Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2024/10933 E.  ,  2025/8584 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/535 Esas, 2024/1244 Karar
DAVA TARİHİ: 28.07.2017
KARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/120 Esas, 2023/567 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurusun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Van ili, ..., Mahallesi 27... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelin rayiç değerlerin çok altında olduğunu, acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin de oldukça düşük ve hatalı olduğunu, aynı bölgere komşu taşınmazlar için çok daha yüksek bedeller verildiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza biçilen metrekare birim fiyatının fahiş olduğunu, bilirkişilerce hazırlanmış raporda dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın kıyaslama işleminin hakkaniyetli olmadığını, dava konusu taşınmaz Van il merkezine 100 km uzaklıktayken, emsal alınan taşınmazın Van ilinin ... olan İ... ilçesinde bulunduğunu, yapılmış olan kıyaslama işleminin kanuna ve usule aykırı olduğunu, hakkaniyetli de olmadığını, bu sebepten dolayı yanlış yapılmış kıyaslamadan dolayı dava konusu taşınmazın değerinin oldukça yüksek hesaplandığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesince istinaf bozma kararı öncesinde müvekkil idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmişken ve ilk karar davalılarca istinaf edilmemişken mahkemenin yeni kararında müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının aleyhe bozma kararı ile usuli kazanılmış hak ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, zira yeni kararın müvekkili idarenin aleyhine olduğunu, halbuki önceki mahkeme kararı davalılarca istinaf edilmediğinden yeni kararın eski karara göre aleyhe olmaması gerekirken bu şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf sebebi olarak bildirmiştir.

2.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında, taşınmazın tamamanın bedeli hesaplandığını, Van ili, ..., Mahallesi 27... parsel sayılı taşınmaz şehrin merkezinde olmadığını, bölgenin en değerli yerinde olup, bilirkişilerin belirlediği emsal ve değerin gerçeğe uygun olmadığını, merkezden uzak noktada bir emsalin dosyada emsal olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, fark kamulaştırma bedeli karar tarihi de dikkate alındığında çok az olup davacı idare tarafından taşınmazın ucuz bir bedel ile kamulaştırılmasının müvekkilleri mağdur ettiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf sebebi olarak bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine, emsalin üstün ve eksik yönleri kıyaslanmak suretiyle değer biçilerek, üzerindeki yapılara ise 2017 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveline göre yıpranma oranları da belirlenip düşülmek suretiyle bedel belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamı ile tescil hükmü de ortadan kalktığından, tescil hususunda yeninden karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra, 2942 sayılı Kanun’un 10 ncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile bu kararın gerekçesinde ayrıca kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi ve Anayasa'nın "Kamulaştırma" başlıklı 46 ncı Maddesinin son fıkrasında düzenlenen "...Herhangi bir şekilde ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükmü gereğince tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hususunun gözetilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki Van ili, ..., Mahallesi 27... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin "mahsubu ile" cümlesinden sonrasının çıkarılması, yerine " kalan 86.924,66 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 29.11.2017 tarihinden ikinci karar tarihi olan 10.11.2023 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda kanaatimce;

Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas- 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve " dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması ", diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesi son fıkrası hükmü nazara alınarak" dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi gerekmekte ise de;

Davalı tarafın, asıl alacağın fer'isi niteliğindeki faiz alacağına yönelik "dava tarihinden itibaren "Yasal Faiz"in dışında bir "Faiz"in uygulanmasına ilişkin" Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen "Taleple bağlılık ilkesi" kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de (dosya kapsamında) söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, diğer yönleri ve sonucu itibarıyla katıldığım, "Düzeltilerek Onama Kararı"nın "Değerlendirme" bölümünün 4 No'lu bendinde yazılı olan gerekçelere (özellikle de; "davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulaması gerektiği" gerekçesine) " faizin başlangıç tarihi" ve "faizin türü" yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 28.05.2025

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog