Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2507 E.  ,  2025/7729 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/334 Esas, 2025/258 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan cari hesap ilişkisi içinde çeşitli elektrikli cihazlar satın aldığını, toplu alımlar kapsamında müvekkilince ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin 2013 yılı hesapları incelendiğinde cari hesapta 30.12.2013 tarihli D ... numaralı faturayla 100 adet Vestel marka 99... model led TV karşılığı 85.432,00 TL borçlandırıldığının fark edildiğini, bunun üzerine davalı ile iletişime geçildiğinde fatura içeriği malların 07.10.2013 tarihli E ... numaralı sevk irsaliyesiyle dava dışı ... Teknik unvanlı firmanın adresine teslim edildiğinin beyan edildiğini, malları teslim alan firma ile müvekkilinin herhangi bir ilişkisinin olmadığını, davalının malları müvekkili ile ilgisi olmayan üçüncü bir firmaya teslim etmesine rağmen 85.432,00 TL mal bedelinin müvekkilinden tahsil ettiğini ileri sürerek 85.432,00 TL mal bedelinin ödeme-fatura tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını yineleyerek davalının şikayeti üzerine açılmış ... 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/232 E. sayılı dosyasında alınmış bilirkişi raporunda, müvekkilinin usulsüz olarak borçlandırıldığının tespit edildiğini, davalının faturası müvekkili adına kesilmiş ama teslim edilmemiş malların faturaların müvekkiline ödetildiğini, faturası düzenlenmiş olmasına rağmen teslim edilmeyen mallara ilişkin faturaların, inisiyatif faturalarıyla kapatıldığını, davalı tarafından önce bedelsiz (% 100 iskontolu) fatura kesilip, hemen akabinde 2 katı bedelli, dolar kuru üzerinden fatura düzenlenerek müvekkilinin borçlandırıldığını, müvekkilinin davalı nezdindeki teminat mektupları nakde çevrilmek suretiyle müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını ileri sürerek müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 641.100,84 TL fatura bedelinin ödeme/fatura ve 4.000,00 TL maddi zararının ödeme itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davacıya sürekli mal tedarik ettiğini, bakiye borcun belli dönemlerde davacıya bildirildiğini ve mutabakat imzalandığını, davacıyla 30.06.2014 tarihinde mutabakat yapıldığını, zaman zaman davacının bilgisi dâhilinde farklı adreslere teslimatlar yapılabildiğini, davaya konu ettiği emtianın müvekkili şirketin eski müdürü ve davacının bilgisi dâhilinde belirtilen sevk irsaliyesiyle davadışı şirket yetkilisine teslim edildiğini, ardından 30.12.2013 tarihli faturanın düzenlendiğini ve faturaya itiraz edilmediğini, üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen davacının ödediği bedelin iadesini istediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, diğer yandan davacı ile müvekkili şirket eski yetkilisi hakkında müvekkili tarafından yaptırılan iç denetleme sonucu usulsüz bir kısım işlemler için suç duyurusunda bulunulduğunu, denetim raporunda davacının sipariş ettiği ürünlerin dava dışı şirkete teslim edileceğini bildirdiğinin ortaya konulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, bu kişiler arasındaki ilişkiler içinde müvekkilinin mağdur olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen dosyanın davaya cevap dilekçesinde; asıl davaya cevap dilekçelerini yineleyerek, ... 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/232 E. sayılı dosyasında verilen nihai kararla davalı şirketin yetkilisi olan sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkili şirketin zarara uğratıldığının kabul edildiğini, davacı şirket yetkilisinin de aralarında bulunduğu diğer sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ve incelemenin devam ettiğini, müvekkilinin eski yetkilisi ile davacı temsilcisinin danışıklılık içinde olduklarını, danışıklılık içinde olmasalar bile davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, davacıyla müvekkili arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra, davacının ödemediği borçlarının bir kısmına karşılık davacının verdiği teminat mektuplarının haklı olarak paraya çevrildiğini, bunun tazmininin istenemeyeceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, faturaya sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz ettiğinden, fatura içeriğinin anlaşmaya uygun olmadığını ispat etme yükünün faturayı alan davacı tarafa geçtiği, söz konusu faturalara ilişkin “sevk irsaliyesi” veya “ambar tesellüm fişi” gibi belgelerin sunulmadığı, davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği, ... 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/232 E., 2019/311 K. sayılı dosyası kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre, asıl davada içeriği davacıya teslim edilmeyen bir adet fatura yönünden 85.432,00 TL ve birleşen davada ise davacının davalıdan teslim alamadığı ürünlerin toplam tutarının 642.910,86 TL olduğunun tespit edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereği 641.100,84 TL alacak miktarına hükmedilebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 85.432,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 641.100,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, cari ilişki kapsamında bedeli ödenen ancak teslim edilmeyen malların bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog