Esas No
E. 2024/589
Karar No
K. 2026/165
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/589 Esas
KARAR NO: 2026/165
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2024
KARAR TARİHİ: 16/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ..... Sigorta Kooperatifi acentesi olup, sigorta ve danışmanlık hizmetlerini yürütmekte olduğunu, müvekkili Şirketin 2024 yılı 15 Ocak tarihinden başlamak üzere davalı şirkete ait 37 araca ...... Sigorta’dan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 37 Aracın toplam sigorta poliçe bedelinin 1.280.209,75-TL olduğunu, sigorta şirketi ile yapılan görüşme sonucunda şirket ödemelerin her ayın 15'inde olmak üzere 10 taksitte yapılmasının kabul edildiğini, sigorta başlangıç tarihi olan 15/01/2024 tarihinde ilk taksitin ödenmesi gündeme geldiğinde davalı .... Muhasebesi, yetkililerinin “ hesaplarının an itibari ile uygun olmadığını, kredi kartlarının hesap kesim tarihinden sonra ancak ödeme yapabileceklerini” ifade etmeleri üzerine geçmişten gelen ticari güven nedeniyle müvekkili şirketin, davalı......'un ..... Sigorta’ya olan prim borcunun ilk taksitini ödediğini, davalının ise 24/01/2024 tarihinde müvekkili şirkete bu meblağı ödediğini, şubat ayı taksiti ödeme tarihi geldiğinde müvekkili şirket yetkilisi .....'ın gerek telefonla gerekse de .... mesajları ile sürekli olarak davalı muhasebe yetkilisi ......’ı arayıp Şubat ayı ödemesinin yapılmasını takip ettiğini, ödeme yapmak için 19 Şubat’tan itibaren müvekkilini oyalayan ....'ın , 12 Mart tarihli mesajında Cuma günü (yani 15 Mart günü) ödeme yapacaklarını bildirdiği halde ödeme yapılmadığını, 5 Nisan tarihli mesajında ise “kart ayarlıyoruz“ diyerek ödeme için borç tutarı kadar limiti olan kredi kartı araştırdıklarını beyan ettiklerini, davalının ödeme yapacağına dair beyanları üzerine sigorta şirketinin poliçeleri iptal etmemesi gayesiyle 123.026,82-TL olan Şubat ayı taksiti de müvekkili şirket tarafından Sigorta Şirketine ödendiğini, Şubat taksitinin de Sigorta Şirketine müvekkili şirket tarafından ödenmesi sonrasında alacağın tahsili için taraflar arasındaki yazışmalar süregeldiğini ancak davalının sürekli oyalayarak, ödeme yapmaktan kaçındığını, Mart ayı ödemesinin de yapılmamış olması nedeni ile sigorta şirketi poliçelerinin iptal edildiğini, iptal tarihine kadar olan süre karşılığı 89.644,40-TL poliçe tutarını da müvekkili şirketten tahsil ettiğini, davalının ödeme yapmaması ve hiçbir şekilde ödemeye yanaşmaması üzerine müvekkili şirketin, davalı adına Sigorta Şirketine yaptığı ödemelere ilişkin 29/04/2024 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkili tarafından gönderilen ödeme emrine davalı tarafından, borca, işlemiş ve işleyecek faize ve fer'ilerine itiraz ile borcun inkar edildiğini, toplam 1.280.209,75-TL. olan prim borcunun 1/10 u tutarı olan 128.021,02-TL. ilk taksit olarak müvekkili şirket tarafından .....Sigorta’ya ödendiğini, davalının da bu borcunu 24 Ocak tarihinde müvekkili şirkete ödediğini, davalının gerçeklere ve hukuka aykırı olarak borcunu inkar ettiğini ve ödeme emrine itiraz ettiğini, taraflarınca 29/05/2024 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sürecinin anlaşamama şeklinde sona erdiğini beyanla, davalının Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... sayılı dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının iddialarının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, şöyle ki; müvekkili şirket ile davacı arasındaki kasko sigorta poliçesi işinin daha öncesine dayanmakta olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu araçlarını kasko sigorta poliçesi ile sigortalatmak istediğini, bu durum üzerine davacı acente şirketinin ilk önce müvekkili şirkete ait araçları ''..... Sigorta Anonim Şirketi'' şirketi kapsamında kasko sigorta poliçesi yaptırmış olduğunu, müvekkile şirketin, araçlarının ..... Sigorta kasko poliçesi kapsamında bulunduğu zaman ödemelerini yaptığını, yani müvekkili şirketin araçlarının, 2023 yılı içerisinde ilk önce .... Sigorta ile kaskolandığını, sonrasında medyadan da duyulduğu üzere ...... Sigorta şirketine, ..... tarafından el konulduğunu, tüm kasko poliçelerinin iptal edildiğini, el koyma ile birlikte kasko poliçeleri iptal edildiği gibi müvekkili şirketin daha önce ödemiş olduğu kasko bedelinin taraflarına ödenmediğini, söz konusu kasko poliçesinin iptal olunmasında müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, ancak davacı acente ile .... Sigorta'nın, müvekkiline iade edilmesi gereken kasko sigorta poliçe bedelinden Ticaret Kanunu gereği müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının, müvekkilil şirketin .......Sigorta zamanından kalan zararını karşılamadığını, sonrasında müvekkiline ait araçları ..... Sigorta kapsamında kasko poliçesi yaptırdığını, ilk taksitin müvekkili tarafından ödendiğini, kalan taksitlerin de ...... Sigorta döneminde oluşan zararla mahsuplaşıldığını, müvekkiline ait araçların 2023 yılı ve 2024 yılı kasko poliçe şirketlerine bakıldığında ve yapılan ödemeler kıyaslandığında müvekkilinin davacı acenteye borcunun bulunmadığının anlaşılacağını beyanla, davanın reddine, aksi halde davacı acentenin ilk kasko yaptırdığı ....... Sigorta'ya daha sonrasında el konulduğu ve sigorta poliçeleri iptal olduğu, müvekkilinin burada zararı oluştuğu, davacı acentenin ilk önce ...... Sigorta şirketine araçları kaskolattığını dava dilekçesinde kabul ettiğini, oluşan zarardan davacının acente olarak sorumluluğu olduğu gözetildiğinde kabul etmemekle birlikte davacının iddia ettiği ödeme ile müvekkili şirketin oluşan zararın mahsuplaşılmasına, en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

12/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda: "1. Dosya kapsamına göre Sigorta Acentesi davacı .... Sigörta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. aracılığıyla davalı ..... Türizm Ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'ne ait 37 araç için sigörta şirketi ..... Sigorta’dan Genişletilmiş Kaskö Sigorta Poliçesi düzenlendiği,

2.Davacı Sigorta acentesi toplam 1.280.209,75-TL pöliçe prim börcünün ilk taksiti olan 128.021,02 TL tütarı davalı sigörtalı adına 15.01.20224 tarihinde sigörta şirketine ödediği, sigortalı tarafından 24.01.2024 tarihinde poliçe prim borcunun ilk taksiti olan 128.021,02 TL davacı Sigorta acentesine ödendiği,

3.Davacı sigorta şirketi tarafından filo kasko poliçe taksit tütarı 123.026,82 TL sigorta şirketine 15.03.2024 ödendiği, devam eden süreçte poliçe primlerinin düzenli ödenmemesi gerekçesiyle sigorta poliçeleri iptal edildiği, poliçe iptallerinden kaynaklı davacı acentenin sigorta şirketine davalı tarafa ait filo kasko poliçelerinden iptal sonrası 89.644,40 TL prim borcu oluştuğu ve davacı tarafından sigorta şirketine ödendiği,

4.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 5684 Sayılı Sigörtacılık Kanunu ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanünü ilgili hükümleri gereği Sigorta Poliçelerinden kaynaklanan tazminat ödeme yükümlülüğü sigorta şirketinde ,poliçe primi ödeme borcu sigorta ettiren/sigortalı tarafından yapılacağı düzenlendiği, sigorta Acentesinin sigorta şirketi ile sigorta ettiren/sigortalı arasında sigorta şirketi adına poliçe tanzim için aracılık eden kişi olarak tanımlandığı,

5.Davacı sigorta acentesi tarafından Bakırköy ..... icra Dairesi ..... E dosyası ile asıl alacak 212.671,22 TL olarak takip başlatıldığı, davalının itirazı neticesi takibin durduğu anlaşılmaktadır." şeklinde görüş bildirilmiştir. 14/12/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda: "1-) Davacı ve Davalının 2023 ve 2024 yıllarına Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,

2.) Davacı yan tarafından icra takibine konu edilen 123.026,82 TL’nin, davalı yan adına Davacı şirket yetkilisi İbrahim Erdoğan Kızıltaş tarafından 15/03/2024 tarihinde Atlas Sigortaya ödenmiş olduğuna dair dosyaya Kredi Kartı ile Cari hesap ödeme formu sunulmuş olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde bu ödemeye ilişkin muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu,

3.) Davacı yan tarafından icra takibine konu edilen 89.644,40 TL’nin davalı yan adına Davacı şirket yetkilisi İbrahim ..... tarafından 26/04/2024 tarihinde ...... Sigortaya ödenmiş olduğuna dair dosyaya Kredi Kartı ile Cari hesap ödeme formu sunulmuş olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde bu ödemeye ilişkin muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu,

4.) Davalı ticari defterlerinde ..... Sigortaya (davalı beyanında ..... Sigorta’ya) ödenmiş olduğu belirtilen 88.750 +10.000 = 98.750 TL ödeme için davacı yana borç kaydedilmiş olduğu, 83.301,87 TL ve 92.303,21 TL olmak üzere toplam 175.605,08 TL ödeme için ..... SİGORTA cari hesabının borçlandırılmış olduğu, anlaşıldığı kadarıyla davalı yan tarafından Mellce Sigortaya (Davalı beyanında ..... Sigorta’ya) ödenmiş toplam (175.605,08 TL+98.750,-TL) 274.355,08 TL’nin davacının alacağından mahsubu talebi olduğu anlaşılmakta olduğu,

5.) Sigortacılık yönünden TTK ilgili hükümleri gereği Sigorta Poliçelerinden kaynaklanan tazminat ödeme yükümlülüğü sigorta şirketinde, poliçe primi ödeme borcu sigorta ettiren/sigortalı tarafından yapılacağı düzenlendiği, sigortalı/sigorta ettiren poliçe prim iadesini mahsuben sigorta aracısından talep edemeyeceği kanaatine varılmaktadır. Takdir sayın mahkemenindir.

6.) Davacı yan tarafından davalı yana Noter kanalı ile gönderilmiş bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Tarafların whatsapp yazışmalarında, davacı yan tarafından davalı yan adına yapılmış ödemelerin ödeme yapıldıktan sonra da davalı yandan talep edildiği görülmekte olduğu, 15.04.2024 tarihinde de davalı yandan icra takibine konu edilen toplam 212.671,22 TL’nin ödenmesi için talepte bulunulduğu görülmekte olduğu,

7.) Davacı yan 29/04/2024 tarihli icra takibine konu ettiği 212.671,22 TL’nin 15.03.2024 tarihli ödeme olan 123.026,82 TL’si için 6.795,13 TL Ticari temerrüt faiz oranları üzerinden işlemiş faiz talep etmiş olduğu, 123.026,82 TL için bu tutarın ödeme tarihi olan 15.03.2024 tarihinden tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmış olup işlemiş faiz 7.280,49 TL olarak hesaplanmış olduğu, ancak, davacı yan tarafından 6.795,13 TL işlemiş faiz talep edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,

8.) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %48 ve değişen oranlarda ticari temettü faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin mahkemenize ait olduğu, " şeklinde görüş bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafın, davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takip dosyası ile 212.671,22 TL asıl alacak ve 6.795,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 219.466,35 TL‬ üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 219.466,35 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla; davacı taraf davalıya ait 37 adet araç için Atlas Sigorta’dan düzenlenen kasko sigorta poliçelerinin taksitlerinin her ayın 15'inde olmak üzere 10 taksitte yapılmasının kararlaştırıldığını, ilk taksit olan ocak taksitinin davalı adına ödendiğini ve davalının da geç de olsa ödemeyi davacıya yaptığını ancak şubat ayı ödemesinin yine davalı adına davacı tarafından yapılmasına karşın şubat ayı taksitinin davalı tarafından ödenmediğini, mart ayı taksitinin de ödenmediğini, bu nedenle sigorta şirketinin poliçelerinin iptal edildiğini, iptal tarihine kadar olan süre karşılığı 89.644,40 TL poliçe tutarının da davacıdan şirketten tahsil edildiği belirtilerek söz konusu tahsil edilen bu bedelin ve davalı adına ödenen şubat ayı taksiti olan 123.026,82 TL'nin davalıdan tahsili için takip başlatıldığını ancak davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, davacının daha önce söz konusu araçların 2023 yılında ...... sigorta ile sigortaladığını ancak gri sigortaya .....'nın el koymsaı nedeniyle poliçelerin iptal edildiğini ve poliçe bedellerinin davalıya geri ödenmediğini, iade edilmesi gereken poliçe bedellerinden davacının da sorumluluğunun bulunduğunu belirterek bu bedellerin daha sonra sigorta yapılan gri sigorta için yapılacak ödemelere sayılacağına ilişkin mapsuplaşmaya dair anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılması sağlanmış olup, buna göre sigorta acentesi olan davacı ..... Sigörta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. aracılığıyla davalıya ait 37 araç için ..... Sigorta’dan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlediği, 37 aracın toplam sigorta poliçe prim bedelinin 1.280.209,75-TL olduğu, ödemelerin her ayın 15'inde ve 10 taksitte yapılmasının kararlaştırıldığı, davacının toplam 1.280.209,75-TL poliçe prim borcunun ilk taksiti olan 128.021,02 TL'yi davalı adına 15.01.20224 tarihinde sigorta şirketine ödediği, davalı tarafından

24.01.2024 tarihinde poliçe prim borcunun ilk taksiti olan 128.021,02 TL'nin davacıya sunulan dekont suretinden anlaşıldığı üzere ödendiği, devam eden süreçte davacı tarafından poliçe taksit tutarı 123.026,82 TL'nin de sigorta şirketine

15.03.2024 tarihinde ödendiği, devam eden süreçte pöliçe primlerinin düzenli ödenmemesi gerekçesiyle sigorta poliçelerinin iptal edildiği, poliçe iptallerinden kaynaklı davacı acentenin sigorta şirketine

davalı tarafa ait filo kasko poliçelerinden iptal sonrası 89.644,40 TL prim borcu oluştuğu ve davacı tarafından sigorta şirketine ödendiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında davacının bu ödemeleri yönünden kayıt bulunmadığı buna dair kredi kartı ile cari hesap ödeme formlarının sunulduğu anlaşılmış, davalının kayıtlarına göre ise, davalı yan tarafından davacı yana 11.08.2023 tarihinde İş Bankası ile 88.750-TL ve 26.09.2023 tarihinde 10.000 TL olmak üzere 2023 yılında toplam

98.750,-TL ödeme yapılmış olduğu, bu tutar alacağın ..... VE .... A.Ş. hesabına virman yapılarak kapatılmış olduğu, iddia edildiği şekilde gri sigorta yönünden bir kaydın bulunmadığı, mellce sigortaya dair kayıtların bulunduğu ve mellce sigortaya ödenmiş olduğu belirtilen 98.750 TL ödeme için davacı yana borç kaydedilmiş olduğu, mellce sigortaya ödenmiş olduğu belirtilen 88.750 +10.000 = 98.750 TL ödeme için davacı yana borç kaydedilmiş olduğu, 83.301,87 TL ve 92.303,21 TL olmak üzere toplam 175.605,08 TL ödeme için .... SİGORTA cari hesabının borçlandırılmış olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca davalı yan ticari defterlerine göre, davacı yana aynı zamanda 24.01.2024 tarihinde

128.021,02 TL daha ödeme yapılmış olduğu, bu tutar kadar davacı yan avans hesabına borç kaydedilmiş olduğu ve davalı yan tarafından aynı zamanda 320 01 E015 no.lu hesapta sigorta poliçelerine istinaden

01.04.2024 tarihinde 1.247.843,14 TL davacı lehine alacak kaydı yapmış olduğu tespit edilmiştir.

Davalının dava konusu araçlar için daha önce sigorta yaptırılan gri sigortaya yapılan ödemelerin davacı tarafından geri verilmesi gerektiği bundan davacının da sorumlu olduğu ve bu geri verilmeyen ödemelerin davacının talep ettiği atlas sigrtaya ödenecek olan kalan tasitlere mahsuplaşılarak sayılacağı yönünde anlaşmaya varıldığını belirttiği görülmüşse de, davacının bu yöndeki bin mahsuplaşma anlaşmasını/ilişkisini kabul etmediği, davalının bunun varlığına dair dosyaya yazılı kesin delil sunmadığı, davacının acente sıfatı ile sigorta sözleşmelerine aracılık yapmakla yükümlü bulunduğu, sigortalının sigorta şirketi ile olan prim ödemesi/iadesi noktasındaki sigortacılık hukukundan doğan ilişkisinde sorumluluk durumunun söz konusu olmadığı, davalının prim iadelerini davacıdan geri isteyemeyeceği ve kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda da iddiaları ile uyumlu dayanak/kayıtlı bulunmadığı anlaşıldığından davalının, davacının aracılık ettiği atlas sigortaya ödenmeyen şubat ayı prim borcu olan 123.026,82 TL'yi ve poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle davacıdan tahsil edildiği anlaşılan 89.644,40 TL'yi davacıya ödemesi gerektiği anlaşıldığından takibin bu bedellerin toplamı olan asıl alacak miktarı üzerinden devamına karar verilmiştir.

Davacının takipti işlemiş faiz talebinde de bulunduğu görülmüş ise de, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 526. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümlerine dayandığı, 6098 sayılı TBK'nin 117. maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin düzenlendiği, dosyanın incelenmesinde davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediği anlaşıldığından davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

- Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 212.671,22-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine, - Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 14.527,57- TL karar harcının daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 2.650,61- TL peşin harçtan mahsubu ile 11.876,96 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.650,61- TL peşin harç olmak üzere toplam 3.078,21-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.795,13-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafça sarf edilen 15.109,00-TL yargılama giderinin kabul (%96,90) red (%3,10) oranına göre hesaplanan 14.640,62-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

7.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 3.488,40- TL'nin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8.Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2026 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog