5. Hukuk Dairesi 2024/12221 E. , 2025/8668 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Ankara ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 2 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanılması mümkün olmayacağından bu kısmın da bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.03.2015 tarihli ve 2010/188 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 12.03.2015 tarihli ve 2010/188 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 782 m²lik kısmında Belediye Başkanlığı yazısına göre herhangi bir değer azalışı olmayacağı hâlde, yazılı şekilde bu bölümün de bedeline hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; her ne kadar ... Belediye Başkanlığının 02.03.2016 tarihli ve 367 sayılı yazısında dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında yapılaşma yönünden bir kısıtlama olmayacağı belirtilmişse de dava konusu taşınmazın geometrik şekli ve kullanım durumu ile arta kalan bölümün yüzölçümü dikkate alındığında 782 m²lik bu alanda %25 oranında değer azalışı olacağı gözetilmeden arta kalan kısmın tamamının bedeline hükmedilmek suretiyle fazlaya karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın tamamına yönelik kamulaştırma talebi bulunmadığı halde raporda bu şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmi kamulaştırma yapılmasına rağmen 616 m²lik kısım için tescil hükmü kurulması gerekirken taşınmazın tamamı için hüküm kurulmasının doğru olmadığını, bozma sonrası verilen kararda kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 52.747,50 TL'den, acele kamulaştırma dosyasından ödenen bedelin mahsubu ile aradaki fark olan 14.865,51 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, davacı idare tarafından acele kamulaştırma dosyasına 37.882,40 TL bedel depo edilmediğinden belirtilen şekilde bir karar verilmesi neticesinde müvekkilinin yalnızca 14.865,51 TL alması gibi hatalı ve haksız bir sonucun ortaya çıkacağını, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava konusu taşınmazın kısmen kamulaştırılmasına karar verildiği hâlde, tamamının tapu kaydının iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
3.Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine hükmedildiği gözetilmeksizin tüm bedel için son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi hatalıdır.
4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı dikkate alındığında davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "taşınmazın" kelimesinden sonra "tapu" kelimesinden önce gelmek üzere "616 m²lik kısmının" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "25.06.2019" tarihinin hükümden çıkartılması, yerine "12.03.2015" tarihinin yazılması, hüküm fıkrasının davacı idare lehine vekâlet ücretine ilişkin (11) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.