Esas No
E. 2025/286
Karar No
K. 2026/127
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/286 Esas
KARAR NO: 2026/127
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 05/02/2026
YAZIM TARİHİ: 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ... Şirketi'nin maliki olduğu ... olduğu plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 02.08.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, mevcut kazada müvekkiline ait aracın kusursuz ve davalıya ait aracın kusurlu olduğunu, gerek kazaya ilişkin kolluk kuvvetlerince tutulan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit tutanağından anlaşıldığını, bu kaza sonucunda müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, mevcut durumda davalının, müvekkili kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille zarara uğrattığı bu zararı tazminle yükümlü olduğunun açık olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf açmış olduğu davasını her ne kadar HMK m.107 kapsamında "Belirsiz alacak davası" olarak ikame etmişse de huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın kusura ilişkin beyanları gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini, aksi halde kusur bilirkişisine gitmesi gerektiğini, haksız fiil hukuk kurallarına aykırı bir şekilde diğer bir kişinin malvarlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylem olduğunu, bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerektiğini, sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağı bulunması gerektiğini, sigorta şirketinin teminat limiti dahilinde zararı karşılama zorunluluğu mevcut olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği zararlarını sigorta şirketinin zorunlu ödeme kapsamındaki kısmından da temin edebilecekken iş bu davayı açmış olması kabul edilemeyeceğini, kötü niyetle davanın açıldığını, faiz çeşidi ve başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, yasal faiz verilmesi gerektiğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.

Davacı vekili 04/11/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; 10,00-TL olarak talep ettiğimiz araç mahrumiyet bedeli alacağını 2.865,00-TL arttırarak 2.875,00 TL olacak şekilde, talep artırımda bulunduklarını, sonuç olarak kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedeline ilişkin 2.875,00-TL'nin, kaza tarihinden, kabul görülmez ise dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tazminine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ARAŞTIRMA;

1.Dava konusu ... ve ... plakalı araçlara ait tescil kayıtları UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.

2.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 27/03/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; dava konusu ... ve ... plaka sayılı araçların tramer kayıtları getirtilmiştir.

3..... Anonim Şirketi'nin 08/04/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; dava konusu ... ve ... plakalı araçlar arasında 01/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin poliçe ve hasar dosyası getirtilmiştir.

Mahkememizce dosya kapsamı tarafların iddia ve beyanları uyuşmazlık konusu kapsamında, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu ve aracın almış olduğu hasara göre makul onarım süresinin belirlenerek bir gün karşılığı ikame araç bedeli yönünden araçtan yoksunluk bedelinin belirlenmesi hususunda trafik ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;

1.... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir.

2.... plakalı araç sürücüsü ...'ün kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir.

3.Dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 5 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin KDV dahil 2.875,00 TL olduğu tespit edilmiş, Davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 2.875,00 TL mahrumiyet tazminatını, davalı sürücünün tam kusurundan dolayı talep edebilmesinin takdirinin mahkemede olduğu Görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.

Taraf arasındaki uyuşmazlığın, davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı araç arasında 02/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacı tarafın aracının almış olduğu hasara göre makul onarım süresinin ne kadar olduğu ve buna göre bir gün karşılığı araç mahrumiyet bedelinin ne kadar olacağı, kazanın oluşumunda tarafların kusur durumlarının ne olduğu noktalarında topladığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce, araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, aracın onarımına ilişkin servis kayıtları, sigorta dosyası hasar dosaysı, kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış taraf delilleri toplanmıştır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.

Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla, davalıların maliki, sürücüsü olduğu aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.

Mahkememizce dosya kapsamı tarafların iddia ve beyanları uyuşmazlık konusu kapsamında, dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu ve davacıya ait aracın almış olduğu hasara göre makul onarım süresinin belirlenerek bir gün karşılığı ikame araç bedeli yönünden araçtan yoksunluk bedelinin belirlenmesi hususunda trafik ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1.... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. 2.... plakalı araç sürücüsü ...'ün kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir.

3.Dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 5 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin KDV dahil 2.875,00 TL olduğu tespit edilmiş, Davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 2.875,00 TL mahrumiyet tazminatını, davalı sürücünün tam kusurundan dolayı talep edebilmesinin takdirinin mahkemede olduğu," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; ... ve ... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut tescil kayıtlarına göre kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın malikinin davacı, ... plakalı aracın malikinin davalı şirket, sürücüsünün davalı Kerem Yılmaz olduğu sabittir.

