Esas No
E. 2025/485
Karar No
K. 2026/167
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/485 Esas
KARAR NO: 2026/167
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2018
KARAR TARİHİ: 16/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Müvekkilinin davalı ... ile ticari ilişkisi olduğunu ve ... tarafından toplam 27.529,11 TL bedelli 3 adet faturanın davacı şirkete fatura edildiğini, fatura bedelinin davalı ...' na ödenmiş ise de faturalar ve ödenen; bedellere konu kalıpların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğundan kalıpların müvekkiline teslim edilmesi ile ilgili olarak her iki davacının da sorumluluğu olduğunu, bu nedenle davalılar aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine itiraz edildiğinden takibin durduğunu, yapılan itirazın kaldırılarak takibin kaldığı yerden devamına karar verilerek, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davaya dayanak yaptığı kalıpların faturaları müvekkil şirket ... Plas. San. Tic. A.Ş. Tarafından kesilmediğini, faturaların eser sözleşmesine dayandığı, bu nedenle 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi geçtiğinden davacı tarafın 24/08/2012 yılında kesilen faturadan kaynaklı bir talepte bulunabilmesi mümkün olmadığını zamanaşımı def ini öncelikle değerlendirmesini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini, ayrıca haksız yere icra takibi ve dava açıldığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 22/03/2021, .... Esas, ... Karar sayılı dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... hukuk Dairesi 22/04/2025 tarih, ... esas, .... karar sayılı ilamı ile, " ..6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçeleri ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, dosya mahkememize gönderilmiş ve eldeki esası almıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM .... HD'nin ... esas, .... karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça, davacı iş sahibi tarafından üretim yapılmak üzere davalı yükleniciye verilen bir kısım pvc kalıplarının ticari ilişkinin sona ermesine rağmen geri iade edilmedikleri belirtilerek, bu kalıpların bedeline ilişkin 3 adet fatura bedeli 27.529,11 TL ile 289,35 TL noter masrafı toplamı 27.818,46 TL'nin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş davalı tarafça ise, irsaliyeli faturalardan anlaşılacağı üzere söz konusu kalıpların davacıya iade edilmiş olduğu belirtilerek, davanın reddi savunulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.

İstinaf ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasında 2012 yılına başlayan ticari ilişki kapsamında dava dilekçesinde yazılı olan KDV dahil toplam 27.529,11 TL bedelli 3 adet faturaya konu kalıpların zilyetliğinin davacı şirket tarafından üretim yapılmak üzere davalıya teslim edildiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılında sona ermesinden sonra bu kalıpların davacı tarafça geri istendiği, Gelir İdaresi Başkanlığından dosya arasına gelen BA-BS formlarından da anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013-2014 yıllarında da devam ettiği, davalı tarafça işin başında üretilen ve bedelleri tahsil edilen kalıpların kendi atölyesinde kullanılarak davacıya pvc doğrama imalatı yapıldığı, buna göre taraflar arasındaki bu sözleşme ilişkisi kapsamında sipariş verildikçe imalat yapılması için davalı zilyetliğinde bırakıldığı anlaşılan kalıpların davacıya iade edildiğini ispat yükünün davalıda bulunduğu, bu doğrultuda, teslim hukuki işlem değil hukuki fiil olduğundan kural olarak tanık dahil her tür kanıtla ispat edilebileceği anlaşılmış olup, bu kapsamda mahkememizce istinaf sonrası devam eden yargılamada davalı vekiline üzerine düşen ispat yükü kapsamında dava konusu kalıpların davacıya teslim olgusunu ispata yarar tanıklarını ve başkaca delillerini sunması hususunda 27/05/2025 tarihli tensip zaptı ile süre verilmiş ancak davalı tarafın buna ilişkin bir delil bildirmediği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davalı tarafa cevap dilekçesinde deliller kısmında yemin delilini de belirtmesi sebebiyle yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu hatırlatılmış, davalı tarafın sunduğu yemin metninin davacı şirket yetkilisine tebliği sağlanmış olup, davacı şirket yetkilisinin yemini eda etmeye gelmesi ve dava konusu kalıpların davalı ...'a teslimi sonrası geri verilmediğine dair yemini eda etmesi sebebiyle davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Diğer davalı şirketi karşı açılan davanın ise, dava konusu kalıpların ve buna ilişkin faturaların düzenlenmesinden sonra kurulmuş olması kalıpların davacı ile davalı asıl arasındaki ticari ilişki kapsamında verildiğinin anlaşılması, davacı şirket yetkilisinin de yemninde davalı ... ile ticari ilişkisinin bulunduğunu diğer davalı şirket ile ticari ilişkisinin bulunmadığını belirtmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından bu davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere,

Davalı ... PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine,

Davalı ...'na karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,

-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 27.529,11-TL asıl alacak ve 147,07-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine, (davacının asıl alacak için de talep ettiği noter ihtarname masrafının yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına) - Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 1.890,55-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 478,59-TL peşin harcın mahsubu ile eksik bakiye 1.411,96-TL'nin davalı ...'ndan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 478,59-TL peşin harç ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 514,49-TL'nin davalı ...'ndan alınması ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça sarf edilen 1.247,45-TL yargılama giderinin (tebligat/ müzekkere posta masrafı, bilirkişi ücreti, noter ihtarname masrafı) kabul (% 98,75) red (%1,25) oranına göre hesaplanan 1.231,85-TL'nin davalı ...'ndan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı ... tarafından yapılan 110,90- TL yargılama giderinin kabul (% 98,75) red (%1,25) oranına göre hesaplanan 109,51-TL'nin davalı .....'ndan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise bu davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 27.676,18-TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı .... Plastik San. Ve Tic. A.ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 28.024,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

9.Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddilen tutar üzerinden hesaplanan 348,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

11.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog