T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin İhyası (TTK'nun 547.Maddesinden Kaynaklanan) İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı dava dilekçesinde; terkin edilen ve ihyasını talep ettiği ...hakkında İzmir... İş Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti istemli davasının neticelenmesi için ihyası gerektiğini bildirmiş, ...'nin ihyasına karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen Tasfiye Halinde Sınırlı ... Kooperatifi'nin 04/01/1988 tarihinde tescil edildiğini, 10/09/2005 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, genel kurul kararı ile tasfiye memuru olarak...'nın seçildiğini, tasfiye işlemlerinin ardından 13/07/2014 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verilen kooperatifin 18/07/2014 tarihinde sicilden silindiğini, kooperatifin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinin tasfiye memurunun sorumluluğunda olup müdürlüğün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyetinin bulunmadığını, müdürlüğün yasal hasım konumunda olup, tasfiye memurlarına da husumet yöneltilmesi gerektiğini, müdürlük tarafından davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem tesis edilmediğini bildirmiş, yasal hasım konumunda olması ve davanın açılmasına sebebiyet verilmemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı... vekili cevap dilekçesinde; Kooperatifin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini ve bu işlemle tüzel kişiliğinin sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin tam ve eksiksiz olarak tamamlandığını, hiç bir neden ve açıklama gösterilmeden, bir kanıt sunulmadan, soyut, içi boş nedenlere dayalı ya da terkinden uzunca bir süre geçtikten sonra, kötüniyetle salt kooperatifi zarara uğratmak amacıyla ihya isteminde bulunulması halinde hukuki yararın bulunmadığının kabulünün gerektiğini, bu konudaki sınırın, dürüstlük kuralları ile çizilmesinin gerekli olup, davacının hukuki yararının bulunmadığı gibi bu davayı açacak yasal hiçbir nedenin de bulunmadığını, bununla birlikte ihya isteminin hukuki ve yasal dayanağının bulunmadığını, 11 yıl sonra açılan ihya davasında bir bağ bile olsa talepler bakımından genel zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyalarında açtığı ihya davalarının reddedildiğini, davacının İzmir....İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası için dava açtığını iddia etse de bu dosyada davalının...Şirketi olup dahili davalı müvekkilininin tasfiye memuru olduğu ihyası talep edilen kooperatif ile hiçbir illiyet bağının olmadığını, hiçbir delil sunulmamış olması ve İzmir ...İş Mahkemesinin taraflarının farklı olması nedeniyle davanın reddinin gerekli olup, tasfiye sürecinin tam ve eksiksiz yapılmış olduğu için davanın haksız ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş, davanın zamanaşımı, hukuki yarar yokluğu, mahkemece verilen sürelere uyulmaması nedenleriyle usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalılar ... vekili cevap dilekçesinde; Kooperatifin tasfiyesi kararının alınmasından sonra dahili davalıların tasfiye memuru olarak seçildiğini ve 18.07.2014 tarihinde tasfiye sonrası sicilden terkin edildiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin tam ve eksiksiz olarak tamamlandığını, hiç bir neden ve açıklama gösterilmeden, bir kanıt sunulmadan, soyut, içi boş nedenlere dayalı ya da terkinden uzunca bir süre geçtikten sonra, kötüniyetle salt kooperatifi zarara uğratmak amacıyla ihya isteminde bulunulması halinde hukuki yararın bulunmadığının kabulünün gerektiğini, bu konudaki sınırın, dürüstlük kuralları ile çizilmesinin gerekli olup, davacının hukuki yararının bulunmadığı gibi bu davayı açacak yasal hiçbir nedenin de bulunmadığını, bununla birlikte ihya isteminin hukuki ve yasal dayanağının bulunmadığını, 11 yıl sonra açılan ihya davasında bir bağ bile olsa talepler bakımından genel zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında açtığı ihya davalarının reddedildiğini, davacının İzmir ....İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyası için dava açtığını iddia etse de bu dosyada davalının...Şirketi olup dahili davalı müvekkilininin tasfiye memuru olduğu ihyası talep edilen kooperatif ile hiçbir illiyet bağının olmadığını, hiçbir delil sunulmamış olması ve İzmir ...İş Mahkemesinin taraflarının farklı olması nedeniyle davanın reddinin gerekli olup, tasfiye sürecinin tam ve eksiksiz yapılmış olduğu için davanın haksız ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş, davanın zamanaşımı, hukuki yarar yokluğu, mahkemece verilen sürelere uyulmaması nedenleriyle usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun 547. maddesi kapsamında tasfiye sonunda ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu... Kooperatifinin, İzmir ... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasıyla ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir.
Tasfiye sonucu terkin edilen kooperatifin ihyası için açılan davalarda husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında tasfiye memurlarına da yöneltilmesinin zorunlu olduğu, sicil kayıtlarına göre kooperatifin 3 tasfiye memurunun bulunmasına rağmen dava dilekçesinde tasfiye memurlarına husumet yöneltilmediği dikkate alınarak davacı tarafa tasfiye memurları hakkında birleştirme talepli dava açmak veya dahili dava dilekçesi sunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafından süresi içinde sunulan dahili davalı dilekçesi ile tasfiye memurlarına tebligatlar yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davaya konu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil no'sunda kayıtlı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifinin, genel kurulu tarafından alınan tasfiye edilmesine ilişkin karar uyarınca yapılan tasfiyesi sonucunda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil kaydının 18.07.2014 tarihinde terkin edildiği, tasfiye memurlarının dahili davalılar ...
İzmir... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacının, davalı ...Şirketi aleyhinde hizmet tespiti istemli dava açtığı, yargılama sırasında ihyası talep edilen kooperatifin dahili davalı olarak davalı sıfatıyla davada taraf olduğu, davanın derdest olup, 08.04.2025 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile davacıya, dahili davalı kooperatifin ihyası konusunda dava açmak üzere süre verildiği görülmüştür.
Davalı tasfiye memurları vekili cevap dilekçesinde davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı iddiasında bulunmuş ise de, davacı tarafça ihyası talep edilen dahili davalı kooperatifin de davalı sıfatıyla taraf olduğu, İzmir ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti istemli davanın görülerek sonuçlandırılabilmesi için kooperatifin ihyasının zorunlu olması karşısında davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun açık ve anlaşılır olduğu dikkate alınarak, davalı tasfiye memurları vekilinin aksi iddialarında haklılık bulunmaması nedeniyle ön incele duruşmasında davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı tasfiye memurları vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle reddini talep etmiş ise de,
TTK'nun 547.maddesi hükmü uyarınca görülen ek tasfiyeye ilişkin ihya davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süre uygulamasının mümkün bulunmadığı, bu davaların süre sınırı olmaksızın her zaman açılabileceği dikkate alınarak, ön inceleme duruşmasında, aksi iddialarda haklılık bulunmaması nedeniyle davalı tasfiye memurları vekilinin zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin taleplerinin reddine ve somut dava yönünden zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin uygulama yerinin olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı tasfiye memurları vekili cevap dilekçesinde davacının, mahkemece verilen sürelere uymaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini bildirmiştir. Davacı, iş mahkemesi tarafından verilen dava açma süresine uygun davrandığı gibi mahkememizce tasfiye memurlarının dahili dava edilmelerine ilişkin oluşturulan ara kararında verilen kesin süreye uygun olarak dilekçesini sunmuş olup, davanın reddini gerektirir bir kesin süreye uygunsuzluk halinin bulunmadığı dikkate alınarak, davalı tasfiye memurları vekilinin aksi iddialarında haklılık görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile; İzmir ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacının, terkin edilen kooperatifteki hizmetlerinin tespiti talepli olarak açtığı davanın görüldüğü mahkeme tarafından verilen ihya davası açılmasına ilişkin ara kararı gereği mahkememizdeki davanın açıldığı, iş mahkemesindeki davada, taraf teşkilinin sağlanarak davanın görülebilmesi için terkin edilen kooperatifin, ihyasının zorunlu olduğu dikkate alınarak, davanın kabulü ile kooperatifin ihyasına, davanın iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olarak açılması nedeniyle ihyanın,
TTK'nun 547.maddesi uyarınca, yalnız görülen dava konusu ek tasfiye işlemleri ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
TTK'nun 547(2) maddesinde mahkemenin ihya kararı vermesi halinde ek tasfiye işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; ihyasına karar verilen kooperatifin 18.07.2014 tarihinde tasfiye sonucunda terkin edildiği, tasfiye memuru ve kooperatif yönetim kurulu üyeleri olarak dahili davalı tasfiye memurlarının görev yaptığı, bu sıfatlarına bağlı olarak ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak görevlendirilmelerinin ve tasfiye memurlarının önceki sıfatlarına bağlı olarak ek tasfiye işlemleri için ücret takdir edilmemesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu dikkate alınarak, dahili davalı tasfiye memurlarının ek tasfiye memuru olarak atanmalarına ve tasfiye memurlarına ücret verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, tasfiye işlemlerinin eksik ve usulünce yapılmamış olmasından ancak tasfiye memurlarının sorumlu tutulabileceği göz önünde tutularak, somut olayda tasfiye işlemlerinin 29.03.2014 tarihli genel kurul kararı ile başlayıp, 17/07/2014 tarihinde sona ererek kooperatifin terkin edildiği, davacı tarafından ihya talebine konu İzmir ... İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında görülen davanın, 06.10.2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, dahili davalı tasfiye memurlarının usulsüz tasfiye yaptıklarına, davacının tasfiye sırasında ihya talebine konu davayla ilgili tasfiye kuruluna bir bildirimde bulunduğuna ilişkin dosyada bir delil toplanmamasına bağlı olarak dava açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşılmakla davalı tasfiye memurları yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamış, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-...umarasında kayıtlı iken tasfiye sonunda sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ...Kooperatifi'nin, İzmir... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında derdest davanın görülebilmesi, sonuçlandırılabilmesi ve verilecek ilamın infazı amacıyla ve bu amaca yönelik olarak, ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla ticaret siciline tescili ile ihyasına,
2.Ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen kooperatifin terkinden önceki tasfiye memurları dahili davalılar... T.C.kimlik numaralı ... T.C.kimlik numaralı... numaralı...nın müştereken temsile yetkili olarak ek tasfiye memuru olarak atanmalarına, Tasfiye memurlarına, terkinden önceki tasfiye memurları olmaları nedeniyle takdiren ücret verilmesine yer olmadığına,
3.Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı ile davalı tasfiye memuru ... tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı ile dahili davalı tasfiye memurları vekilinin yüzüne karşı, davalı İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.09.2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)