T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kurumuna başvuru zorunlu olduğundan taraflarınca 31/07/2025 tarihinde İstanbul Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş olduğunu, ... Dosya No, ... Arabuluculuk No’lu arabuluculuk görüşmesi 21/08/2025 tarihinde sonuçlanmış olduğunu, müvekkili ile davalı taraf anlaşmaya varamamış olduklarını, işbu sebeple huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkili ile Davalı .... Satış A.Ş. firması arasında yapılan .... sözleşme nolu Abonelik Sözleşmesi kapsamında elektrik aboneliği ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde faaliyet gösteren bir eğitim kurumu olduğunu, müvekkiline uygulanması gereken tarife resmi kurumlara ve devlet okullarına uygulanması gereken tarife olduğunu, karşı tarafça müvekkiline özel sektör firmalarına (ticari firmalara) uygulanan tarife uygulanmış olduğunu, işbu nedenle müvekkili ödemesi gereken bedelin kat be kat üstünde ödeme yapmış olduğunu, müvekkili, karşı tarafça kanuna aykırı şekilde ''ticarethane'' olarak sınıflandırılmış olduğunu, işbu sebeple elektrik kullanımları ticarethanelere özgü tarifeden hesaplanmış olduğunu, uyuşmazlık, müvekkilinin açıkça bir eğitim kurumu olmasına rağmen davalı tarafından hukuka aykırı şekilde ''ticarethane'' grubunda değerlendirilerek daha pahalı tarifeden ücretlendirilmesi noktasında toplandığını, müvekkilinin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi bir özel öğretim kurumu olduğu izahtan vareste olduğunu, kanunun açık hükmüne rağmen müvekkili, davalı tarafından kanuna aykırı şekilde ''ticarethane'' olarak sınıflandırılmış olduğunu, işbu sebeple elektrik kullanımları ticarethanelere özgü birim fiyattan hesaplanmış olduğunu, kanuna açıkça aykırı bu fiyatlandırma neticesinde huzurdaki sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasını açtıklarını, taraflarınca ileri sürülen anapara alacaklarının yanı sıra, her bir fatura bakımından ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizlerin de davalıdan tahsilini talep etttiklerini, davalı tarafından sözleşme tarihinden itibaren her ay için müvekkilden haksız yere tahsil edilen tutarın bilirkişi marifetiyle tespitine ve müvekkiline ödenmesini fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulünü, sözleşme tarihinden itibaren her ay için sebepsiz zenginleşme ile elde edilen fazla miktarın tespiti ile davalıdan tahsil edilerek taraflarına iadesini, her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari faizin tespit edilerek davalıdan tahsilini ve taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Yetki yönünden itirazda bulunduklarını, müvekkili şirketin merkezi “... Mahallesi ... Caddesi No:1 Kağıthane / İSTANBUL” olduğunu, yetkili mahkemeler İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, Zamanaşımı def’inde ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, davacı taraf taleplerini kısmi dava olarak belirlemiş olmakla birlikte zamanaşımı ve faize ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekeceğini davacının bu aşamadan sonra talebini değiştirmesini, genişletmesine ve artırmasına muvafakatlerinin olmadıklarını, davacı taraf, dava dilekçesinde hangi dönemlere ait, hangi faturalar bakımından iade talebinde bulunduğunu ve bu faturalara ilişkin tutarları açıkça belirlememiş olduğunu, bu haliyle dava soyut belirsiz ve incelemeye elverişsiz durumda olduğunu, davacı taraf faturalandırmada hata bulunduğuna yönelik itirazını süresinde yapmamış olduğunu, müvekkili şirket tarafından uygulanan faturalandırma işlemleri mevzuata uygun olduğunu, davacının aksi yöndeki iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, asla davayı kabul etmemek kaydıyla, EPTHY 36.Maddesinde yapılan hatalı tespitlerin giderimine ilişkin uygulanacak yöntemi açıkça düzenlemiş olduğunu, bu hükümlere göre, bedellerin iadesi nakden değil, mahsuplaşma yoluyla yapılır olduğunu, tüketici lehine hata tespit edilirse, iade edilmesi gereken tutar nakit olarak değil, mahsuplaşma olarak yapılır olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın bir an için haklı olduğu varsayımında dahi davacı ... istirdadını talep ettiği bedelleri ihtirazı kayıt koymaksızın ödemiş olduğunu, bu halde davacı yanın ihtirazı kayıt koymaksızın ödediği bedellerin geri iadesini isteme hakkının olmadığını, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile fazla tahakkuk ve tahsilat mevcutsa bile davacının bedel iadesine yönelik talebi yersiz olduğunu, zira yukarıda belirtilen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği, fazla bedelin mahsuplaşma şeklinde iadesi gerekmekte olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; açılan dava Davalı kurumun yanlış tarife uyguladığı iddiasıyla fazla ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iadesi istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile yöntemine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunulmuş, yetkili mahkeme olarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi gösterilmiştir. HMK'nin 6/1 maddesi uyarınca, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Tam dosya birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, Davalı kurumun yanlış tarife uyguladığı iddiasıyla fazla ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iadesi istemlerine ilişkin olup davalının yerleşim yeri “... Mahallesi ... Caddesi No:1 Kağıthane / İSTANBUL” olduğu, yerleşim yeri itibariyle İstanbul Adliyesi Yargı Çevresi içerisinde bulunması birlikte değerlendirildiğinde, davalının yetki ilk itirazının kabulüne ve Mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Yetki yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılmış olan davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,
2.6100 Sayılı HMK nun 20/1. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde taraflardan birinin müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde 6100 Sayılı HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca resen DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNİN İHTARINA,
4.6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarında yetkili ve görevli Mahkemece karar verilmesine, dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde talep üzerine bu hususlarda Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