Buna göre, alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; 02/08/2022 günü saat 00:21 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde geri geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımları ile aynı yön ve istikamette arka tarafında seyir halinde olan sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarının çarpışması sonucu iki araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanının oluşumunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; sevk ve idaresindeki aracı ile kazanın meydana geldiği ... Caddesi üzerinde geri geri manevra yaparak seyir halinde iken aracının arka kısımlarının, aynı yön ve istikamette arka tarafında bulunan ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, sürücülerin çarpışma eylemini gerçekleştirdiklerinin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında çizilen kaza yeri krokisi, beyanlar, kaza sonrası çekilen fotoğraflardan anlaşılmış olup, ...'ın aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun, görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, aracı ile ... Caddesi üzerinde geri geri manevra yapmadan önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, manevra yapacağı yerin manevra hareketine uygun olduğundan emin olduktan sonra seyrine devam etmesi, kontrolsüz bir şekilde geri geri manevra yapmaması bu suretle objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemediği, zorunlu dahi olsa geri geri manevra yapması gerekiyorsa önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, dikkatli ve özenli olması gerekirken bu kurallara uymayarak meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda bulunan 67/b ve 84/j kuralını ihlal ederek %100 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün, kazanın meydana geldiği ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken aracının ön kısımlarına ... plakalı aracın geri geri manevra yaparken aracının arka kısımları ile çarpışması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında atfı kabil kusur ve etkisinin olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.

Yine alınan bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre, Dava konusu kazadan dolayı ... plaka numaralı aracın toplam onarım süresinin 3 gün olacağı, ancak; dava konusu aracın makul mahrumiyet süresinin tespitinde, aracın onarım süresinin dışında, sigorta işlemleri, eksper incelemesi, aracın tamirhaneye götürülmesi gibi işlemler için kayıp sürenin de eklenmesi gerektiği, sigorta işlemleri, eksper incelemesi için bekleme ve aracın tamirhaneye götürülmesi işlemleri için makul sürenin 2 gün olacağı, buna göre toplam makul onarım süresinin 5 gün olduğu, aracın sigorta işlemleri, servisin yoğunluğu, parça tedariki için bekleme vb. nedenlerden dolayı makul mahrumiyet süresinin üzerinde serviste beklemiş olmasında davalının kusuru olmadığından, Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının makul mahrumiyet süresi olarak tespit edilen 5 günün dışında fazladan aracın tamir edilmeden beklediği günler için davalıdan talepte bulunamayacağı, dava konusu aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin KDV dahil 730,00 TL olduğu, mahrumiyet bedeli hesaplanırken araç kullanılsaydı yapılması zorunlu olan giderlerin ve amortisman değerinin indirilmesi gerektiği, buna göre amortisman değerinin günlük 30,00-TL'den onarım süresi için 150,00-TL olduğu, yakıt giderinin 625,00-TL olduğu, toplam zorunlu giderlerin 775,00-TL olduğu, buna göre aracın mahrumiyet bedelinin, Mahrumiyet miktarı = (730,00 TL X 5 gün )- (775,00 TL) = 2.875,00 TL olduğu, davacı tarafın iş bu bedeli, kazanın gerçekleşmesinde kusur ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olan davalı araç sürücü ve araç malikinden talep edebileceği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları, ... plakalı aracın dava konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen araç mahrumiyet bedelini haksız fiil hükümleri nazara alınarak, Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenden ve araç sürücüsünden kusuru oranında talep edebilceği sabittir. Bu nedenle, yukarıda açıklandığı üzere, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet bedelinin, 2.875,00-TL olduğu, bundan davalıların haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumlu oldukları, davacının bu miktar üzerinden talep arttırım dilekçesi sunduğu ve harcı tamamladığı, haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğundan olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile;

1.2.875,00-TL araç mahrumiyetine ilişkin tazminatın, kaza tarihi olan 02/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2.Alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harç, 48,93-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 664,33-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 67,67-TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı ve 48,93-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.279,73-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 14.395,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,

5.Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 2.875,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınması ile davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk ücreti 4.700,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

7.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davalı vekili (e-duruşma) yüzüne karşı, davacının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog