5. Hukuk Dairesi 2024/10557 E. , 2025/8691 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkin davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... davalı ... vekilleri ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tamamı 14.698 m² olan dava konusu taşınmazın 28/192 hisse karşılığı 2.143,50 m²yi 24.07.1984 tarihinde ... oğlu ...’den tapu dairesinde yapılan satışla satın aldığını, aldığı yere ev ve sera yaptığını, yapılan işlemin hukuken geçerli olduğunu ancak tapu kayıtlarında davacının malikler arasında görülmediğini, satın alma tarihinden önce 1976 yılında dava konusu yerde kadastro çalışmaları yapıldığını, davacı dışındaki kişiler tarafından tespite itiraz edildiğini ve davanın Fethiye Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1990/355 Karar sayılı dosyasında görüldüğünü, satan ...’nin yeni parseller oluşmadan önce hisselerini resmi senetle davacıya sattığını, 1991/69 Esas, 1993/414 Karar sayılı kararı ile nizalı yerin başkaları adına yeniden tescil edildiğini, ancak görülen davalar sırasında davacının tapusunun değerlendirilmediğini ve 27, 28, 29, 30... parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, tespite itiraz davasında hüküm verilip dosyanın temyize gitmesi, sonrasında yeniden yargılama yapılması gibi uzun bir süreç geçtiği, bu aşamada dava açıldığında Tapu Sicil Müdürlüğünün dava konusu taşınmazın tapulama tutanaklarını mahkemeye vermesi gerekirken vermediği, böylece sanki eski tapu kayıtları geçerliymiş gibi tapuda satış işlemleri yapıldığını, halbuki dava açıldıktan sonra tapu kaydı, kesinleşecek yeni mahkeme kararı ile belirleneceğinden bu satış işlemlerinin geçerli olmadığının ortaya çıktığını, ... ve diğer tapu maliklerine karşı Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/68 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın da bu sebeple reddedildiğini, davacının yapılan işlemin geçersiz olduğunu bilmesinin veya bilebilecek konumda olmasının mümkün olmadığını, bedelini ödediği yerin tapusunu alamamış olmasından dolayı zarara uğradığını, davalı ...'nin bilinçli veya bilinçsiz olarak yaptığı satıştan ve tapu memurunun hatalı işleminden dolayı müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 5.100,00 TL’lik kısmının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının iyiniyetli olmadığını, tarafların her ikisi de ... Köyünde oturmakta olup kadastronun geçmesinden her ikisinin de haberinin olabileceğini, kadastro çalışmasına ilişkin tüm tutanakların Kadastro Müdürlüğünde bulunduğunu, bu nedenle müvekkili idarenin bir kusurunun bulunmadığını, diğer davalı ...’nin ise satıştan haksız kazanç sağladığını, ticari faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini, dava konusu yeri davacıya satıp parasını da aldığını, ancak diğer sattığı kişiler ... ... ve ... ... tarafından davacıya oyun oynandığını, kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2013 tarihli ve 2005/370 Esas, 2013/1267 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 5.100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bakiye 1.071,54 TL’nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın niteliğine göre husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan Tapu Müdürlüğü hasım gösterilmiş ise de dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin tapu müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmakla davanın davalı olarak sadece tapu müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemeyeceği, ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali olup Mahkemece temsilcide yanılma hali resen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 09.10.2018 tarihli ve 2018/8 Esas, 2018/516 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 5.100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, bakiye 1.071,54 TL’nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı ... yönünden tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan sorumluluk şartları oluştuğundan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca ve davalı ... yönünden tespite itiraz davasında davacı olan ... oğlu ... ...’nin oğlu olduğu da gözetilerek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davanın kabulüne karar verilerek davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik görülmediği, ancak davanın niteliğine göre tazminat miktarı belirlenirken, öncelikle dava tarihi itibarıyla tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği belirlenip arazi niteliğindeki taşınmazlarda net gelir esas alınarak, arsa niteliğindeki taşınmazlar için ise emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme yöntemi ile belirlenen bedele hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 12.06.2024 tarihli ve 2023/366 Esas, 2024/429 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu, hükümde tazminat bedelinden davalı ... sorumlu tutulmadığı hâlde yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde davalı Hazinenin tazminat bedelinden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin hükümde hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1007 nci madde uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını, müvekkili Hazine yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediğini, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluk Hazineye ait olduğu hâlde asıl alacağın tamamının kendisine yüklenmesi hatalı olduğu gibi, yargılama giderlerinden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması nedeniyle kararın çelişkili olduğunu, bozma sonrası ıslah yapılamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bzoulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyada bulunan delil ve belgelere göre; dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü, 27, 28, 29, 30, 31 parsel sayılı taşınmazlar 1744 sayılı Kanun uyarınca orman sınırları dışına çıkartılarak 1975 yılında tapulama tutanaklarının Hazine adına düzenlendiği, 18.03.1977 tarihli Tapulama Komisyonu kararına karşı kök malik ... oğlu ... terekesi ve mirasçıları tarafından 17.04.1977 tarihinde tespite itiraz davası açıldığı, Fethiye Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1990/355 Karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar hakkındaki tapulama tutanağının ve tapulama komisyon kararının iptaline ve her bir parsel için ... oğlu ...’ın veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kaydına karar verildiği, kararın 20.12.1990 tarihinde kesinleştiği, Kadastro Mahkemesinde yargılama devam ederken 18.03.1982 tarihli ve 666 yevmiye numaralı resmi senet ile kök malik ... oğlu ...’ın bir kısım mirasçıları tarafından eldeki dosya davalısı ...’ye yapılan satış işlemi ile 18.03.1982 tarih cilt: 8 sayfa: 71... numaralı tapu kaydının oluştuğu ve ...’nin 14.698,75 m² yüzölçümlü bu taşınmazda bulunan 28/192 oranındaki hissesini 24.07.1984 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile eldeki dosya davacısı ...’ya sattığı ve 24.07.1984 tarih cilt: 8 sayfa: 73 sıra :89 numaralı tapu kaydının oluştuğu; ancak Kadastro Mahkemesi dosyasında taraf olmayan ...’ya ait bu tapu kaydı tespite itiraz davasında uygulanmayarak hükmen oluşan tapularda davacı ... hissesinin bulunmadığı, davacı ... tarafından dava konusu taşınmazlar hakkında Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/68 Esas, 2003/345 Karar sayılı dosyasında ... vd.’ne karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının, tespite itiraz davası devam ederken Tapu Müdürlüğünce eski tapu kayıtları üzerinde işlem yapılması nedeniyle yapılan satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle reddedildiği, eldeki davanın 28.04.2005 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
3.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davalı ... vekili, davacı vekili ve davalı ...’nin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5.İkinci bozma ilamında davalı ... yönünden 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca ve davalı ... yönünden sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davanın kabulüne karar verilerek davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek bu husus kesinleştiği ve bozmaya uyulmasına karar verildiği anlaşılmakla hükmedilen tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca davalı ...’den tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
6.Davalı ... harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi yerinde değildir.
7.Davacı tarafça 399,50 TL tebligat gideri, 7.912,35 TL keşif gideri olmak üzere 8.311,85 TL yargılama gideri yapıldığı ve peşin harç, başvuru harcı, tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.091,14 TL harç yatırıldığı hâlde , hükümde yargılama gideri ve harçların hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin, davacı vekilinin ve davalı ...’nin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... vekilinin, davacı vekilinin ve davalı ...’nin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a)) (1) numaralı bendindeki “...’den” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve davalı Hazineden müşterek ve müteselsilen” ibaresinin yazılması,
b)) (2) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 8.386,92 TL harçtan peşin harç ve tamamlama harcı toplamı 2.091,14 TL’nin mahsubu ile bakiye kalan 6.295,78 TL harcın davalı ...’den alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yatırılan 2.091,14 TL harcın davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine ve davalı ... harçtan muaf olduğundan davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,” cümlesinin yazılması,
c)) (3) numaralı bendindeki “toplam 7.929,48 TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “399,50 TL tebligat gideri ve 7.912,35 TL keşif gideri olmak üzere toplam 8.311,85 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... ve davacıdan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.