11. Hukuk Dairesi 2025/3096 E. , 2025/7722 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, takibin dayanağı senedin keşidecisinin murisleri ..., lehtarının davalı olduğunu, takibin usulsüz tebligat ile kesinleştirildikten sonra uzun süre işlem yapılmadığını, murisin vefatından sonra takibin mirasçılara yöneltildiğini ve haciz işlemlerine başlandığını, murisin okuma yazma bilmemesi ve güven ilişkisi nedeniyle birçok evrakı imzaladığını, bu sırada senedin de hileyle imzalatılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, senedin sahte olduğunu, davalının soruşturma dosyasında verdiği beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, senedin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dosyasında yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunu, daha önce defalarca inceleme yapıldığını ve sonucun değişmediğini, imzanın davacıların murisine ait olduğunun tespit edildiğini, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taraf takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imzanın murise ait olmadığını iddia etmiş ise de, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin davaya konu senedi Adli Tıp Kurumu'na gönderdiği ve söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, işbu delilin davada da kesin delil oluşturup tekrar aynı senede ilişkin bilirkişi incelemesine gerek duyulmadığı, davacının, senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, davacıların belgede sahtecilik suçu iddiası ile davalı aleyhine yaptıkları başvurularda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 114.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, takip konusu bonodaki imzanın davacıların murisinin eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, bonodaki imzanın sahte olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
İlk Derece Mahkemesince, ... İcra Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyasında alınan bilirkişi raporu karara esas alınmışsa da, İcra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup kural olarak bu mahkemelerden verilen kararlar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler.
Bu nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince, bonodaki borçlu imzalarının davacıların murisine ait olup olmadığı yönünden senet tanzim tarihinden önceki yakın tarihli imza örnekleri getirtilerek usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu genel mahkemeyi bağlayıcı niteliği bulunmayan İcra Hukuk Mahkemesinde aldırılan raporların hükme dayanak yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.