5. Hukuk Dairesi 2024/11079 E. , 2025/8679 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın husumetten reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ..., Mahallesi 6 91... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, idarelerinin imar planı yapmadığını, bu nedenle dava konusu yerin ...Büyükşehir Belediye Başkanlığının tasarrufunda olduğunu ve davanın husumetten reddi gerektiğini, davada zamanaşımı süresinin geçtiğini, uzlaşma yoluna gidilmeden dava açıldığını, el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.04.2014 tarihli ve 2012/451 Esas, 2014/139 Karar sayılı kararı ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 17.04.2014 tarihli ve 2012/451 Esas, 2014/139 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın 22.07.1983 tarihli ... sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi uygulama imar planında ve bu planın 13.06.2011 tarihli sayısallaştırılmış ve günceleştirilmiş paftalarında '' Park Alanında'' olduğu ve taşınmaza fiilen park yapılmak suretiyle el atıldığı anlaşılmakla 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 5 nci ve 6 ncı maddesi uyarınca Boğaziçi alanı için planların yapılması, gerekli tedbirlerin alınmasının Boğaziçi İmar Müdürlüğüne verilmiş olduğu ayrıca 644 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/A-Ç maddelerine göre; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile tarihi sit, arkeolojik sit, kentsel sit, kentsel arkeolojik sit, tescili kültür varlığı, milli park, tabiat parkı tabiatı koruma alanları doğal sit alanları sulak alanlar ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde yetki ve sorumluluğun Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu da gözetilerek, dava konusu taşınmaza el atan, bakım ve onarımında sorumlu olan idarenin hangi idare olduğu araştırılıp tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 18.09.2018 tarihli ve 2015/446 Esas, 2018/423 Karar sayılı kararı ile asıl davanın husumetten reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 18.09.2018 tarihli ve 2015/446 Esas, 2018/423 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde birleştirilen davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas raporda bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tabloları Tapu Müdürlüğünden istenilip, emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın 2017 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, emsal olarak esas alınan ... Mahallesi 2 39... parsel ve ... Mahallesi 2 53... parsel sayılı taşınmazlar, farklı mahallede olup dava konusu taşınmazdan farklı yer ve özellikte olduğundan taşınmaza emsal olacak nitelikte olmadığı ve emsal alınan satışlar işhanı ve banka şubesi nitelikli taşınmazlara ait olup her ne kadar yapının değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülmüş ise de taşınmazın değeri içerisinde dükkanın ticari değeri bulunduğundan söz konusu ticari amaçlı satışın değerlendirmede esas alınması nedeniyle rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi ve hükmedilen bedele birleştirilen dava tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin açıkça gösterilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 07.03.2022 tarihli ve 2021/164 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden husumetten ret kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin 07.03.2022 tarihli ve 2021/164 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tabloları Tapu Müdürlüğünden, emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın 2017 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu alnması gerekirken, eksik inceleme ile alınan rapora itibar edilerek karar verildiğinden rapor inandırıcı görülmemiş olup yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlendiği rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden husumetten ret kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ...
Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsallerin uygun olmadığını, emlak rayiç değeri ile fahiş fark bulunduğunu, hem kısmen kabul hem de uzun yargılama sebebiyle yasal faize tabi alacağın rayiç değer karşısında çok düşük kaldığını, reddedilen kısım nedeniyle müvekkili aleyhine vekâlet ücreti yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, emsallerin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı da gözetilerek davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan ... Mahallesi 8 79... parsel sayılı taşınmazın satış tarihinin 2009 yılı olması nedeniyle eski tarihli bu satışın emsal olarak değerlendirilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın yüzölçümü 258,00 m² iken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan...Mahallesi 8 79... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 5720 m² ve emsal ... Mahallesi 13 32... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 10,13 m² olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
5.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
6.18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalı ... ile davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.