11. Hukuk Dairesi 2025/2390 E. , 2025/7571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 09.06.2015 tarihinde imzalanan “...” ile davacının, ...da ...Şubesini açmaya hak kazandığını, sözleşmenin 6.1. maddesine göre ... alanın, sözleşmenin 1 numaralı ekinde listesi verilen malzemeleri, ... verenden almakla yükümlü kılındığını, sözleşmenin 3.7. maddesinde ... verenin ... alanın üretim ihtiyacı olan ürünleri ... alana ait işletmeye teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının 220.000,00 TL civarındaki yatırımıyla işletmenin faaliyete başladığını, işletmenin ruhsatı için başvurduğu belediye tarafından ... sözleşmesi ve hamuru üreten yerin GSM ruhsatı ile gıda sicil belgesinin istendiğini, durumu bildirdiği davalının, belediye ile görüşeceğini ve kısa bir süre beklemesinin beyan edildiğini, ancak belgelerin davalı tarafından 6 ay boyunca ibraz edilmediğini, keşide edilen ... 6. Noterliği'nin 18.12.2015 tarihli ihtarname ile durumun davalıya bildirildiğini, ihtarnameyi alan davalı tarafından davacıya hamur gönderilmediğini, pizza unu vermeyi denediğini, ancak davacının bu durumu hijyenik ortam bulunmaması nedeniyle kabul etmediğini, davalının sözleşme ile yüklendiği hamur temin görevini ifa etmemesi sonucu, davacı tarafından pizza imalatı ve satışı yapılmadığını, zarara uğradığını, sözleşmeye uymayan davalıya keşide edilen 05.01.2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca imza tarihinden itibaren 5 yıl süreyle yürürlükte kalacak olan sözleşmenin 7 ay sürdüğünü, davacının 4 yıl 5 ay elde etmesi muhtemel kârının yani müspet zararının davacı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek davalının sözleşmeye aykırı davrandığının tespitine, sözleşmenin davalının kusuru nedeni ile süresinden önce feshedilmesi sebebiyle sözleşme devam etseydi davacının elde edeceği kazanç için dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 5.000,00 TL tazminatın ve davacının sözleşme sebebiyle yaptığı yatırımlar ve zararı için dava tarihinden itibaren ticari faizi ile 500,00 TL tazminatın uzman bilirkişi incelemesi sonrasında artırılmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; yaptığı yatırımlar ve zararı için talep ettiği 500,00 TL tazminatı 93.744,78 TL artırmış, 96.244,78 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini istemiştir. 2.Karşı davada davacı vekili karşı dava dilekçesinde; sözleşmenin 6.1. maddesiyle ile ... alanın her ay ... verenden KDV hariç 7.5000,00 TL tutarında malzeme satın almayı taahhüt ettiğini, 7.1 maddesiyle ise taraflardan herhangi birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi halinde, sözleşmeye uyulması yönünde 7 günlük süre verileceğinin, süreye rağmen sözleşmeye uyulmaması halinde sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh edebileceğinin, sözleşmenin bu yolla fesih edilmesi halinde fesheden tarafın tazminat talep etme hakkının saklı olduğunun, sözleşmenin ... veren tarafından haklı sebeple veya ... alan tarafından haksız feshedilmesi halinde, ... verenin alacak ve tazminat taleplerinden ayrı olarak ... alanın 10.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olacağının kararlaştırıldığını, davacının sözleşmenin başından itibaren gereksiz ve fazla harcama yapması, pazar günleri iş yerini kapatması, reklam yapmaması, müvekkilden alınan ürünlerin bedelini geç ödemeye başlaması, pizza toz karışımını almaktan imtina ederek sözleşme şartlarını ihlal etmesini üzerine müvekkili tarafından keşide edilen 25.12.2015 tarihli ihtarname ile 7 gün içerisinde ihtarname içerinde belirtilen hususların yerine getirilmesi, markanın itibarını olumsuz etkileyecek davranışlardan uzak durulması, aksi halde sözleşmenin feshedileceği ve sözleşme gereği cezai şartın talep edileceğinin ihtar edildiğini, müvekkilinin iyiniyetlerine rağmen, 6 aydır satış yapmayan, sözleşme ile umduğu faydayı ve geliri elde edemeyen davacıya akdin feshine ve cezai şartın ödenmesine dair ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin sözleşme ile elde etmeyi umduğu hiç bir faydayı elde edemediğini ileri sürerek sözleşmenin 7.3. maddesi gereğince müvekkili tarafından haklı, karşı yan tarafından haksız olarak feshedilen sözleşme nedeniyle 10.000,00 USD cezai şart bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... markasının sahibi olduğunu, davacı ile 09.06.2015 tarihinde imzalanan ...'nin 4.14 maddesi ile, davacıya ...