T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2106
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/10/2024
NUMARASI : 2023/301 Esas - 2024/542 Karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı müflis şirkette uzun yılları çalıştığını ve iflas nedeniyle kazanılmış haklarını alamadığını, iflas masasınca taleplerinin reddedildiğini beyan ederek, kazanılmış ve ödenmemiş haklarının tespit edilerek iflas dosyasından ödenmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile,
1.Davacının brüt 62.904,09 TL kıdem tazminatı, 10.080,00 TL brüt ihbar tazminatı ve 36.000,00 TL net yıllık izin ücret alacağının Kocaeli İcra İflas Müdürlüğünün 2021/9 iflas numaralı dosyasına kayıt ve kabulüne, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan işlemlerin tamamının usul yönünden eksik ve hatalı olduğunu, mahkeme kararının, eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, kararın birçok yönden kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça gerekli harcın ikmalinin de yapılmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarını da ödenmediğini, davacının çalıştığı dönem boyunca yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını, davacıya şirket tarafından kıdem ihbar tazminatı bordrosunun verilmiş olduğu, mahkeme dosyasına daha önceki aşamalarda sunulduğunu, Saryapı İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin usule ilişkin tüm itirazlarının da haksız olduğunu, her aşamada tebliğ işlemlerinin usulüne uygun şekilde yapıldığını ve davacının davalıdan hükmedilen alacaklar yönünden alacağının bulunduğunun açık olduğunu, davacının 2016 yılından beri alacaklarının ödenmemesi nedeni ile fazlasıyla mağduriyet yaşadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarih, 2023/301 Esas - 2024/542 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kayıt kabul istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı nezdinde çalışmakta iken iş akdinin fesih edildiğinden davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücretli yıllık izin alacağının bulunduğunu, bu hususta davalı tarafça davacıya imzalı bordro verildiğini, ancak bu aşamada davalının iflas etmesi nedeniyle alacaklarının ödenmediğinden anılan alacaklar için iflas idaresine kayıt talebinde bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini belirterek eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine Dairemizin 2023/885 esas 2023/887 karar sayılı ilamı ile “…Mahkemece yapılması gereken iş, ilgili İflas dosyası hakkında İcra Müdürlüğü ile gerekli yazışmaların yapılması suretiyle iflas masasının kim tarafından temsil edildiğinin saptanması, bundan sonra da işin esasına girilmesidir. Ayrıca usul hükümlerinin hak arama hürriyetinin önüne geçecek şekilde aşırı şekilci bir yaklaşımla uygulanması doğru değildir.Buna aykırı olacak şekilde mahkemece, davacı tarafa verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmediği nedeniyle HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…” gerekçesiyle kaldırılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını 2004 sayılı İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Bu davada, iflas idaresi müflis şirketi temsilen hasım konumundadır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, ticaret mahkemesinin görevli olması ve 2004 sayılı İİK'nın 235/3 maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır. Diğer yandan, genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür.
Öğreti ve uygulamada genel kabul gören tanımıyla dava konusu, davacının belirli bir vakıaya dayanarak hukuki talepte bulunmasıdır. Yargılama esnasında davanın konusunun ortadan kalkması hâlinde artık esas talep hakkında yargılama yapılmasına gerek kalmayacağından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E; Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, Ankara, 2002, s. 543).
Kayıt kabul davalarındaki esas talep, genel alacak davalarından farklı olmayıp, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğidir. Bu açıdan kayıt kabul isteği, alacak davalarının özel bir görünüm şeklidir ve niteliği gereği alacağın tahsiline ilişkin isteği de içeriğinde barındırır. 2004 sayılı İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3240 esas 2013/4731 karar sayılı ilamı). Yine kayıt kabul davalarında, kural olarak alacaklının iflas masasına kayıt kabul dilekçesindeki alacak kalemleri ve miktarıyla sınırlı olarak yargılama yapılması, iflas masasına kayıt ve kabulü istenen alacaktan başka bir alacağa ve kayıt kabulü talep edilen miktardan daha fazlasına hükmedilmemesi gerekir. Somut olayda; Davalı hakkında 09.11.2016 tarihinde iflas kararı verildiği, iflas işlemlerinin Kocaeli İflas Müdürlüğünün 2021/9 iflas sayılı dosyası ile devam ettiği görülmüştür.
Dosyaya sunulan SGK hizmet dökümlerine göre davacının müflis şirket nezdinde 10.01.2002 tarihinde çalışmaya başladığı ve en son iş akdinin 18.08.2016 tarihinde 04 kodu ile (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirmeden feshi gerekçesiyle kıdem tazminatına hak kazanır şekilde sona erdiği görülmüştür. Gerçekten de davacı tarafından dosyaya sunulan müflis şirketin kaşe ve imzasını içeren bordroya göre davacının davalıdan 62.904,09 TL brüt kıdem tazminatı, 10.080,00 TL brüt ihbar tazminat ve 30.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının olduğunun ve davacının son ücretinin 5.400,00 TL olduğunun yazıldığı, bu hususun müflis şirket tarafından da kabul edildiği, anılan belgede müflis şirketin imzalı kabulünün olduğu ve anılan bedellerin davacıya ödendiğine dair bir delil de sunulmadığından mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Mahkemece iflas müdürlüğünden müflis şirketin iflas idaresi üyelerinin sorulduğu ve dava dilekçesinin ve tensip zaptının temsilcilerin vekiline 05.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı gibi zaman aşımı definin de sunulmadığı, bu nedenle 6100 sayılı yasanın 357/1.maddesi gereği anılan definin istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından, ayrıca bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekecek olup (Yargıtay 6. HD'nin 17/01/2024 tarih, 2023/211 Esas ve 2024/205 Karar sayılı ilamı) dava açılışında maktu harçların da alındığı nazara alındığında bu istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi ..., hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3.Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*