Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2311 E.  ,  2025/7713 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/914 Esas, 2025/179 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.12.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacılar vekili Av. ..., birleşen davada davacılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 27.03.2020 tarihinde yapıldığını, genel kurulda müvekkilinin ve diğer hissedarların finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesini talep ettiğini, bunun üzerine gündemin 2, 3, 4, 5 ve 7. maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesine karar verildiğini, ertelenen 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 05.05.2020 tarihinde yapıldığını, davalı şirket yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olmadığını ve bu faaliyetleri sonucu hazırlanan bilanço ve kâr-zarar hesaplarının gerçeği yansıtmadığını, 05.05.2020 tarihinde yapılacak ertelenen genel kurul öncesi 13.04.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek bilgi talep edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ... tarafından 29.04.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, bu ihtarnameler ile bilgi ve belge taleplerinin büyük çoğunluğunun yanıtlanmaktan kaçınıldığını veya genel geçer ifadeler kullanılarak müvekkillerinin taleplerine yeterli açıklıkta cevap verilmediğini, genel kurulda da bu konularda bilgi talep edildiğini, ancak yine net ve ikna edici yanıtlar alınamadığını, içinde açıklanamayan gelir ve harcamalar bulunan bilanço ve kâr - zarar hesaplarının onaylanmasının hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, şirketin zarara uğratıldığını, taşınmazlarla ilgili projenin bulunmadığını, davalı şirkette oy hakkı donan payların adetinin 396.720.000 olduğunu, ... tarafından kullanılan ve oy hakkı düşen donan paylardan doğan oyların düşülmesi gerektiğini, dürüst resim ilkesine aykırı davranıldığını, mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ile yerine yenilerinin seçimi ve seçilen yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin belirlenmesi teklifinin reddi ve gündemin 4. maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrası kararının iptali gerektiğini, yönetim kurulu başkanı ...'ın ibra edilmediğini, diğer iki yönetim kurulu üyesi ...Holding A.Ş. ile ...Üretim A.Ş.'nin ibra edilmemesi gerekirken yönetim kurulu başkanı ...'ın sahip olduğu tüm paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde oy çokluğu ile ibraları konusunda karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine izin verilmesine ilişkin kararın da iptali gerektiğini ileri sürerek 05.05.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin tüm itiraz ve muhalefetine rağmen genel kurul tarafından oy çokluğu ile alınan gündemin 3., 4. ve 6. maddelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 447. maddesi uyarınca butlanının tespitine, aksi takdirde aynı Kanun'un 445 ve devamı maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurulunun azınlık pay sahipleri sıfatı ile müvekkillerinin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunulması ile denetim şirketinin seçimine ilişkin 6. maddenin haricindeki gündem maddelerinin ertelendiğini, ertelenen genel kurulda TTK'nın 198. maddesine aykırı olarak toplantıya katılım sağlandığını ve oy kullanıldığını, bunun kararların alınmasında etkili olması nedeni ile kararların iptali için tek başına yeterli sebep oluşturduğunu, şirketin 2019 mali yılına ilişkin faaliyet raporunun, denetçi raporunun ve bağlılık raporu ile finansal tabloların kanunun aradığı asgari içeriği yansıtmadığını, şirketin özellikle dava dışı ...Holding A.Ş.'den aldığı belirtilen hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığı ve bunların nasıl faturalandırdığı konusundaki belirsizliğin devam ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin finansal rapor ve tabloların dürüst resim ilkesine uygun düzenlenmemesinde ısrarcı olduklarını ileri sürerek davalı şirketin 05.05.2020 tarihinde gerçekleştirilen ikinci genel kurul toplantısında alınan 2 sayılı kararın, 3 sayılı kararın, 4 sayılı kararın ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve 6 sayılı kararın iptal edilmesine karar verilmesini, şirket yönetim kuruluna tedbiren ... ..., ... ve ...'nin atanmasına, ... ...'e aylık net 100.000,00 TL, ... ve ...'ye ayrı ayrı aylık net 80.000,00'er TL ödenmesi önerisi üzerine bu kararın alınmış sayıldığının ve 4. gündem maddesinin görüşüldüğü sırada azınlık pay sahiplerinden ... vekilinin şirket yönetim kuruluna sorumluluk davası açılması ve bu amaçla yönetim kuruluna talimat verilmesi önerisi üzerine bu kararın alınmış sayıldığının tespitine, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle iptal davasının dinlenebilmesi için varsayılan hukuki yarar kural olarak geçmişe etkili bir şekilde 09.06.2020 tarihinde yapılan genel kurul ile ortadan kalktığından huzurdaki davanın konusuz kaldığını, davacıların dava konusu genel kurula ilişkin karar nisabı hakkındaki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, üstelik çelişkili davranış yasağına muhalefet teşkil ettiğini, Bilge ...ile ... arasında gerçekleşen pay devri hukuka uygun yapıldığından devredilen payların donmasının söz konusu olmadığını, bu pay devrinden sonra gerçekleşen davalı şirketin 27.03.2020 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin düzenlenen hazır bulunanlar listesinin tüm pay sahiplerinin herhangi bir ihtirazı kayıt sürmeden imzalarıyla tamamlanarak tutanak altına alındığını, 2019 yılına ait faaliyet raporunun, denetçi raporunun, bağlılık raporunun ve finansal tabloların Kanun'un aradığı asgari içeriği yansıtmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlandığını, davacıların ...Holding A.Ş.'den alınan danışmanlık hizmetleri hakkında ileri sürdükleri iddiaların gerçeği yansıtmadığını, topluluk şirketleri arasındaki alacak borç ilişkilerinin tüm açıklığı ile finansal tablolara geçirildiğini, gündemin 2 numaralı maddesi altında yapılan herhangi bir oylama ve alınan bir karar bulunmadığını, davacıların gündemin 3 numaralı maddesi kapsamında alınan bilanço ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ile yenilerinin seçimi ve seçilen yönetim kuruluna ücret ödenmesi tekliflerinin reddine ilişkin kararın iptal edilmesi gerektiği yönündeki iddialarının da haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacıların gündemin 4 numaralı maddesi kapsamında alınan yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrası kararının iptali hakkındaki iddialarının mesnedinin bulunmadığını, davacıların yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılması teklifinin reddine ilişkin kararın iptal edilmesi gerektiği yönündeki iddialarının da haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacıların gündemin 6 numaralı maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine müsaade edilmesine ilişkin alınan kararın iptali hakkındaki iddialarının dayanağının bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü asılsız iddia ve ithamlar ile hukuki temelden yoksun taleplerinin iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu savunarak davacıların davanın konusuz kalması nedeniyle iş bu davayı ikame etmekte herhangi bir hukuki yararının bulunmaması sebebi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine, genel kurulun yetkisinde olan yönetim kurulu seçimi hususuna mahkeme eli ile müdahale ettirilmek niteliğinde olan şirket yönetim kuruluna tedbiren yönetici atanması talebinin bu hususta 09.06.2020 tarihinde yapılan genel kurulda yeniden karar alındığı da göz önünde bulundurularak reddine, yeni yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretler ile ilgili önerinin oy birliği ile reddedilmesine rağmen alınmış sayılması talebinin bu hususta 09.06.2020 tarihinde yapılan genel kurulda yeniden karar alındığı da göz önünde bulundurarak reddine, mevcut yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılmasına ilişkin yönetim kuruluna talimat verilmesi önerisinin oy birliği ile reddedilmesine rağmen alınmış sayılması talebinin bu hususta 09.06.2020 tarihinde yapılan genel kurulda yeniden karar alındığı da göz önünde bulundurularak reddine, 05.05.2020 tarihli genel kurulda iptali talep edilen maddeler kapsamında alınan kararların, Kanun, esas sözleşme, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun olduklarından davaların tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 05.05.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı ertelenen olağan genel kurul toplantısında, 2 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunduğu ve müzakere edildiği, ancak herhangi bir oylama yapılmadığı ve bir karar alınmadığı, 3 numaralı gündem maddesi ile 2019 yılı bilanço, kâr ve zarar hesaplarının okunduğu ve müzakere edildiği, yapılan oylama sonucunda oy çokluğu ile yeni yönetim kurulu seçilmesi teklifinin reddedilmesine karar verildiği ve yapılan oylama sonucunda oy çokluğu ile 2019 yılına ait bilanço, kâr- zarar hesaplarının kabul edildiği, asıl ve birleşen davacılar vekilleri tarafından bu karara muhalefet edildiği ve muhalefet şerhlerinin sunulduğu, 4 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmesine ilişkin yapılan görüşmede oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılması teklifinin reddine karar verildiği ve yönetim kurulu üyesi ...'ın ibra edilmemesine, diğer yönetim kurulu üyeleri ...Holding A.Ş. ve ...Üretim A.Ş.'nin ibra edilmelerine oy çokluğu ile karar verildiği, asıl ve birleşen davacılar vekilleri tarafından bu karara muhalefet edildiği ve muhalefet şerhlerinin sunulduğu, 6 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 3 95... . maddeleri gereğince müsaade edilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, asıl ve birleşen davacılar vekilleri tarafından bu karara muhalefet edildiği ve muhalefet şerhlerinin sunulduğu, asıl ve birleşen davacıların bu maddelerde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ettikleri, 08.05.2019 tarihinde ...'tan ...'a devredilen 396.720.000 paya ilişkin olarak ...'ın, 08.05.2019'da payları devralmasının ardından on gün içinde davalı şirkete yazılı bildirim yapması, bildirimi alan davalı şirketin de kayıtlı bulunduğu sicil müdürlüğüne bu bildirimi, bildirimi aldığı tarihten itibaren on gün içinde tescil ve ilan ettirmesi gerektiği, bu bildirim, tescil ve ilanın genel kurulun yapıldığı 05.05.2020 tarihi itibariyle gerçekleşmediği, genel kurul tarihinde esasında donmuş bulunan oy hakları dikkate alınarak toplantı ve karar yeter sayılarının oluşturulduğu, bildirim, tescil ve ilanın genel kuruldan sonra yapıldığı, 1.225.058.668 oydan donmaya konu 396.720.000 oy düşüldüğünde kalan 828.338.668 oyun TTK'nın 418/2 hükmü uyarınca gerekli salt çoğunluğu sağlamaya yetmediği, dava konusu yapılan tüm genel kurul kararlarında karar yeter sayılarının oluşmadığı, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin toplantıya katılıp oy kullandığı, bu aykırılığın genel kurul kararının alınmasında etkili olması halinde iptaline karar verilmesi gerektiği, dava konusu kararların alınmasına temel teşkil eden 1.225.058.668 oydan donmaya konu 396.720.000 oy düşüldüğünde kalan 828.338.668 oyun, gerekli salt çoğunluğu sağlamaya yeterli olmadığı ve dava konusu yapılan genel kurul kararlarında karar yeter sayılarının oluşmadığı, karar yeter sayısının teyidi savunması bakımından 09.06.2020 tarihli olağanüstü genel kurulda sadece yönetim kurulu üyeliklerine ... ..., ..., ...'nin seçilmesi önerisinin reddi ile yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması önerisinin reddi kararlarının teyit edildiğinin kabul edilebileceği, diğer kararların açıkça teyidinin bulunmadığı, davalı şirketin 7.034.215,97 TL tutarında danışmanlık hizmeti alması ve milyonlarca liralık bir alımın somutlaştırılamaması ve denetlenememesi karşısında finansal tabloların dürüst resim ilkesine göre düzenlenmediği, tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde, şeffaf ve güvenilir olarak, gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde hazırlanmayan finansal tabloların onaylanması kararının iptalinin gerektiği, ...'ın payının şirket sermayesinin %42,74'üne tekabül ettiği, bu oylar olmadan ibra kararının alınamayacağı, bu durumun TTK'nın 436/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve alınan ibra kararlarının iptali gerektiği, ...'ın kendisine TTK'nın 395, 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca oydan yoksun olduğu, kararın ...'a ilişkin kısmının iptali gerektiği, ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri ...Holding A.Ş. ve ...A.Ş.'de hâkim pay sahibi olması karşısında TTK'nın 436/1 hükmünde düzenlenen “hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri” şartının da gerçekleştiği, yönetim kurulu üyesi olan bu şirketlere TTK'nın 3 95... . maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın tamamının iptali gerektiği, birleşen davada genel kurula öneri olarak getirilen ancak genel kurul tarafından reddedilen yönetim kurulu üyesi seçimi ve yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararların alındığının tespit edilmesi yönündeki taleplerin, Mahkemenin genel kurul yerine geçer şekilde karar alamaması ilkesi sebepleriyle reddine karar verildiği, birleşen davada iptali talep edilen 2 numaralı gündem maddesine ilişkin oylama yapılmadığı ve bir karar alınmadığı anlaşıldığından bu madde ile ilgili talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 05.05.2020 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 6 numaralı kararların iptaline, birleşen davada, 2 numaralı gündem maddesi ile ilgili iptal talebinin ve Mahkemece genel kurulun yerine geçerek karar alınamayacağından davacıların yeni yönetim kurulu seçilmesine ilişkin ve şirket yönetim kuruluna sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararın alınmış sayıldığının tespiti taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere dava konusu olağan genel kurul toplantısında 2 numaralı maddede, yönetim kurulu faaliyet raporunun okunduğu ve müzakere edildiği, söz konusu maddede yokluk/ butlan/ iptale konu herhangi bir karar alınmadığı, birleşen davada söz konusu maddenin iptaline ilişkin dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından, Mahkemenin davalı şirketin genel kurulu yerine geçerek karar alması mümkün olmadığından 3 numaralı maddede yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenileri seçilerek ücret ödenmesi teklifinin reddine ilişkin kararın alınmış sayılmasına, 4 numaralı maddede yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması ve bu amaçla yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının alınmış sayılmasına ve genel kurulda alınmayan kararların alınmış sayıldığının tespitine karar verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından birleşen davada bu taleplerin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen davada davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı şirketin, şirketler topluluğu içerisinde olduğu, ... tarafından devralınan %16,53 hisse ile toplam pay oranının %42,74'ye ulaştığı, payın devralınmasından itibaren bildirim ile tescil ve ilan prosedürünün yerine getirilmesi gerekirken söz konusu yükümlülüğün dava konusu genel kurul toplantısından önce değil sonra yerine getirildiği, bu durumda devralınan paylara ilişkin oy hakları dahil diğer hakların donduğu, dava konusu genel kurul toplantısında ... tarafından devralınan ve oy hakkı donan paylara ilişkin oy hakkı kullanılarak adı geçen kararların alındığı, ... tarafından devir alınan oylar hesaba katılmadığında dahi toplantı yeter sayısının oluştuğu anlaşılmakla toplantı yeter sayısında herhangi bir Kanun'a aykırılık bulunmadığı, karar nisabı yönünden ise devir alınan ve oy hakkı donan paylara ilişkin oy hakkının kullanılmaması halinde oluşan karar yeter sayıları dikkate alındığında kararların alınması için Kanun'da öngörülen yeter sayıların oluşmadığı, bunun yanında TTK'nın 436/2 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oydan yoksun olmalarına rağmen ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında ibra kararına ilişkin karar yeter sayısının oluşmayacağı, yine TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine ilişkin kararda ...'ın kendisi adına ve hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri adına oydan yoksun olmasına rağmen oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında anılan kararın alınmayacağı anlaşılmakla bu sebeple de söz konusu kararlara ilişkin karar yeter sayısı oluşmadığı, geçersiz oylar ilave edilerek dahi olsa şeklen, kanunda düzenlenen karar nisabına uygun olarak alınmış bir karar mevcut olduğundan kararın yokluk yaptırımına değil, iptal yaptırımına tabi olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafından söz konusu kararların daha sonradan alınan genel kurul kararı ile teyit edildiği, davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve iyi niyetli olmadıklarına ilişkin savunmalarının sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, davalı şirketin 05.05.2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı 2019 yılı şirket bilançosunun onaylanması, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenilerinin seçilerek ücret ödenmesi teklifinin reddine ilişkin, 4 numaralı ...'ın ibra edilmemesine ilişkin karar dışında diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması ve bu amaçla yönetim kuruluna yetki verilmesi talebinin reddine ilişkin, 6 numaralı yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine müsaade edilmesinin onaylanmasına dair kararların butlanının tespiti, aksi takdirde iptali, birleşen dava ise asıl davada iptali talep edilen genel kurul kararlarının yanında toplantının 2 numaralı maddesinin iptali, 3 numaralı maddede yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenileri seçilerek ücret ödenmesi teklifinin reddine ilişkin kararın alınmış sayılması, 4 numaralı maddede yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması ve bu amaçla yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının alınmış sayılması istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2."Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanunî şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir. Dolayısıyla butlanda hukukî işlemin meydana gelmesi için gerekli olan içerik unsurları vardır; fakat hukuk düzeni bu içerik bakımından amaçlanan sonuçların meydana gelmesini kesinlikle reddetmektedir. Yoklukta ise hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dâhi meydana gelmiş değildir (Tekinay, S. Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ..., 1993, s. 378)." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2022 tarihli, 2020/11-674 E. ve 2022/1291 K. sayılı kararı).

Mahkeme kararlarında da isabetle belirtildiği üzere ... tarafından devralınan %16,53 hisse ile toplam pay oranının %42,74'ye ulaştığı, payın devralınmasından itibaren bildirim ile tescil ve ilan prosedürünün yerine getirilmesi gerekirken söz konusu yükümlülüğün dava konusu genel kurul toplantısından önce yerine getirilmediği, genel kuruldan sonra yerine getirildiği, bu durumda devralınan paylara ilişkin oy hakları dahil diğer hakların donduğu, dava konusu genel kurul toplantısında ... tarafından devralınan ve oy hakkı donan paylara ilişkin oy hakkı kullanılarak 3, 4 ve 6 numaralı kararların alındığı, ... tarafından devir alınan oylar hesaba katılmadığında dahi toplantı yeter sayısının oluştuğu anlaşılmakla toplantı yeter sayısında herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığı, karar nisabı yönünden ise devir alınan ve oy hakkı donan paylara ilişkin oy hakkının kullanılmaması halinde oluşan karar yeter sayıları dikkate alındığında kararların alınması için Kanun'da öngörülen yeter sayıların oluşmadığı, bunun yanında TTK'nın 436/2 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oydan yoksun olmalarına rağmen ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında ibra kararına ilişkin karar yeter sayısının oluşmayacağı, yine TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine ilişkin kararda ...'ın kendisi adına ve hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri adına oydan yoksun olmasına rağmen oy kullanması ve kullanılan oylar hesaba katılmadığında anılan kararın alınmayacağı anlaşılmakla söz konusu kararlara ilişkin karar yeter sayısının oluşmadığı, kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılıktan dolayı 3, 4 ve 6 numaralı kararların yok hükmünde olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi ve bu karara yönelen istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ve birleşen davanın kısmen kabulü” ibaresinin çıkartılmasına, aynı bentteki “... no.lu kararların iptaline,” ibaresinden sonra gelmek üzere “birleşen davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin 05.05.2020 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 6 no.lu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısından alınarak asıl ve birleşen birleşen dosya davacılarına verilmesine, temyiz harcı asıl ve birleşen davada davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde birleşen davada davacılara iadesine, 22.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y

Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık birleşen dava kapsamında,TTK m. 201 uyarınca oy hakkı donan payların genel kurul (...) toplantı nisabı ile karar nisabında dikkate alınması halinde, donan oylar çıkarıldığında karar nisabına ulaşılamaması nedeniyle anılan kararın yok hükmün de olduğunun tespitinden sonra, dava dilekçesinde talep edilmesine dayalı olarak donan oylar nisapta dikkate alınmasaydı azlığın gündeme bağlılık ilkesinin istisnaları kapsamında karar alıp almadığının tespitine mahkemece karar verilmesinin ... yerine geçmiş olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Somut olay kapsamında hakların donması TTK m. 201’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre, oy hakları donan paylar toplantı ve karar nisabının hesabında dikkate alınmaz. Yasak oylar ile donmuş oylar karar yeter sayısının hesaplanmasında nazarı itibara alınamayacağına göre, karar yeter sayısı oy hakkı bulun paylardan kullanılan oyların çoğunluğudur. Örneğin, ortakların çoğunluğunun oylarının donmuş olduğu bir anonim ortaklıkta yasanın nitelikli çoğunlukla alınmasını öngördüğü pek çok konuda, adi nisabı dahi oluşturmayan bir azınlığın, karar alması mümkün olacaktır.

Bu kapsamda, ...’a katılanların belirli bir oranının veya azınlığın önerisi üzerine oylama yapılması öngörülebilir (PORAY/TEKİNALP/ÇAMOĞLU, Ortaklıklar Hukuku I, 16. Bası, Vedat Kitapçılık, ... 2025, Par. 697e, 697f ve 698).

Bu bağlamda belirtmek gerekir ki, genel kurulda oydan yoksun ve donmuş oyların toplantı ve karar nisabına toplantı başkanlığınca dahil edilmesi, oyların yanlış hesaplanması vb. gibi hallerde, başka bir kararın alınması mümkün değilse iptal, yokluk ve butlanın tespiti istemleri ile birlikte ve ona bağlı olarak talep ve dava edilmesi ve mahkemece de bu talep doğrultusunda karar verilmesi mümkün olup böyle bir kararın verilmesi mahkemenin ... yerine geçerek karar vermesi anlamına gelmez (MOROĞLU Erdoğan, 6102 sayılı TTK’ya Göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 6. Baskı, XII Levha, ... 2012, s. 300; Alman Hukukunda bu yönde uygulama olduğu yönünde bkz. MOROĞLU, s. 297).

Bu açıklamadan uyuşmazlık kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davalı şirketin olağan genel kurulu gündeminde yönetim kurulu (...) üyelerinin seçimi bulunmamakla birlikte, finansal tabloların görüşülmesi ve oylanması gündemde olduğundan TTK m. 413/3 hükmü uyarınca azlık konumunda olan davacılar, finansal tabloların görüşülüp onanmasına ilişkin gündem maddesi görüşülürken azlık olan davacılar; ... üyelerinin görevden alınmasının ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ücretlerinin belirlenmesinin gündeme alınıp, mevcut ... üyelerinin görevden alınmalarını ve yerlerine önerdikleri kişilerin ... üyesi olarak seçilmesini talep etmişler, ancak toplantı başkanlığı, katılan donmuş oyları hem toplantı nisabında hem de karar nisabında dikkate almış ve bu nedenle azlığın önerisinin reddine, finansal tabloların ise onaylanmasına ...’ca karar verildiği belirtilmiştir.

Asıl davada, diğer dava konusu gündem maddeleri ile alınan kararlarla birlikte uyuşmazlık konusu kararında butlanın tespiti, bunun olmaması halinde ise iptali istenmiş, birleşen davada ise, diğer dava konusu ... karaların yokluğunun veya butlanının tespiti ile birlikte mevcut ... üyelerinin görevden alınmaları,yerlerine önerdikleri yeni kişilerin ... üyesi olarak seçilmeleri, ... üyelerine ücret verilmesi ile eski ... üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin azlığın yapmış olduğu önerinin kabul edildiğinin tespiti istenmiş olup İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, 3, 4 ve 6 no.lu gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline, birleşen davada 2 no.lu gündem maddesi ile ilgili iptal talebinin reddine, mahkemenin ... yerine geçip karar alamayacağı gerekçesiyle anılan yöndeki tespit talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince de, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak uyuşmazlık kapsamında belirtmek gerekir ki, donmuş oylar nisaba dahil edilmediğinde, ... üyelerinin görevden alınmaları ve yerlerine yenilerinin seçilmesi, ücretlerinin takdiri ile mevcut ... üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması önerisini yapan azlık olan davacıların oyları, bu öneriyi reddeden oylardan fazla olup önerinin kabulü ile öneri kapsamındaki kararın alınması için yeterli nisabı sağlamaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken sadece nisabın ve oy sayısının belirlenmesine ilişkin maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin olup ...’nın yerine geçme olarak değerlendirilemez. Zira mahkemenin tespiti ... adına karar vermek değil, sadece gerçekte alınmış bir kararın tespitinden ibarettir.

Bu durumda, birleşen davada ... üyelerinin görevden alınmaları, yerlerine önerilen kişilerin seçilmeleri ve ücretlerinin takdiri ile mevcut ... üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin azlık olan davacıların önerilerinin kabulü doğrultusunda ...’ca karar alınmış olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince birleşen davadaki bu talebin reddine, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince de davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun düzelterek ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog