11. Hukuk Dairesi 2025/2015 E. , 2025/7570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.20 16... /9064 sayılı
Bakanlar kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen ... kapsamında çıkartılan 6 67... sayılı KHK'lar gereğince kapatılan ve tüm malvarlığı hazineye devredilen ... Yayım ve Dağ. Paz. ve Müt. Hiz. Tic. Ltd. Şti hakkında 07.03.2017 tarihli ve ... sayılı değerlendirme neticesinde söz konusu şirketin Mart 2016 döneminde yaptığı sermaye azaltım işleminin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu şirketin 16.03.2016 tarihli ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanında 2.500.000 TL olan şirket sermayesinin 1.700.000,00 TL azaltılarak 800.000,00 TL'ye indirilmesine karar verildiğini,söz konusu şirketlerin sermaye azaltım işlemlerinin muvazaalı olduğunun Vergi Müfettişi ... tarafından düzenlenen raporda tespit edildiğini, bu nedenle hem Kars ilinde bulunan şirketlerin hem de dava konusu olan şirketin sermaye azaltım işlemlerinin FETÖ/PYD tarafından gelen talimatlar doğrultusunda gerçekleştiği kanaatine varıldığını ileri sürerek ... Yayım ve Dağ. Paz. ve Müt. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin 2016'da gerçekleştirildiği sermaye azaltım bedeli olan 1.700,000,00 TL'nin davalı şirket ortaklarından hisseleri oranında (... % 50, ... %30, ... %10) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde;vergi müfettişi raporuna dayalı olarak sermaye azaltım bedelinin yasal faizi ile birlikte istenmesinin haklı bir gerekçesinin olmadığını, zikredilen raporun gerçeği yansıtmadığını, sermaye azaltımının gerçekleşmediğini, sermaye azaltımı için gerekli yasal şartların oluşmadığını, bu sebeple muvazaa iddiasının da dayanaksız kaldığını savunarak davanın reddini istemişlerdir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan evraklar ve bilirkişi heyeti kök ve ek raporuyla da sabit olduğu üzere davalıların muvazaalı bir işlemlerinin olmadığı ve bu nedenle davacıya karşı bir sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı itibariyle dava dışı şirketin sermaye azaltımına gitmediği, bu yönde şirket nezdinde karar alınarak alacaklılara çağrı yapılmış ise de gerekli prosedürün tamamlanmadığı, işlemin sonuçlandırılmadığı ve sermaye azaltımının gerçekleştirilmediğindan davacı Hazine vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ün 13/(4) maddesi uyarınca; maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda yukarıda yazılı amir mevzuat hükmüne aykırılık oluşturacak şekilde, dava tamamen reddedildiği halde davalılar yararına maktu yerine nispi tarife hükümleri uygulanarak vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, KHK ile Hazineye devredilen şirket mal varlığının usulsüz sermaye azaltımı yapılmak suretiyle azaltılıp Hazinenin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı şirket ortaklarından tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.