T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/855 Esas - 2026/124
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
HAKİM .....
2......
3......
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından kullanılan ve davalı ... tarafından diğer davalı ...'a ait ... plakalı aracın 15.03.2025 tarihinde müvekkili şirkete ait ...plakalı araca çarpması sonucu hasar oluştuğunu, tarafların tacir olduğunu, görevli mahkemelerin Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek ... plakalı aracın taksi işetme ruhsatının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 5.000 TL değer kaybının, tarafların tümünün tacir olması nedeniyle, dava tarihinden işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yanca usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap verilmemiştir, Dava, 15/03/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle 5.000 TL değer kaybının dava tarihinden işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,
TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda; davanın tarafları arasında TTK'da düzenlenen mutlak ticari davanın bulunmaması, ..... 'nin 23/02/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın 2007/12362 sayılı ... Kararı gereğince esnaf ve tacir ayrımı yönünden aranılan kriterlere göre incelenmesi neticesinde mükellefin işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşıldığından faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, davalı ...'ın 2019 yılında işi terk ettiği, davalı ... için ..... yazılan yazı cevabında ise ,beyan edilen iş yerinden muhtar beyanına göre davalının ,belirtilen adreste ikamet etmediği gibi ,belirtilen adreste aktif ticari faaliyetinin bulunmadığı , yine ..... 'nün 23/02/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ..... 'nün 23/02/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ...'nün 23/02/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, anlaşılarak, her dava dava tarihindeki durum ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre dava tarihi itibari ile davalıların tacir olmadığı gibi davanın TTK 'da sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı ,davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ..... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3.Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2026 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim.....
(e-imzalıdır)