Esas No
E. 2025/197
Karar No
K. 2026/158
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/197 Esas
KARAR NO: 2026/158
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2025
KARAR TARİHİ: 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli İlinde ticaret yapan müvekkilinin davalı borçluya Ankara/Polatlı ve Denizli arasında yük taşımacılığı hizmeti vermiş olup hizmetin karşılığı davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, söz konusu işlem için 30.11.2023 tarihinde müvekkil tarafından ... numaralı fatura düzenlendiğini, faturada hizmetin gerçekleştiği aracın plakası da ... olarak açık bir şekilde belirtildiğini, işleme ilişkin fatura davalı/borçluya elektronik ortamdan gönderilmiş olup davalı/borçlu tarafından herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, müvekkili tarafından söz konusu işlemle ilişkin düzenlenen 30.11.2023 tarih, 12.760.000 TL bedel ve ... numaralı faturaya istinaden davalı/borçlu şirket hakkında .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı/borçlu şirket ödeme emrinin tebliği sonrasında takibe ve borca haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu belirterek, Davalı-Borçlu adına kayıtlı banka hesaplarına ve gayrimenkullerine dava sonuna kadar tedbiren bloke konulmasına, müvekkilinin haklı alacağının tespiti ile davalının .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak, faiz ve tüm ferileri yönünden devamına, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borca mesnet evrakların dosyada mevcut olmadığını, İcra İflas Kanunu’nun 61. maddesine göre eklenmesi gereken belge sureti ödeme emrine eklenmemiş olup borca dayanak evraklara müvekkilimizce muttali olunamadığını, müvekkile tebliğ olunan bir fatura da olmadığını, bu durumun tebligat zarfı ile de sabit olduğunu, anılan nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili firmanın kötü niyetinden de söz edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, bununla birlikte davacının tacir olmayıp görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, anılan nedenlerle görev yönünden de davanın reddi gerektiğini, takip alacaklısından müvekkili firmanın herhangi bir mal veya hizmet almadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile işlemiş faize ve de faiz oranına da itiraz ettiklerini, zira müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin takip alacaklısına takip alacağı tutarında borcu bulunmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, kötü niyetli takip nedeniyle davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, yük taşımacılığı hizmeti nedeni ile düzenlendiği belirtilen 30/11/2023 tarihli faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 12.760,00TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 01/04/2024 tarihli ödeme emrinin 05/04/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 05/04/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.

Bilirkişi 15/12/2025 tarihli raporunda özetle; davacı ...' ın 2023 yılı yasal defterleri incelendiğinde, defterlerin 6102 Sayılı yasa Md. 64/3 ve VUK 220-226 maddesine göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Md. Hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin 28.06.2024 tarih ve 08947 yevmiye numarası ile Denizli 2. Noterliğince yapıldığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaati oluşmuştur.(HMK.222/2 Md) Sahibi lehine delil niteliğine sahip olduğu, Davacı yan olan ...'ın Ticari Defterleri ve Muavin defterleri incelendiğinde İcra Takibine konu olan ve dava tarihi 17/03/2025 itibari ile Davalı; ...' den 12.760,00 TL Asıl Alacağı olduğu tespit edildiği, dava konusu olan davacı ... tarafından davalı; ...'ne

30.11.2023 Tarihli ... Nolu 12.760,00-TL kdv dahil toplam tutarlı Yük Taşımacılığı Hizmeti (...) içerikli E-Arşiv Faturası düzenlendiği, Davacı için ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 27.06.2025 tarih ve Sayı: E-...-250.02-... ile cevapladığı yazısında; Mükellef 27.02.2018 tarihinden itibaren faal mükellef olduğu, faaliyet konusunun Kara Yolu İle Yük Taşımacılığı olduğu; mükellefin bilanço usulüne göre defter tuttuğu, davacı ... için ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 24.03.2025 tarih ve Sayı : E-...-250.02[...]-... yazısında; 2023 yılında Davacı ... Tarafından Davalı ...'ne Satılan Mal ve Hizmetin KDV hariç Tutarı 11.000,00-TL(11.000+1.760 kdvsi) 1 adet belge bildirildiği tespit edilmiş olup, ... vergi dairesinin kayıtlarında, karşılaştırmalı analiz raporunda varlığı tespit edildiği, bildirilmiştir.

Bilirkişi 20/02/2026 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesi anlamında düzenlenmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Bununla birlikte taraflar arasında cari hesap benzeri nitelikte, açık hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tasfiye edilmeden taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdürülmesi ve tarafların alacaklarını belirli bir hesap dönemine bağlı olmaksızın hesaba kaydederek dönemsel ya da fiili hesaplaşmalar yapmaları şeklinde ortaya çıkan ticari münasebet olduğu, somut olayda, davalı şirketin inceleme kapsamında ticari defterlerini ibraz etmediği, talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 12.760,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamındaki belgeler üzerinde yapılan incelemede ise dava konusu faturanın taraflarca karşılıklı olarak BA–BS formlarında vergi dairesine bildirildiği, dolayısıyla faturanın taraflarca bilinen ve ticari kayıtlara yansıtılmış bir fatura olduğunun anlaşıldığı, Davacının, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte;12.760,00 TL asıl alacak,720,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.480,24 TL talep ettiği, ancak yapılan değerlendirmede, davacının davalıyı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dosyada herhangi bir ihtar ya da temerrüt olgusuna rastlanmadığından 720,24 TL tutarlı takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddinin gerekeceği, sonuç olarak; davacının davalıdan 12.760,00 TL asıl alacak talep edebileceği, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca yıllık %51,75 oranından başlamak üzere değişen oranlarda faiz uygulanması gerektiği kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 12.760,00TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 01/04/2024 tarihli ödeme emrinin 05/04/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 05/04/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 17/03/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce mali bilirkişi incelemesi hususunda ara karar kurulmuş davacı adresinin Denizli'de bulunması nedeniyle öncelikle talimat yazılmış, dosyanın talimat Mahkemesinden raporla dönmesi üzerine talimat raporu ve davalı kayıtlarının incelenmesi hususunda celse arası 22/12/2025 tarihli ara karar kurulmuş ve anılan ara kararda inceleme gün ve saati, tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerini hazır etmesi gerektiği hususu ve hazır edilmemesinin sonuçları açıklanmış, bu husus davalı vekiline e tebligat yoluyla 28/12/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davalı taraf incelemeye katılmamış, davalının defterleri sunulmamış ve yerinde inceleme talebi de bulunmadığından davalı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelenememiştir.

Davacı tarafın kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiş, gerek talimat Mahkemesi gerekse Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde, davacının kayıtlarına göre davacının davalı adına 30/11/2023 tarihli ... nolu 11.000,00TL tutarında, KDV dahil toplam 12.760,00-TL bedelli yük taşımacılığı hizmetine ilişkin fatura düzenlediği, davacının davalı adına düzenlediği bu faturanın e fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan bakiye 12.760,00-TL tutarında alacaklı olduğu, ayrıca tarafların karşılıklı Ba Bs bildirimleri incelendiğinde, anılan faturanın bildiriminin yapıldığı, dosya kapsamında faturaya itiraz edildiğine dair bilgi/ belge bulunmadığı gibi, fatura bedelinin ödendiğine dair de bilgi veya belge bulunmadığından davacının davalıdan 12.760,00-TL tutarında alacaklı olduğu değerlendirilmiş, takip talebinde bu tutardaki asıl alacak için işlemiş faiz talebinde bulunulsa da davacının takip öncesinde davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair veri bulunmadığından davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği değerlendirilmekle, davalının takibe itirazının 12.760,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile işlemiş faiz için talep edilen fazlaya dair 720,24-TL tutarın reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Davanın Kısmen Kabulüne,

.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 12.760,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 12.760,00-TL asıl alacağa yıllık %16,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine,

2.Alacağın %20'si oranında 2.552,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 871,64-TL harçtan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 256,24-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.407,76-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 192,24-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 913,50-TL posta gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 18.913,50-TL'nin haklılık durumuna göre 17.903,52-TL tutarındaki kısmı ile 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 19.221,82-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.760,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 720,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog