T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekilinin ihtiyati haciz talepli 15.01.2013 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin davalı ... ile arasında cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe başladıklarını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, itirazında; yetkiye ve borca itirazının bulunduğunu, taraflar arasında ticari mal alım-satımından doğan bir ilişkinin bulunduğunu, davalının faturalara itirazı olmadığını, 740.395,36 .-TL’lik mal satıldığını, karşılığında 180.000,00 .-TL tahsil edildiğini, bakiye 560.395,25 .-TL alacaklarının kaldığını, davalının cari hesap borcuna ilişkin hiçbir itirazının olmadığını, İİK m. 50 atfı ile HMK m. 6’ya göre borçlunun ikametgahı mahkemesinin yetkili olamayacağını, borcun para borcu olduğundan; TBK m. 89 gereğince alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili odluğunu belirterek; itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesiyle birlikte; borçlunun menkul, gayri menkul malları ve hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili 19.02.2013 tarihli süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde; yetki ilk itirazında bulunarak dosyanın yetkili icra müdürlüğüne (yani Sincan İcra Müdürlüğü’ne) gönderilmesini, ayrıca; HMK m. 6, 7 ve 9’a göre; yetkili icra dairesinin Sincan İcra Daireleri olduğunu, öncelikle bu sorunun çözülmesi gerektiğini, borca itiraz yönünden de; müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, tanık dinletmesini kabul etmediklerini, faiz oranını, işlemiş faizi kabul etmediklerini, ihtiyati haciz talebinin de reddinin gerektiğini, ayrıca; %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.04.2013 tarihli replik dilekçesinde; yetki itirazının yersiz olduğunu, alacağın faturaya dayandığını, borçlunun TBK m. 90’a göre temerrüde düştüğünü, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 13.05.2013 tarihli düplik dilekçesinde; yetki itirazını tekrar ettiklerini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, müvekkilinin Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi davası açtığını, bu nedenle davanın da durdurulması gerektiği belirterek; durdurma kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 06.03.2014 tarihli dilekçesinde; şirketin Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında iflasına karar verildiğini, müflisin iflas idaresinin temsil edeceğini, İİK m. 194 gereğince davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya bırakılması gerektiğini belirterek; İİK m. 194 gereği ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya bırakılmasını talep etmiştir.
Dava; ticari satım ilişkisine dayalı alacağa istinaden yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları, faturalar, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... A.Ş. vekilinin takip borçlusu ... A.Ş. aleyhine 17.12.2012 tarihli takip talebi ile 560.395,25-TL asıl alacak, 2.725,21-TL faiz olmak üzere toplam 563.120,46-TL üzerinden reeskont faizi ile takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 18.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 25.12.2012 tarihinde süresi içerisinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, itirazında; yetki, borca ve ferilerine itiraz ettiği, bu itirazın alacaklıya 07.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davanın süresinde açıldığı belirlenmiştir.
Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas – ... Karar Sayılı dosyasında; ...’nin 10.01.2013 tarihinde iflas ertelemesi talepli dava açtığı, 26.12.2013 tarihinde mahkemece raporların değerlendirilmesine göre; şirketin aktif ve pasifinin değerlendirilerek iyileşme durumunun kalmadığı belirtilerek; iflas kararı verildiği ve bu kararın 16.03.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Davalı vekilinin icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisine olan itirazı HMK m. 10 ve TBK m. 89 gereğince 17.09.2013 tarihinde reddedilmiştir.
Davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için yazılan talimatla Bilirkişi ...’den rapor alınması yoluna gidilmiş, 27.03.2014 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davalının 2012-2013 yılı defterlerinin incelendiği, davacının alacağının 560.395,25-TL olduğu, borçluya Bornova ... Noterliği’nden üç gün süreli ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin 11.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün 15.12.2012 tarihinde gerçekleştiği, takibe kadar işlemiş faizin 545,04-TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında; müvekkilinin alacağının ispat edildiğini, alacağın Sincan ... İflas Dairesi’nin ... İflas sayılı dosyasında kayıt edilmesi konusunda başvuru yapıldığını, henüz bu başvurunun sonuçlanmadığını, alacağın kabul edilmesi halinde; davanın konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, aksi halde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının davasının Ankara Batı ... İcra Dairesi ... iflas sayılı dosyasında belirtildiği üzere; İİK m. 194/1’e göre; ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya ertelenmesine karar verilmiş ve yargılamaya bu tarihten sonra devam edilmiştir.
Bilirkişi raporları iflas idaresine bildirilmiş, iflas idaresi de 18.06.2014 tarihli beyanında (Ankara Batı ... İcra Dairesi ... iflas sayılı dosyasında); henüz birinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, ancak iflas idaresinin oluşmadığı, davacının alacağı hakkında henüz karar verilmediğini bildirmişlerdir.
Ankara Batı ... İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasında 27.11.2017 tarihli cevabi yazısında ... AŞ'nin sıra cetvelinin kaydının yapıldığı, ancak bu kaydın kabul anlamına gelmediği, sıra cetvelini kayıt talep edilen alacağın reddedildiği, müflis idaresinin 06.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde de, davacının talebinin bir hukuki gerekçesinin bulunmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirilmede; davacının alacağının sabit olduğu gerek davacı ve gerekse davalının defterleri de incelenmesiyle belirlenmiş olup davanın kabulüne gerek vermek gerekmiştir. Davacının alacağının davalının defter ve kayıtları ile sabit olduğu, davalının 15.12.2012 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren reeskont faizi ile sorumlu olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle davacının talebinin fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
Bu davanın ertelenmesiyle birlikte davacının dava konusu yaptığı takipte aslında İİK m.193 gereği düşmüştür(1) ancak uygulamada Yargıtay uygulaması göz önüne alındığında bu davanın İİK m. 235’e göre açılmış bir kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekmiştir(2). Bu nedenle maktu harç ve vekalet ücretine de hükmedilmesine karar verilmiştir(3). Bu halde %20 icra inkar tazminatına hükmedilmeyecektir. -------------------------------------------------------------------------------- (1) Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas :... Karar :... Tarih:29.05.1997 "2- İtirazın iptali davası devam ederken davalılar ... A.Ş. nin 19.7.1995 tarihinde,
... A.Ş.nin 26.10.1995 tarihinde iflasına karar verilmiştir.
İİK.nun 193. maddesine göre iflasın açılmasıyla borçlu aleyhinde yapılan takipler durur, iflas kararının kesinleşmesiyle bu takipler düşer. İflasına karar verilen ...A.Ş. ve ...A.Ş. hakkındaki davaya esas takip düştüğünden, bu davalılar hakkındaki davanın kayıt-kabul davası olarak görülüp iflas tarihi itibariyle saptanacak alacağın masaya kaydı mümkünse de, artık ortada geçerli bir takip bulunmadığından, bu davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez."
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
Davacının davalı müflis ... AŞ’den 560.395,25-.TL alacaklı olmakla bu alacağın temerrüt tarihi olan 15.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile iflas masasına kayıt ve kabulünün yapılmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 35,90-TL harcın dava açılırken alınan 6.801,10-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 6.765,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 24,30-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç ile 324,00-TL talimat masrafı, 206,75-TL tebligat / posta / müzekkere masrafı olmak üzere toplam 590,95-TL 'nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 588,10-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği belirlenen 2.180,00-TL'nin davalıdan alınarak vekili lehine davacıya verilmesine, Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT m.13/1 gereği belirlenen 2.180,00-TL'nin davacıdan alınarak vekili lehine davalıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine, -------------------------------------------------------------------------------- (2) Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas :... Karar :... Tarih :03.11.1997 "Bu davanın açılmasından önce davalının iflasına karar verildiği ve dava devam ederken bu kararın kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir. "...İcra ve İflas Kanunun 191.maddesi hükmü uyarınca iflas acıldıktan sonra müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından masa ile ilgili davaların takip yetkisi iflas idaresine aittir. Aynı zamanda varlıgı iddıa olunan alacakların İcra ve İflas Kanunu'nun 219.maddesi hükmü uyarınca masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Ayni Kanunun 236.maddesine göre, bu konuda iflas kapanıncaya kadar masaya başvurulabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 235.maddesi de, bu isteklerin masaca reddi halinde 7 gün içinde iflasa karar vermis bulunan mahkeme nezdinde iflas idaresi hasım gösterilmek suretiyle kayıt kabul davası açılabilme imkanını tanımaktadır. Bu dava sonucunda verilecek karar, aynı zamanda davacının müflisten alacağı olup olmadığını tespit edeceğinden, bir eda davası niteliğindedir. Bu nedenle; davacının ayrıca alacagını kaydettirmek uzere ıflas masasına başvurmak zorunda bırakılmaması için bu davanın İcra ve İflas Kanununun 235.maddesi gereğince açılmış bir kayıt-kabul davası olduğu kabul edilip görülerek sonuçlandırılması usul ekonomisine daha uygun düşer. Öteden beri Yargıtay’ın uygulaması da bu yoldadır. Öyleyse; mahkemece, bu yön gözetilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davanın yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması bozma nedenidir."
Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas :... Karar :... Tarih :17.09.1998 "...İİK.'nun 194. maddesinde, iflasın acılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceği öngörülmüştür. Bu yön gozetilerek mahkemece, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gun sonraki bir tarihe kadar durmasını sağlayacak şekilde ara kararı tesis edilerek, ikinci alacaklılar toplantısından dava konusu alacağın masaya kabul edilmesi halinde konusu kalmayan itirazın iptalı davasının reddine, aksi halde yani, İkinci alacaklılar toplantısında alacağın kabul edilmemesi halinde ise iflas idaresine tebligat yapılarak davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." (3) Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas:... Karar:... Tarih:04.06.2015 "Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın ödenmesine yönelik bulunmadığından, bu tür adavalarda vekalet ücreti ve harcın maktu olarak belirlenmesi gerekir." Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2018 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)