Şubesi işletmesinin açılmasına ve işletilmesine ilişkin tüm resmi ve özel başvuruların yapılması, gerekli her türlü izin ve ruhsatın alınması, sözleşme süresi boyunca tüm mevzuat hükümlerine uyulması ediminin yüklendiğini, izin ve ruhsatın alınamaması veya daha sonradan kaybedilmesi halinde ... alana sözleşmeyi fesih hakkı tanınmadığını, ... verene bu konularla ilgili hiç bir sorumluluk ve yükümlülük yüklenmediğini, davacının mülkiyeti kendisine ait olan işletmeye tamamen kendi isteğiyle çok abartılı masraflar yaptığını, müvekkilinin davacıya personel ve malzeme tedarikini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı reklam için gereken bütçeyi ayırmadığından istenilen ciroyu elde edemediğini, müvekkilinin kusurlu davranışları nedeniyle ruhsat alınamadığı iddiasının doğru olmadığını, davacının ihtarnamesi üzerine eksikliğin giderilerek davacıya söz konusu belgelerin gönderildiğini, ruhsat alınmaması için herhangi bir engelin kalmadığını, müvekkilinin hamur satışı için gerekli GSM ruhsatına sahip olduğuna dair beyanının olmadığını, bu belgenin fabrika statüsünde çalışıp soğuk hava deposu ve nakil araçlarına sahip işletmelere verildiğini, müvekkili tarafından herhangi bir taahhüt olmamasına rağmen ilk 6 ay boyunca davacıya hamur tedarik edildiğini, davacının ihtarname sonrasında ruhsatsız hamur satışı yaptığı iddiasıyla müvekkilini şikayet ile tehdit etmesi üzerine, hamur verilmesinin bırakıldığını, davacının pizza hamuru yapmak için işletmede tüm şartların mevcut olduğunu, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeni ile uğradığı zararları talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kısa sürede kâr elde edemeyince, ruhsat alımından vazgeçip fesih yoluna giderek zararı davalıya yüklemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Karşı davada karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.04.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre mahkemece istinaf kaldırma kararı öncesinde menfi zarar olarak belirlenen zarar kalemlerine ilişkin bu malzemelerin davacı-karşı davalıda kalan mali değere sahip ikinci el fiyatları tespit edilerek, tespit edilen miktara göre de tüm yapılan harcamalardan davacı karşı davalıda kalan ikinci el mali değeri bulunan malzemelerin ikinci el bedellerinin mahsup edildiği, davacı karşı davalının menfi zarar olarak liste halinde 96.244,78 TL harcama yaptığı, bu harcama miktarından davacı karşı davalıda kalan ve ikinci el mali değere sahip olan malzemelerin bedeli olan 34.144,00 TL'lik bedel mahsup edildiğinde, davacı karşı davalının menfi zarar istemine konu yapabileceği alacak miktarının 62.100,78 TL olduğu, her ne kadar davalı karşı davacı vekili pizza hazırlık malzemesi kapsamı içinde morello forni marka fırının da bulunduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamında pizza hazırlık malzemelerinin içerisinde böyle bir fırının bulunduğuna dair bir belirleme yapılmadığı, yine bu fırının pizza hazırlık malzemeleri içerisinde kaldığına yönelik bir bilgi ve delil sunulmadığı gerekçesiyle taraflar arasında düzenlenen 09.05.2015 tarihli Le Capri Pizza ... Sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshinin tespitine, davacının kanıtlanamayan kazanç kaybı talebinin reddine, karşı davacının kanıtlanamayan cezai şart tazminatı talebinin reddine, davacının 62.100,78 TL menfi zarar bedelinin 10.02.2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyanın makine mühendisi, mimar ve elektrik-elektronik mühendisinden oluşan uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek 04.04.2024 havale tarihli bilirkişi raporunun alındığı, işbu raporda davacıda kaldığı sabit olan işyerinde mevcut malların 05.01.2016 tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerlerinin toplam değerinin 34.144,00 TL olduğunun belirlendiği, her ne kadar istinafa gelen tarafça davacıda bulunan fatura celp edilmek ve incelenmek sureti ile morello forni marka pizza fırınının ikinci el rayiç bedelinin hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, yanlarca dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, davalı-karşı davacının iş bu fırının pizza hazırlık malzemeleri içerisinde kaldığına yönelik hususu kanıtlayamadığı, mahkemece verilen kararda söz konusu bedelin evvelce yapılan 96.244,78 TL tutarındaki menfi zarardan düşülmek suretiyle 62.100,78 TL olarak belirlenmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen 09.06.2015 tarihli "..."nin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinin, yoksun kalınan kazanç kaybı ve menfi zararın tazmini, karşı dava ise aynı sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi