Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/15540 E. , 2025/8632 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararında; davacının, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen bilgi dosyasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı .../... hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde: mahrem yapıda EA (FETÖ/PDY içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişilerdir) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğunun ve Etüt 2015: 1 (sohbet adı altında katıldığı örgütsel toplantı ve faaliyet sayısı) , zümre başkanı (bağlı olduğu üst düzey mahrem yapı örgüt üyesi), öğretmeni (bağlı olduğu mahrem yapı örgüt üyesi) verilerinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine ise,... tarih ve E:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yönündek... tarih ve E:..., K... sayılı kararın, davacıya 20/02/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, incelemeye konu temyiz başvurusunun ise 02/06/2025 tarihinde kayıtlarına giren dilekçe ile yapıldığının tespit edildiği, bu durumda 30 günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından ilgili kararın UYAP sistemi üzerinden 18/02/2025 tarihinde saat 15:06'da okunduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrası ile 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 7 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemi kabulü ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine aynı Dairenin ... tarih ve E:...sayılı kararı ile; istinaf başvurusunun reddi yönündeki... tarih ve E:... K:... sayılı kararın, davacıya 20/02/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu tarihi izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge İdare Mahkemesinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararları başka Kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48/6. maddesinde; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren mahkemenin, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, 48/7. maddesinde temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde, 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ; aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."; aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tebligatın usulüne uygun sayılması için yukarıda hükmüne yer verilen 21. maddenin bir bütün olarak doğru uygulanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya tebliğine dair mazbatada en yakın komşudan sorulduğu ve yine en yakın komşuya haber edildiği belirtilmişse de ilgili mazbatanın incelenmesinden en yakın komşunun isminin okunabilir ve belirli nitelikte olmadığı, mazbatada yer alan ve ilgili görevli tarafından belirtilmesi gerekli diğer bilgilerin de açıkça tespit edilebilir nitelik taşımadığı, bu nedenle 20/02/2025 tarihli tebligatın usulüne uygun olmadığı dikkate alındığında, temyiz başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen otuz (30) günlük yasal süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiğinden, temyiz başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle ''temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının süre yönünden temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Temyiz istemine dair dosyanın gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine 11/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.