,00-TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (4.250,00-TL için 05/08/2024 tarihinden, 4.250,00-TL için 05/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olacak şekilde) davalıdan alınarak davacıya geri ÖDENMESİNE,

2.Takibin kötü niyetle başlatıldığı anlaşıldığından takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 44.401,50-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 11.100,38-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 33.301,12-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 11.100,38-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.527,98-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 7.312,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,

6.Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 103.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,

7.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

8.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince(5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog