Esas No
E. 2017/145
Karar No
K. 2025/2056
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2056 - 2026/327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :08/10/2025

NUMARASI :2024/22 Esas - 2025/805 Karar

DAVACI: AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1-...

:2-FBS LOJİSTİK KARGO NAKLİYAT TURİZM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 11/05/2023
KARAR TARİHİ: 23/02/2026
KR. YAZIM TARİHİ: 18/03/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ve davacı şirketin de aralarında olduğu müteselsil sorumlular aleyhine, trafik kazası kaynaklı olarak zarar görenler tarafından destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli sakatlık tazminatı ve manevi tazminat talepli dava açıldığını ve mezkur dava 25/02/2021 tarihinde kesinleştiğini, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/99 Esas 2017/145 Karar sayılı dosyası ile görülen davada verilen karara göre davacı şirket aleyhine başlatılmış olan ilamlı icra takibi sonucunda, huzurdaki davalıların sorumluluğunu yerine getirmeyerek ödeme yapmaması üzerine davacı şirketin haciz riskini bertaraf edebilmek için kusur oranını aşan (sorumluluğu aşan) bir ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı şirketin, istinaf kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmadan önce Bursa 17. İcra Dairesinin 2017/6271 E. sayılı dosyasına, sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuruna denk gelen maddi tazminat tutarlarından dava ve icraya ilişkin fer'ileriyle birlikte toplam 340.760,51-TL tutarında ödeme yaptığını, daha sonra onanan istinaf kararı üzerine haciz riski doğduğu için ödenmek zorunda kalınan bakiye 519.029,22-TL'nin ise, davacının kusur oranını aşan ve esasen huzurdaki davalıların sorumluluğunda olan bir borç tutarı olduğunu ve davalılar tarafından tutarın müteselsil iç ilişkide davacı şirkete iadesi gerektiğini, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davacı şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden yapılan ve kusur oranını aşan nitelikteki 440.000,00-TL tutarlı ödemenin (alacağın), kazada %75 oranında kusurlu olduğu kesinleşen 41 ... plaka sayılı araç işleteni davalı FBS Lojistik Kargo Nakliyat Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.'den ve 41 ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'den müteselsil sorumluluktaki rücu haklarına dayanarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rücuya ilişkin talepler için zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık sürede dava açmadığını, davanın zamanaşımı sebebi ile reddi gerektiğini, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/99 E. 2017/145 K. sayılı davanın 6 adet davalıya karşı açıldığını, tüm davalıların zararın karşılanmasında müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, rücu davasının diğer davalılara yöneltilmemesinin haksız olduğu, her bir davalı açısından fazla ödemeden kimin sorumlu olduğunun ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği yönünde savunmada bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın HMK 150/6 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava dosyasının 08.10.2025 tarihli saat 09:45 duruşması için bir hafta önceden e-duruşma talebinde bulunulduğunu, talebin kabulü üzerine duruşma gününde e-duruşma için saat 09:15 civarı itibariyle uyap duruşma ekranında hazır vaziyette bulunulduğunu ancak e-duruşmaya sesli çağrı ve e-duruşmaya katıl butonunun duruşma ekranına düşmediğini, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü ile görüşme sağlandığını, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün ve e-duruşma bilgilendirme hattının vermiş olduğu bilgiye göre e-duruşma log kayıtlarının vatandaşlara ve avukatlara verilemediğini, yalnızca ilgili mahkemesince talep edildiği takdirde mahkemeye sunulabildiğinin şifahen bildirildiğini, bunun üzerine duruşmanın olduğu aynı gün Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinden 09:45 e-duruşmasının log kayıtlarının celbinin talep edildiğini ancak taleplerinin işleme alınmadığını, usule ve hukuka aykırı tüm bu hususlar haricinde, e-duruşmaya katılamama halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/1 ve dolayısıyla 150/6 maddesinin uygulama alanı bulamayacağını, e-duruşmadaki teknik aksaklık veya harici bir sebeple duruşmaya katılamama halinde ilgili tarafın, bilhassa davacı tarafın mazeretli sayılması gerektiğini, davacı taraftan bu yönde bir mazeretli sayılma talebi beklenilmesinin usul hukukunda yeri olmadığını, zira taraf e-duruşma için hazırsa, e-duruşma talebinde bulunan kendisi ise zaten e-duruşmada hazır bulunmak ve e-duruşmayı icra etmek istediğini, diğer bir deyişle taraf iradesinin duruşmaya katılma yönünde olduğunu, teknik aksaklık veya herhangi bir sebeple e-duruşmaya katılım gerçekleşemediğinde bu durumdan davacı tarafından duruşmaya mazeretsiz katılım sağlanmadığı sonucuna ulaşmanın ve bu yöndeki usul kurallarını uygulamanın son derece hukuk dışı bir eylem olduğunu, kaldı ki işlemden kaldırılmasına karar verildiğini ve sonradan yenilenmiş olan davanın, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağını, dolayısıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.150/6 uyarınca ilk yenileme sonrası davanın bir kez daha takipsiz bırakılması halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, ilk yenileme sonrası ilk takipsizlik halinde (davanın takipsiz bırakıldığını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2025 tarih, 2024/22 Esas - 2025/805 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı aracının karıştığı kaza nedeniyle sorumluluğu aşan ödeme yapılması nedeniyle ödemiş olduğu bedelin sorumlulardan tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde;

15/01/2025 tarihli celsede davacı vekilinin mazareti kabul edilerek duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği, sonraki celse tarihi olan 12/03/2025 tarihli celsede davacı tarafın duruşmaya gelmediği ve mazaret de bildirmediği anlaşılmakla HMK 320/4 ve 150/1 maddeleri gereğince dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli yenileme dilekçesi ile 15/01/2025 tarihli duruşma zaptı taraflarına tebliğ edilmediği için 12/03/2025 tarihli duruşmadan haber olunamadığını, bundan dolayı son duruşmaya katılım sağlanamadığı belirtilerek yenileme talebinde bulunduğu, davacının talebi kabul edilerek duruşma gününün 08/10/2025 tarihine bırakıldığı, 08/10/2025 tarihli celsede de davacı vekili Av. ...'nın yapılan e-duruşma bağlantısına katılmadığı, davacı vekilinin mazeret bildirmediği ve duruşmaya katılmadığı anlaşıldığı belirtilerek, davalı vekilinin de dosyanın işlemden kaldırılarak açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine Mahkemece bu celsede davanın HMK 150/6 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27’nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36’ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6’ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde,

HMK’nun 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

HMK'nın 150/1. maddesinde yer alan; “ Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. ” düzenlemesi her iki tarafın duruşmaya gelmediği ya da her iki tarafın da duruşmaya gelip davayı takip etmek istemediklerini bildirdikleri durumlar için uygulama alanı bulmaktadır.

Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgular bir arada değerlendirildiğinde; 12/02/2025 tarihli ilk işlemden kaldırma kararı irdelendiğinde, duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin usulüne uygun davetiye ile duruşma gününden haberdar edilmediği,

HMK 150/1 maddesinin işletilebilmesi için öncelikle tarafların duruşma gün ve saatinden usulüne uygun şekilde haberdar olmaları gerektiği, oysa, yeni duruşma günü davacı vekiline fiziki olarak tebliğ edilmeyip UYAP'dan öğrenilmesine dair karar verildiği, bu durumda usulüne uygun bir tebliğden bahsedilemeyeceğine göre Mahkemece dosyanın ilk kaldırma kararı isabetsiz olmuştur.

Yine 08/10/2025 tarihli celsede verilen davanın HMK 150/6 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına kararı da irdelendiğinde; 30/6/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin “e-Duruşma icrası” başlıklı 13. Maddesinin 9. Bendinde; “(9) Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-Duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Yönetmeliğin 13/8 bendinde ise; “e-Duruşma esnasında ses ve görüntü naklinin aynı anda sağlanamaması veya yaşanan kesintinin beyanların anlaşılmasını güçleştirmesi durumunda e-Duruşma yeniden açılır. Söz konusu aksaklığın devam etmesi hâlinde gerekçesi belirtilerek e-Duruşma sonlandırılır ve bu husus tutanağa geçirilir.” denilmekte olup, somut olayda, Yönetmeliğin 13/8. nolu bendine uygun şekilde en az iki kez e-duruşma bağlantısı denenip denenmediği duruşma zaptından anlaşılamadığı gibi, teknik aksaklığın davacı vekilinden mi yoksa ondan bağımsız teknik sorunlardan mı kaynaklandığı da belirsizdir. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin, davacı vekiline en az iki kez e-duruşma daveti gönderilmesi ile davetiyeye cevap verilmezse, davacı vekilinin e-duruşmaya katılmadığının zapta geçirilmesi, davacı vekilinin kusuru bulunmayan nedenlerle teknik arıza sebebiyle e-duruşma yapılamaması halinde de, bu hususun zapta geçirilerek duruşmanın ertelenmesi gerekmektedir. Mahkemece son celsede sadece davacı vekili Av. ...'nın yapılan e-duruşma bağlantısına katılmadığı belirtilmiş olup, e--duruşma bağlantısı denenmesine rağmen mi katılamadığı yoksa teknik arıza nedeniyle mi katılamadığı belli olmadığından Mahkemece dosyanın ikinci kaldırma kararı dolayısıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

2.Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2025 tarih, 2024/22 Esas ve 2025/805 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5.İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6.Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.23/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog