Karar No
K. 2026/334
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/268

KARAR NO: 2026/334

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHK.

TARİHİ:08/10/2025

NUMARASI:2021/237 Esas - 2025/863 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 04/03/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, davalıya verildiği iddia olunan danışmanlık, müdürlük, koordinatörlük hizmeti nedeniyle oluşan hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 08/10/2025 tarih ve 2021/237 E. 2025/863 K. sayılı ilam ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından düzenlenen kesinleşme şerhinde, mahkeme ilamının taraf vekillerine 30/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 16/12/2025 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.

Davalı vekili Av. ...'e mahkeme ilamının 30.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği e-tebligat mazbatasında belirtilmiştir. Davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... tarafından 31.12.2025 havale ve 02.01.2026 dosyaya kayıt tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunulmuş ve davanın reddine dair karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme tarafından 12.01.2026 tarihli ek karar ile kararın davalı şirket vekili Av. ...'e 30/11/2025 tebliğ edildiği, davalı vekilinin vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma süresinin 16/12/2025 tarihinde bittiği tespitiyle istinaf talebinin reddine dair karar verilmiş ve iş bu ek karara yönelik 20.01.2026 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunulmuştur.Davalı vekili tarafından sunulan 20.01.2026 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme gerekçeli kararının Av. ...'e e-tebligat adresine 30.11.2025 tarihinde gönderildiğini ancak Av. ...'in, dosyayı vekil olarak takip etmeyip, yalnızca duruşmaya katılım amacıyla yetkilendirilmiş bir avukat olduğunu, 2021 yılından bu yana devam eden yargılamada yalnızca 3 duruşmaya girdiğini ve girdiği son duruşma tarihinin de 10.05.2023 olduğunu, bu bakımdan dosyayı vekil olarak takip etmeyen, 10.05.2023 tarihinden sonra duruşmaya dahi girmeyen Av. ...' e yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, esasa ilişkin olarak ise;

HMK 31.md.'nın uygulanmayarak davacı taleplerinin açıklattırılmadığını, derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, alacağın muaccel olduğu ya da teknik danışmanlık hizmeti verildiğinin ispatlanamadığını, ispatlayamadığını, buna ilişkin bir belgenin sunulmadığını, bilirkişi kök ve ek raporları arasında çelişkiler bulunduğunu ve bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme ve Değerlendirme:11.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile Av. ... ve Av. ... davalı vekilİ olarak yetkili kılınmıştır.Davalı vekili ve yetki belgesi veren Av. ... tarafından düzenlenen 09.03.2022 tarihli yetki belgesinde ise, Av. ...'in yetkili kılınan avukat olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. İş bu yetki belgesinde ''..: Tevkile yetkili bulunduğum müvekkilimin leyh aleyhinde açılmış dava ve takipler ile müvekkilimin de başkaları aleyhinde açacağı dava takiplerden dolayı T.C. mahkemeleri, icra daireleri, resmi mercilerde dava ve takiplerden dolayı vekaletname kapsamındaki diğer yetkiler dahil olmak üzere özellikle sulh ve ibraya ahzu kabza, davadan ve temyizden feragate, feragatı davayı kabule veya redde, temyizden feragatı kabule, tevkil olunanı azletmeye, icra satışlarına girmeye, ihtar protesto çekmeye, mal beyanında bulunmaya, icabında bu yetkilerin bir bölümü veya tamamı ile başkalarını vekil ve azle yetki verilmiştir. '' yer almaktadır. Bilindiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Birden fazla vekille temsil halinde bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Yine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56/5 maddesine göre, avukatlar veya avukatlık ortaklığı başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekaletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu yetki belgesi vekaletname hükmündedir. Nitekim Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin 2024/2772 E. 2024/5584 K. Sayılı ilamı uyuşmazlığa emsal mahiyette olup, ''...Dosya kapsamından; davacı ...'in Kars ... Noterliğince düzenlenen 19.09.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletname ile Avukatlar ..., ... ve ...'ı tevkile yetkili olarak vekil tayin ettiği, davacı vekili Avukat ... tarafından vekâletname yerine geçmek üzere sunulan 11.11.2020 havale tarihli yetki belgesi ile Avukat ...'nun süre, tarih ve yetki sınırlaması olmaksızın tevkil edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli ve 2019/268 E., 2021/163 K. sayılı gerekçeli kararının davacının yetkili vekili Avukat ... tarafından 21.02.2022 tarihinde elektronik olarak usulüne uygun tebellüğ edildiği, gerekçeli kararın 2 haftalık istinaf yolu süresi geçtikten sonra 24.03.2022 tarihinde davacı vekili Avukat ... tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili Avukat ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.'' tespiti yer almaktadır.Somut davada, yetki belgesiyle yetkilendirilen ve ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada duruşmalara ( 09.03.2022, 01.03.2013 ve 10.05.2023 tarihli oturumlar) katıldığı görülen, gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı tarih itibariyle yetki belgesi/vekalet ilişkisinin sonlandırıldığına veya belgenin sınırlı süreli temsil için verildiği hususunda bilgi/belge de sunulmayan vekile hükmün tebliği ile kararın kesinleştirilmiş olması yerinde olup, kesinleşmiş mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.

İş bu nedenle,

İlk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı,verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin ileri sürmüş olduğu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru talebinin esastan reddi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 17.742,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.010,00 TL harcının davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

3.İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog