T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat Talebi (TBK 470 vd. maddeleri uyarınca Eser Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: müvekkilinin otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve saygın bir müşteri kitlesine hitap eden bir işletme olduğunu, özel bir müşterisinin talebiyle zırh yaptırarak teslim etmek kaydıyla----- model aracı satın alıp, zırh yapılmak üzere bu konuda uzman olarak tanınan davalı şirkete 23/05/2017 tarihli sözleşme ile söz konusu aracın teslim edildiğini ve 24/07/2017 tarihinde ödemesinin yapıldığını, aracın zırhlama işi bitirilip teslim edildiğinde, tüm vasıflarını kaybedecek ölçüde ve sözleşmeye aykırı imalatlarla tanınmaz hale geldiğini, aracı müşterilerine teslim edemeyerek uhdelerinde kaldığını, durumu davalı tarafa bildirdiklerinde davalı tarafça zırhlama bedelinin iade edilerek aracın tekrar orijinal hale getirileceğinin beyan edildiğini, hatta geri ödemenin gerçekten yapıldığını, ancak davalı şirkete devam eden süreçte ulaşamadıklarını, aracın ilk orijinal haline getirilmediğini, bu nedenle dava açmak zorunda kaldıklarını, zararın giderilmesi adına aracın davalı tarafından kendilerine maliyeti olan 420.127,12 Euro+KDV tutardan alınmasını veya onarım ve finans maliyeti dahil takriben 200.000,00 Euro seçenekten birini ödeyerek gereğini ifa etmelerini belirterek davalı tarafından dava konusu araca verilen zararın giderilmesi amacıyla satışla veya onarımla ve satışla ortaya çıkacak zararın fazlasını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00 Euro'nun veya fiili tahsil tarihindeki döviz alım kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davaya konu aracın ------ seviyesinde zırhlanması talebiyle kendilerine başvurulduğunu, bu kapsamda zırhlama projesinin davacı ile paylaşıldığını, onaylanması üzerine sözleşmenin imzalanarak aynı gün aracın teslim alındığını, 60 gün sonra sertifikası ile beraber zırhlanmış olarak teslim edildiğini, aracın davacı tarafından teslim alındığını ve bir daha kendilerine getirilmediğini, firmalarının aynı şekilde sayısız zırhlama işi yaptığını ve herhangi bir uyuşmazlık yaşamadıklarını, davacının ayıp ihbarında bulunmadan bir kısım maddi sonuçlar ile karşı karşıya bırakılmak istendiğini, tespit davasında bilirkişinin hazırlamış olduğu raporun hiçbir teknik ve açıklayıcı değerlendirme içermediğini, davacının ayıp ihbarında bulunmadan, 3-4 ay sonra değişik iş dosyası üzerinden rapor tanzimini tercih ettiğini, hem o raporun, hem dilekçe tarihinden sonra düzenlenecek bir raporla tespit edilecek hususların, illiyet bağı kopmuş olduğundan davalı şirketle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bahse konu tespitlerin açık ayıp olduğunu ve bununla ilgili yasal süre içerisinde ihbarda bulunulmadığını, tespiti yapılan eksiklerin davalı kusurundan kaynaklı olduğunun ispatının davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafın İş Sahibi sıfatıyla davacının ise Yüklenici sıfatıyla taraflar arasında motorlu aracın kaplama sonucu zırhlı araç haline getirilmesine ilişkin TBK 470 vd. maddesi uyarınca Eser Sözleşmesi niteliğinde sözleşme akdedildiği, sözleşme uyarınca İş Sahibinin bedel ödemeyi Yüklenicinin ise edimi eksiksiz ve tamamlanmış bir şekilde teslimine ilişkin yükümlülük altına girdiği, taraflar arasında davaya konu edilen 24.05.2017 tarihli Araç Zırh Yapım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme bedelinin 80.000,00 USD + KDV olarak belirlendiği sözleşmeden kaynaklı yüklenicinin işi eksik ve ayıplı yaptığı gerekçesiyle ayıbın düzeltilmesi ve eksiklerin tamamlanması ile değer kaybı nedeniyle tazminat talebidir.
Uyuşmazlık; taraflar arasında yazılı olarak 23.05.2017 tarihli "Araç Zırh Yapım Sözleşmesi" başlıklı Eser Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafın İş Sahibi davalının ise Yüklenici olduğu, sözleşme bedelinin 80.000,00 USD + KDV olarak belirlendiği anlaşılmakla taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık sözleşme bedelinin ödenmesinden sonra araç üzerinde yapılan zırhlama işinin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı, işlemin yapılmasından sonra yüklenici tarafından aldığı bedelin tamamının iade edilmesine rağmen sözleşmenin geriye etkili feshi sonucu davacının eğer sözleşme eksik ve ayıplı yapılmış ise bundan kaynaklı tazminat ve değer kaybı taleplerinin haklı olup olmadığı hususlarıdır.
Mahkemenin-----. 20.02.2020 tarihli ilamı uyarınca; "...TBK 112. maddesi gereğince borcun gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu, yine 114. madde uyarınca da borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu bulunduğu ve haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağından; bilirkişi raporunda davacının söz konusu sözleşme kapsamında zararının, aracın değerinde meydana gelen değer kaybı miktarı olan 150.000,00 TL ile aracın eski hale getirilmesi ile ilgili masraf bedeli olan 50.000,00 TL toplamı 200.000,00 TL olarak belirlendiği,
TBK'nun 60. Maddesi kapsamında hakimin aksi talep edilmediği sürece en iyi giderim imkanı sağlayacak sorumululuk sebebine göre karar vermesi gerektiği de değerlendirilerek davacı talepleri ve toplanan deliller nazara alındığında; araçtaki değer kaybı ve eski hale getirme bedelinden, davalı tarafça sözleşmeye kusurlu olarak aykırılığı nedeniyle sorumlu olduğu ve davacının bu bedelin davalıdan tahsilinin talep etmesinin en iyi giderim yöntemi olduğu ve davalı tarafça bu zararın tazmini gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
-Açılan davanın kısmen kabulü ile; - 200.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir. --- BAM -----. HD.-----04.12.2023 tarihli ilamı ile; " Mahkemece, mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak veya yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, 475. Maddesine ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak, taraf vekillerinin mevcut bilirkişi heyeti raporuna itirazları değerlendirilmek ve mevcut rapordaki yukarıda belirtilen çelişkili durum da açıklığa kavuşturulmak suretiyle, sözleşmeye konu işteki ayıplı hususlar ve bu ayıpların nitelikleri, bu ayıpların "iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşmeye önemli ölçüde aykırı" nitelikte ayıplı olup olmadığı tereddüte ve çelişkiye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulduktan sonra, yüklenicinin kusur durumu ve fesih halinde talep edilebilecek zarar kalemleri de gözetilerek, zararın buna göre hesaplanması, zarar hesaplaması yapılırken taraf vekillerinin mevcut bilirkişi heyeti raporuna bu yönden yaptıkları itirazlarının da değerlendirilmesi gerektiği halde, eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur" gerekçesiyle mahkeme tarafından verilen karar kaldırılarak dosya yeniden gönderilmiştir. Bu defa dosya içerisine 12.06.2024 tarihli ve 26.01.2026 tarihli teknik rapor ile 13.02.2026 tarihli heyet raporu alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu; taraflar arasında TBK'nın 470 vd. Maddeleri uyarınca yer alan Eser Sözleşmesi mahiyetinde motorlu aracın zırhlı hale getirilmesine ilişkin yazılı olarak sözleşme yapılmıştır. İş Sahibi olan davacı tarafından sözleşme bedeli olarak belirlenen 80.000,00 USD + KDV'nin ödenmesi konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. İhtilafın temelini edimin yerine getirilmesine rağmen eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmenin yerine getirilip zırh işleminin tamamlanmasının ardından sözleşme bedeli olarak belirlenen KDV dahil 320.000,00 TL'lik ödeme tutarı Yüklenici firma tarafından İş Sahibine iade edilmiştir. İade sebebi olarak da iş bedelinin davacı tarafından başka birine verileceği gerekçesiyle istenmesinden kaynaklı olduğu belirtilmiştir. Ancak her iki tarafta basiretli bir tacir olarak kabul edilip TTK'nın 18.maddesi uyarınca basiretli bir tacir olma yükümlülükleri sonucu yazılı olarak akdedilen sözleşme uyarınca yüklenici firmanın üzerine düşen edimi yerine getirmesi, iş sahibinin de iş bedeli olarak belirlenen bedelin ödenmesinden sonra iş bedelinin başka birine verilecek olması gerekçesiyle iade edildiği savunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Teknik heyet tarafından yapılan inceleme ile de otomobildeki zırhlama işleminin kendisinden beklenen amacı yerine getiremediği bu haliyle eksik ve ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Yüklenici firmanında bedeli iade etmesi bu tespiti doğrulamaktadır. Bu durumda her iki tarafın ortak iradesi ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiği tespit edilmiştir. Ancak her ne kadar sözleşme geriye etkili olarak feshedilmiş ise de işin ayıplı olarak ifa edilmesi nedeniyle iş sahibinin tazminat talep haklarının olabileceği anlaşılmıştır. Davacının talepleri de somut olayda TBK'nın 475.maddesi uyarınca ayıplı ürününü kendisine iade edilmesinden kaynaklı tamir ve değer kaybı talep etmektedir. Teknik heyet tarafından dosya içerisine alınan raporlar uyarınca davaya konu aracın zırhla kaplanması sonucu araçta bir değer artışı olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında aynı zamanda eserin ayıplı yapılmasından kaynaklı 16.243,78 USD değer kaybı olduğu da belirtilmiştir. Yani araç üzerinde zırhla kaplanmasından kaynaklı aracın en az 95.362,69 USD değerinde olduğu ancak ayıp nedeniyle de değer kaybı olduğu tespit edilmiştir. Zırhlama işleminin teknik heyetin raporu uyarınca ayıplı yapıldığı mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Ancak her halükarda aracın üzerinde zırh olmasından kaynaklı araçta ekstra bir değer artışı da olmuştur.
Davacı tarafın talebi ayıplı eser nedeniyle değer kaybı ile zırhın sökülmesinden kaynaklı tamirat bedeli gibi kalemleri kapsamaktadır. Mevcut haliyle zırhlı bir araç olması sonucu bir değer artışı olduğu sabittir. Davacının taleplerinden zırh işlemi araca ilave olarak bir değer artışı sağlayacağından "değer kaybı" talebinin reddi gerekmiştir. Bunun yanında eğer davacı taraf ayıplı yapılan zırhı söktürmek isterse tamirat masraflarının kabulü yönünden teknik heyet tarafından belirlenen 25.972,24 USD tamirat ve eski hale getirme masrafları yönünden açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-25.972,24 USD'nin 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca T.C. Kamu bankalarında 1 yıllık vadeli mevduat hesabı gereği dava tarihinden itibaren USD'ye uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.133,73 TL karar ve ilam harcından, yatırılan 6.317,36 TL peşin harcın indirilmesiyle geriye kalan 816,37 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.317,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 4.042,95 TL müzekkere ve tebligat gideri keşif araç ücreti ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.078,85 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 1.151,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.927,40 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'deki esaslara göre takdir edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davanın reddedilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'deki esaslara göre takdir edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.