Esas No
E. 2025/597
Karar No
K. 2026/240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/597
KARAR NO: 2026/240
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/09/2025
KARAR TARİHİ: 27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.08.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ..., No:17 ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında idareye ait içme suyu hatlarına hasar verildiğini, sözkonusu hasar idare elemanlarınca hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulduğunu, hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedeli faturalandırıldığını, davalı tarafından içmesuyu hattına verilen hasar giderilerek verilen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya idarenin 19/10/2023 tarihli ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini, ancak davalıya yapılan bildirime rağmen hasar bedelleri ödenmediğini, daha sonra idare alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesinin 2025/... E.sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun itirazı üzerine takip durduğunu, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacının tesislerinin, müvekkil şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı, müvekkili şirket'in yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafından iddia olunan hasar müvekkil şirket'in dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkil şirket'e yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLER

... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar tespit tutanakları, Hasar dosyası, Altyapı Kazı dosyası, Hizmet alım sözleşmesi,

Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 25/03/2025 takip tarihi itibariyle 1.921,68TL asıl alacak, 1.595,59TL gecikme faizi olmak üzere 3.517,27 TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, 27/03/2025 tarihinde borca, yetkiye, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi hazırlamış olduğu rapordan özetle: " Hasar Tespit Tutanağı Formu ile tespit edilen hasarın, 11.08.2023 tarihini kapsayan ... adına alt yapı kazı ruhsatı alındığının ve ... aybis numarası ile ...’ın deplase çalışması yapılmış olduğunun anlaşılması sebebiyle söz konusu hasardan ...’ın deplase kazısı esnasında 1 adet polietilen boru, 2 adet Nipel, ve 4 adet bağlantı parçasıyla yapılan şube yolu onarımı ve 32’lik borudan akan yarım saatlik su bedelinden oluşan ... içme suyu hattında oluşan zarardan, davalı ... tarafından yapılmış olan çalışma sırasında, olay yerinin içmesuyu hattı projelerini almadan dikkatlice kontrol edilerek gerekli önlemler alınmadan, dikkatsiz ve tedbirsizce yapılması ve içmesuyu hattı derinliği min 60 cm olmasını dikkate almadan ya da çalışma esnasında ...’den ilgili kontrol mühendisini çağırmadan içme suyu hattının patlamasına neden olunduğundan, hasarların ortaya çıkmasında davalı tarafın tam kusurlu sayılması gerektiği kanaatine varıldığı, kısaca izah edilen nedenlerle dava konusu hasarın oluşmasında davalı ... % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,görüş ve kanaatine varıldığı, 25.03.2025 takip tarihi itibariyle ... içme suyu hattında oluşan zarar için 1.921,68 TL asıl alacak ve tarafımca manuel olarak hesaplanan 1657,63 TL ( KDV dahil) gecikme zammı olmak üzere davalının davacıya toplam alacak borcu 3579,31 TL olarak hesaplandığı" şeklinde görüş bildirmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, davalı borçlu tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin içme suyu tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz ve icra dairesi zararın meydana geldiği yer sebebi ile görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 5.maddesi uyarınca davacı işbu kanuna tabi olup TTK m 16 uyarınca Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. Bu çerçevede davacı ve davalı tacir olup ihtilaf ticari işletme faaliyetleriyle ilgili olduğundan mahkememiz görevlidir.

İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.

İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Uyuşmazlık; 15.08.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ..., No:17 ... adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır. ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü 07.01.2026 tarihli yazısında, İstanbul ... İlçesi, ..., No:17 kapı Söz konusu yerle ilgili olarak yazı ekinde, ... Aybis sayılı ...’a ait düzenlen kazı çalışması ruhsatını ekte gönderildiği, ... içme suyu hattındaki hasarı gösteren 11/08/2023 tarihinde adres bilgisini, tarihi içeren çekilmiş fotoğrafları, arıza ihbar kaydı ve tespit tutanağı, ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün kazı ruhsatı hakkında yazısı ve eki (hasarın olduğu yere ait) adrese ait Alt Yapı Kazı Ruhsat Formu bilgi ve belgeleri incelenmiş olup hasar tarih ve yeri ile altyapı çalışmalarının aynı yer ve tarihle uyumlu olduğu görülmekle davalı tarafından davacının içme suyu hatlarına zarar verildiği anlaşılmıştır. 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu, kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi aldığı ancak bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, içme suyu hatlarına hasar verildiği anlaşılmıştır.

Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız eylem meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız eylem meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler, zarar kapsamına dahil edilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi esas no: 2015/10757- 2017/99)

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar kapsamının Türk Borçlar Kanunu’nun 50. (818 sayılı BK.42) maddesi hükmüne ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Gerçek zarar ilkesi zarar görenin malvarlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizde görülen emsal dosyalar dikkate alınarak davaya konu hasarlarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının oluşan hasar tutarı bakımından davalının atıksu bedeli, su bedeli, şube yolu onarım bedeli (davacı tarafından sunulan şube yolu onarım bedeline ilişkin kayıtların incelenmesinde şube yolu onarımına dair düzenlenen hakedişlerde, davaya konu hasarın bulunduğu adresin bulunduğu, yükleniciye hakediş kapsamında ödeme yapıldığı anlaşıldığından gerçek zarar ilkesi gereği bu alacak kalemi de dahil edilmiştir.) ve malzeme giderlerini talep edebileceği anlaşılmakla 229,25 TL su bedeli, 124,76TL atıksu bedeli, 1.120,03TL şube yolu onarımı ve 447,60TL malzeme bedeli olmak üzere toplam = 1.701,72-TL hasar bedeli ve (15/08/2023-25/03/2025) tarihleri arasında değişen oranlarda avans faiz işletilmesi ile 1.234,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.936,59-TL hasar tutarında davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır.

Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin ve ispatlanamayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kabul oranı: % 83,49 )

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABULÜ ile;

a)Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.701,72TL asıl alacak ve 1.234,87TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.936,59-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden avans faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

b)Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

c)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00TL nispi karar harcından yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 3.840,54TL sinin davalıdan, 759,46TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı tarafça yatırılan 615,40TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 2.936,59TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan toplam 7.785,80TL yargılama giderinin kabul oranına göre 6.500,36TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 580,68TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/03/2026 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog