T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/377
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 20/02/2017 tarih ve ... E. ... K.sayılı karara karşı yapılan istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 24/01/2020 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile reddi kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/04/2021 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 10/06/2003 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının akde esaslı aykırılıkları nedeniyle müvekkilinin 25/06/2009 tarihinde haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, davalının müvekkili tarafından tedarik edilen ve dava dışı ... Tic. A.Ş tarafından endüstriyel tasarım tescil belgeleri bulunan ... modellerinin teknik özellik ve görünümünü taklit etmek suretiyle ... model çapa makinalarını üreterek ve piyasaya arzederek rekabet etme yasağına aykırı davrandığını, davalı şirketin tali bayisi olarak hizmet veren...'ın satışa sunduğu ...model çapa makinesinin davalı tarafından üretildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, fesihten sonra davalının söz konusu makineyi tescil ettirmek için TPE'ye başvurduğunu, dava dışı ... A.Ş tarafından buna itiraz edildiğini, ancak itirazın kabul edilmediğini, bunun üzerine dava dışı ...A.Ş tarafından davalı aleyhine faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebiyle ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, davalının sözleşmenin haklı olarak feshine sebebiyet verdiğini, bu nedenle sözleşmenin 13.maddesi gereğince 25.000,00 USD cezai şartı ödemesi gerektiğini, ayrıca sözleşmenin erken feshi nedeniyle müvekkilinin kar mahrumiyetine de uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25000 USD'lik cezai şarttan şimdilik 5000 USD cezai şart alacağı ile kar mahrumiyeti ve uğranılan zararlardan 5000 TL'nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; sözleşmenin davacı tarafından haksız şekilde kısmen feshedildiğini, davacının iddiasının doğru olmadığını, ... çapa makinesinin müvekkili tarafından üretilmediğini, bu makinenin üreticinin ... Sanayi Tic. Ltd. Şti olduğunu, bu durumun dava dışı ... A.Ş'nin ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı ... sayılı dava ile de sabit olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından üretilmeyen makinenin ...'da ticari faaliyette bulunan ...'ın firmasında satışının sözleşmeye esaslı bir şekilde aykırılık oluşturduğu hususunu da kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı cezai şartın tahsili ve fesih nedeniyle uğranılan kazanç kaybına istinaden tazminat istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sonunda mahkememizin 20/02/2017 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararı ile "... davacı tarafın bayilik sözleşmesini ... model çapa makinesinin üretiminin bayilik sözleşmenin 12. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiasıyla feshettiği, ancak davalının üretimini sağladığı ileri sürülen taklit ürünün dava dışı ... A.Ş. tarafından üretildiği, bu hususun ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen dosyasıyla da sabit olduğu, taklit ürünün bizzat davalı tarafından satışa arz edildiğinin iddia ve ispat edilmediği, bu durumda sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince taklit ürünün üreticisi yahut dağıtıcısı olmayan davalının rekabet yasağına aykırı davrandığının ve feshin haklı olduğunun kabul edilemeyeceği, dava dışı ...A.Ş. ortakları ile davalı şirket ortaklarının bir kısmının aynı kişiler olmasının sonuca etkili olmadığı, zira taklit ürünü üreten dava dışı şirketin davacı tarafından bilindiği ve varsa bundan kaynaklanan zararın dava dışı şirketten talep edilmesinde yasal bir engel bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı yapılan istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 24/01/2020 tarih ve... E. ... K.sayılı kararı ile reddi kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/04/2021 tarih ve ...E... K.sayılı kararı ile "... taraflar arasındaki sözleşmenin ihbarsız fesih başlıklı 11. maddesinin 11. bendi “bayinin sözleşme sırasında ... ile rekabet halinde olan bir başka firma ve işletme ile olan organik bağını beyan etmediğinin anlaşılması veya sözleşme imzalandıktan sonra bahsi geçen firma ve işletmelerle olacak organik bağları önceden bildirip onay almadığı durumlarda ihtara gerek olmaksızın sözleşme kendiliğinden son erecektir.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca, davalının davacıdan önceden onay almaksızın davacı ile rekabet halinde olan bir şirket ile organik bağı bulunması durumunda bayilik sözleşmesi kendiliğinden sonlanacaktır. Dosya kapsamında sunulan delillere göre davacı tarafça bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin üretimini yapan dava dışı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, bu kişilerin aynı zamanda davalı şirketin de ortakları olduğu, ...’nın bayilik sözleşmesinin fesih tarihinde dava dışı şirketin ve davalı şirketin müdürü olduğu, yine bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin faydalı model belgesinde buluş sahiplerinden birisinin ... olması karşısında davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağın bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, dava dışı şirketin davacı ile rekabet halinde olması ve davalının da anılan sözleşme hükmüne istinaden organik bağ nedeniyle davacıdan onay aldığının ispat edilememesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile hüküm bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir. Hükmün bozularak dosyanın iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
Davacı ... A.Ş. ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 10.06.2003 tarihinde "Bayi Sözleşmesi" imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı Şirket, davalı Şirket'e (bayi) sözleşmede belirlenmiş yerlerde ".." ve "..." markaları ile davacı ... tarafından tedarik edilen ve/veya ...'ın acentalık, mümessillik ve benzeri haklarla temsil ettiği ve/ veya ... tarafından belirlenen üçüncü kişiler tarafından üretilen ürün, hizmet, marka ve benzeri ticari emtiayı ve bunların tüm aksesuarlarını oluşturan ürün serisinin satışı için bayilik vermiştir.
Sözleşmenin 4.maddesine göre sözleşme süresi, imza tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıldır. Ayrı maddeye göre taraflar, 6 ay öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydı ile sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Sözleşmenin tarafları, 5 yıllk süre sonunda sözleşmenin sona ermesi yönünde irade beyanında bulunmadıklarından, bayilik sözleşmesi 5 yılın sonunda "belirsiz süreli" hale gelmiştir.
Sözleşmenin 6.1.maddesi gereğince Bayi, ... tarafından belirlenen ürünleri anılan sistem ve hizmet tanımı çerçevesinde münhasıran satar; bu ürünlere muadil veya bu ürünlerle rekabet halinde olsun olmasın mağaza yeknesaklığını olumsuz yönde etkileyecek başkaca hiçbir ürünü yeniden satış gayesi ile satın alamaz, bulunduramaz, tanıtımını üstlenemez, icapta bulunamaz, hükmü bulunmaktadır.
Sözleşmenin 11.maddesinde ihbarsız fesih halleri öngörülmüş ve davacı Şirket ...'a bu hallerden birinin gerçekleşmesi halinde sözleşmenin herhangi bir fesih öneline uymak zorunda olmaksızın hemen feshetme hakkı verilmiştir. Sözleşmenin 12. maddesinde "Akde Esaslı Aykırılıklar" sayılmış ve sayılan hallerin gerçekleşmesi durumunda davacı Şirket ..., davalı Şirket Bayi'ye akde aykırılığı gidermesi için uygun süre verecek, bu süre içerisinde akde aykırılık gideritmez ise ..., sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilecektir.
Sözleşmenin 13. maddesi "Cezai Şart"a ilişkin olup madde metni şöyledir; Bayi tarafından, .... Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki mahiyetindeki belgelerdeki hükümlere aykırı davranılması sonucunda ... tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde veya 4. madde hükümlerine aykırı davranılması halinde, 25.000,00.-USD cezai şart bayi tarafından nakden ve defaten...'a ödenecektir.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 25.06.2009 tarihli ihtarnamede "...Firmamız genel çalışma ve bayi sözleşmesinde belirtilen şartlara uymadığınız, 18.06.2009 tarihinde firma yetkililerimizin bölge ve bayi ziyaret programında, tali bayiniz olarak hizmet veren “...” şirketinde teşhir ve satışta bulunulan üretiminin firmamızca yapıldığı tespit edilen “...”ından dolayı Bayi sözleşmesinde madde 12 “...” maddesine istinaden "Türkiye Genel Distribütörlüğünü yürüttüğümüz ... ve satış yetkiniz iptal edilmiştir..." denilerek sözleşme feshedilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan ve 27.10.2011 tarihinde açılan ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesinde (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) görülen, davacısı ...Tic. A.Ş. ve davalısı ...Ltd. Şti. Olan davada mahkemece, davalı şirkete ait ...nolu faydalı model belgesinin tüm istemleri itibariyle yeni olmadığının tespiti ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair 18.12.2012 tarih ve ...E.... K.sayılı kararı ile hükme bağlanmış, söz konusu karar 15.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Böylece maddi vakıa olarak haksız rekabet fiilinin varlığı sübut bulmuştur. Dava ...tarih ve ... nolu faydalı model belgesine bağlanan ürünün yenilik vasfı taşımadığına ilişkindir.
Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiği ve bozma ilamına uyulmakla mahkememizce de kabul edildiği üzere, davacı tarafça bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin üretimini yapan dava dışı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, bu kişilerin aynı zamanda davalı şirketin de ortakları olduğu, ...’nın bayilik sözleşmesinin fesih tarihinde dava dışı şirketin ve davalı şirketin müdürü olduğu, yine bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin faydalı model belgesinde buluş sahiplerinden birisinin ... olması karşısında davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağın bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Bu nedenle dava dışı şirketin davacı ile rekabet halinde olması ve davalının da anılan sözleşme hükmüne istinaden organik bağ nedeniyle davacıdan onay aldığının ispat edilememesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş ve cezai şart ile kâr mahrumiyeti zararının tespiti için bilirkişi görüşüne başvurulmak üzere heyet oluşturulmuştur.
Daha önce mahkememizce alınan 28.06.2016 tarihli 1.bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında;
Davacı tarafırı sunmuş olduğu defter ve belgeleri, bilanço bilgileri, kar rakamları, cari hesap ekstreleri, bayi satış raporlarının incelendiği, dava konusu ürünlerde 2008 ve 2009 yılları ile yapılan hesaplama sonucu ortalama rakamlar baz alınarak bir sonuca ulaşma yolu seçilecek olursa, satış rakamlarındaki değişime göre 2008 yılı satış oranının 296 (rapor içeriğindeki tabloda 396, sh.9/10) bir sonraki yıl olan 2009 satış oranın ise 167 (rapor içeriğindeki tabloda 267 sh.10) o aradaki farkın ise 129 olarak ortaya çıktığı, davacı şirketin, sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğu gerekçesi ile “bayilik sözleşmesinin” tarafı olan davalı şirketten cezai şart alacağı ve uğranıları diğer zararların tazmini bakımından davalı şirkete işbu davayı açmış ise de, hukuka aykırı şekilde üretildiği ve satıldığı iddia edilen makinelerin, sözleşmenin tarafı olan davalı şirket tarafından değil de, dava dışı ... Ltd, Şti. tarafından piyasaya sürüldüğü, bir sözleşmenin, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği sadece tarafları bağladığı, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından davacı şirketin sözleşmeye dayanarak davalı şirketteri cezai şart ve diğer zararların tazminini talep edemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Daha önce mahkememizce davalının defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla aldırılan 12.02.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının inceleme konusu olan 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, TTK. nun 64/3. maddesi gereğince zamanında açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle davalı şirketin inceleme konusu edilen ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, davalı şirketin ticari defterleri ve belgelerine göre, ilgili... model çapa makinesinin üretimi, satışı ve pazarlanması ile ilgili olarak davalı şirketin 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinde ve belgelerinde herhangi bir kaydın ve bilginin olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 17.12.2023 tarihli 1.bilirkişi heyet raporunda özetle;
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesine göre davacının davalıdan 25.000,00 USD cezai şart talep edebileceği ancak davacının huzurdaki davadaki talebinin şimdilik 5.000,00 USD olduğundan bu tutarın dikkate alınması gerekeceği, bu tutarın davanın ilk açıldığı 14/04/2011 tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre TL karşılığının 7.585,50 TL olduğu, davacının işlemiş faiz ile ilgili miktarsal bir talebi bulunmadığından ve harçlandırılmadığından bilirkişi kurulumuzca herhangi bir faiz hesabı yapılmadığı, öte yandan davacının alacağın fesih tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmekle bu yönden nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, dosya kapsamına göre ve davacının ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacının kar kaybı ve zarar iddiasına dayalı tazminat talebinin ispata muhtaç durumda olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor istenmiş, verilen 23.05.2024 tarihli ek-raporda; Bilirkişi heyeti kök rapordaki görüşlerinde ısrar etmiştir.
Yukarıdaki iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler ve son rapordaki değerlendirmelerin yetersiz olduğu, tarafları tatmin etmediği, denetlenebilir ve kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı gözlendiğinden tüm dosya ve raporların değerlendirilerek çelişkilerin giderilmesi bakımından davacı vekilinin talebi yerinde görülerek üçüncü bir rapor alınmıştır.
Mahkememizce alınan 29.09.2025 tarihli 2.bilirkişi raporunda özetle;
Davacının, davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde, davacının sözleşmenin 13.maddesine dayanarak sözleşmeye aykırı davranılması halinde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi yaptırımına ilave olarak şartları bulunduğu takdirde taleple bağlılık kuralı çerçevesinde- sözleşme cezası talep edilebileceği, haklı sebeple sözleşmeyi fesheden davacının ayrıca sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle zarara uğraması, davalının kusurlu olduğuna (kusur karinesini çürütemediğine) kanaat getirilmesi halinde sözleşmenin erken feshi sebebiyle tazminat talep edebileceği; mahkeme öğretideki görüşe itibar ettiği takdirde Sözleşmenin 4.2.maddesini nazara alarak fesih iradesinin muhataba vardığı tarihi takiben altı ayın sonu itibariyle olumlu zararın hesaplanabileceği; ancak TBK m.180/2 gereği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemeyeceği, takdirin mahkemede olduğu, mahkeme borçlunun kusurlu olduğuna kanaat getirdiği takdirde aşkın zararı davacının talep edebileceği, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda sözleşmenin haklı olarak feshedildiği görülmekte olup bu çerçevede sayın mahkemece davacının sözleşmeyi haklı yere feshettiği kanaatine varılması durumunda davacının talep edebileceği cezai şart tutarının 25.000 USD olarak hesaplandığı, ancak davacı taraf dava dilekçesinde şimdilik 5.000 USD talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği 5.000 USD tutarını isteyebileceği, davacı tarafça dava fesih tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edildiğinden fesih tarihinden dava tarihine kadar davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı (5.000,00+2.884,42=) 7.884,42 USD olarak hesaplandığı, 26.05.2021 dava tarihinde uygulanan geçerli olan TCMB Döviz efektif satış kuru (1 USD = 8,4224 TL) uygulanmak suretiyle alacak tutarlarının TL karşılığı; Asıl Alacak 5.000,00 USD x 8,4224 = 42.112,00 TL + İşlemiş Faiz 2.884,42 USD x 8,4224 = 24.293,74 TL olmak üzere toplamda 66.405,74 TL olarak hesaplandığı, davacının 6 aylık kar mahrumiyeti talebinde bulunulacağı, 6 aylık olarak hesaplanan 457.396,80 TL tutarındaki satış tutarına davacı şirketin ortalama faaliyet karı oranı uygulandığında davacının 6 aylık talep edebileceği kar mahrumiyet tutarının 6.458,44 TL olarak hesaplandığı, ancak taleple bağlılık gereği davacının kar mahrumiyeti yönünden 5.000 TL talep edebileceği, davacı tarafça kar mahrumiyeti alacağı ile ilgili herhangi ihtarnameye rastlanılmadığından dava tarihine kadar hesaplanan kar mahrumiyet tutarına işlemiş faiz hesaplanmadığı, dava dosyası kapsamında yer alan mevcut bilirkişi raporları ve yapılan incelemeler çerçevesinde, davalının mali durumuna ilişkin herhangi bir mali analiz veya tespitin yapılmadığı, dolayısıyla ekonomik mahv iddiasının heyetimizce bu aşama tespitinin yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı yapılan itirazlar nedeniyle hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edilmemesi bakımından itirazların değerlendirilmesi için 30.12.2025 tarihli ara karar ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de 16.02.2026 tarihli celsede taraf vekillerinin beyanları üzerine mahkememizce bu ara kararlardan dönülmüştür. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Sözleşmenin Feshi;
Yukarıda da belirtildiği üzere Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/04/2021 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile "... taraflar arasındaki sözleşmenin ihbarsız fesih başlıklı 11. maddesinin 11. bendi “bayinin sözleşme sırasında ... ile rekabet halinde olan bir başka firma ve işletme ile olan organik bağını beyan etmediğinin anlaşılması veya sözleşme imzalandıktan sonra bahsi geçen firma ve işletmelerle olacak organik bağları önceden bildirip onay almadığı durumlarda ihtara gerek olmaksızın sözleşme kendiliğinden son erecektir.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca, davalının davacıdan önceden onay almaksızın davacı ile rekabet halinde olan bir şirket ile organik bağı bulunması durumunda bayilik sözleşmesi kendiliğinden sonlanacaktır. Dosya kapsamında sunulan delillere göre davacı tarafça bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin üretimini yapan dava dışı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, bu kişilerin aynı zamanda davalı şirketin de ortakları olduğu, ...’nın bayilik sözleşmesinin fesih tarihinde dava dışı şirketin ve davalı şirketin müdürü olduğu, yine bayilik sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen makinenin faydalı model belgesinde buluş sahiplerinden birisinin ... olması karşısında davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağın bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, dava dışı şirketin davacı ile rekabet halinde olması ve davalının da anılan sözleşme hükmüne istinaden organik bağ nedeniyle davacıdan onay aldığının ispat edilememesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiğine işaret edildiğinden artık bu husus tartışma dışıdır. Zira Yargıtay ilamında da işaret edildiği üzere ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.12.2012 tarih, ... E. ... K. sayılı kararı ile ... Tic A.Ş.nin ...Ltd Şti. Aleyhine açtığı Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü, İptali Ve Sicilden Terkini davası kabul edilerek mahkemece, davalıya ait ... nolu faydalı model belgesinin tüm istemleri itibariyle yeni olmadığının tespiti ile hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2014 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile onanmış, davalı yanın karar düzeltme istemi de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2015 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile “reddine” karara verilerek kesinleşmiştir.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 25.06.2009 tarihli ihtarnamede "...Firmamız genel çalışma ve bayi sözleşmesinde belirtilen şartlara uymadığınız, 18.06.2009 tarihinde firma yetkililerimizin bölge ve bayi ziyaret programında, tali bayiniz olarak hizmet veren “...” şirketinde teşhir ve satışta bulunulan üretiminin firmamızca yapıldığı tespit edilen “...”ından dolayı Bayi sözleşmesinde madde 12 “...” maddesine istinaden "Türkiye Genel Distribütörlüğünü yürüttüğümüz ...bayilik ve satış yetkiniz iptal edilmiştir..." denilerek sözleşme feshedilmiştir. Bu nedenle cezai şart ve Kâr Mahrumiyeti talepleri konusunda bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Cezai Şart ve Kâr ahrumiyeti;
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.maddesi gereğince sözleşmenin haklı feshi nedeniyle 25.000,00.-USD cezai şart öngörülmüştür. Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kabul edildiğinden söz konusu ceza i şartın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Cezai şart ödemesinin davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının değerlendirilebilmesi yönünden mahkememizin 30.12.2025 tarihli ara kararının (2) nolu bendi gereğince bilirkişi heyetinin istediği belgeleri ve beyannameleri sunması için davalı vekiline süre verilmiş ancak beyannameler sunulmamıştır. Bu nedenle söz konusu cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı yönünde rapor alınamasa da hüküm altına alınan 25.000,00.-USD'nin karar tarihi itibariyle (kısmi dava açıldığı gözlenerek) faiziyle birlikte 30.000,00.-USD civarında olacağı, bu bedelin ise cari kur üzerinden 1.300.000,00.-TL civarında tutacağı gözlendiğinden söz konusu cezai şartın davalının mahvına yol açmayacağı düşünülmüştür. Bu nedenle cezai şart miktarının aşırı (fahiş) olmadığı kabul edilerek tamamı hüküm altına alınmış, indirim yapılmamıştır.
Davacının Kâr Mahrumiyeti talebi yönünden ise;
Mahkememizce alınan 29.09.2025 tarihli 2.bilirkişi raporunda davacının 6 aylık kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, 6 aylık olarak hesaplanan 457.396,80 TL tutarındaki satış tutarına davacı şirketin ortalama faaliyet karı oranı uygulandığında davacının 6 aylık talep edebileceği kar mahrumiyet tutarının 6.458,44 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. SMM bilirkişi tarafından davalının yıllara sari faaliyeti, satışları ve kârları incelenerek sonuca varılmıştır. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Sonuç olarak 25.06.2009 fesih tarihinden geçerli 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faiz ile birlikte 25.000,00.-USD cezai şart bedeli ile kâr mahrumiyeti yönünden davalı temerrüde düşürülmediğinden ve 14.04.2011 dava tarihi ile temerrüt oluştuğundan bu tarih itibariyle işleyecek ticari faiziyle birlikte 6.458,44.-TL Kâr Mahrumiyeti alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar ermek gerekmiş olup dava ıslah edilmediğinden taleple bağlı kalınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, A-Cezai Şart Yönünden;
5.000,00.-USD cezai şart bedelinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Bu bedele 25.06.2009 tarihinden geçerli 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faizin UYGULANMASINA, Fazlaya dair hakların SAKLI TUTULMASINA, B-Kâr Mahrumiyeti Yönünden;
5.000,00.-TL Kâr Mahrumiyeti Alacağının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Bu bedele 14.04.2011 tarihinden geçerli 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre değişen oranlarda ticari faizin UYGULANMASINA, Fazlaya dair hakların SAKLI TUTULMASINA,
1.Alınması gereken karar ve ilam harcı 858,92-TL olup, peşin alınan 186,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,17-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2.Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.149,50TL, bilirkişi ücreti 17.200,00-TL'den oluşan 18.349,5 -TL yargılama gideri ile 18,40-TL başvuru harcı, 186,75-TL peşin harç toplamı 18.554,65 -TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 12.574,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.
341.maddesi uyarınca YARGITAY yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/03/2026 KATİP - HAKİM -
(e-imzalıdır)