Karar No
K. 2026/262
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2024/744

KARAR NO: 2026/262
DAVA: ALACAK (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26.11.2024
KARAR TARİHİ: 30.03.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından 02.02.2023 tarih ... No’lu mal faturası karşılığı ...’da faaliyet gösteren...isimli firmaya "516 adet – 40 kap - Brüt 905 Kg ve Net 895 Kg Abiye – Etek Ceket Cinsi Giysi" emtiası satıldığını, davalı ... Ltd. Şti.nin nakliyeci, ... Ltd. Şti.nin fiili taşıyıcı ve ... Sigorta A.Ş.nin fiili taşıyıcının sigortacısı olarak söz konusu satışı yapılan ürünlerin sevkiyatında hizmet verdiklerini, emtiaların 04.02.2023 tarihinde "... – ..." plaka nolu (sigortalı ... firması adına kayıtlı) çekici/dorseye yüklenerek alıcı firmaya sevk edilmek üzere yola çıktığını, 13.02.2023 tarihinde emtianın ulaştığı alıcı firma yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde emtiaların ıslak şekilde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, emtiaların CMR Belgesi üzerine hasar notu düşülerek alıcı firma tarafından teslim alındığını, hasarın tespiti ve tazmini için sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı üzerine ekspertiz raporu alındığını, ... Rapor No'lu, 19.06.2023 Tarihli, ... Dosya No'lu Ekspertiz Raporu ile, "Hasarın; Türkiye’den İspanya’ya sevkiyatı gerçekleştiren...plakalı araç ile yapılan sevkiyat esnasında dorse tentesinden sızan yağmur/kar sularından bahse konu emtianın kısmen ıslanması şeklinde meydana gelmiş olabileceği, İbraz edilen fotoğraflar üzerinde yapılan incelemelerden, abiye cinsi emtialar ve emtia ambalajı üzerinde muhtelif ıslanma emareleri bulunduğu, İbraz edilen fotoğraflar incelendiğinde; Dorse tavan tentesinin bir çok yerinde yama olduğu, tentenin eski – yıpranmış olduğu, 41 adet abiye cinsi elbise emtiası üzerinde muhtelif su lekeleri – deformasyonlar ve ıslanmaya bağlı renk değişimleri tespit edildiği, söz konusu hasarın kaynağının dorse tavan tentesinde birçok yerinde yama olması ve tentenin eski-yıpranmış olmasından kaynaklı olduğu"nun tespit edildiğini, ayrıca Alıcı Firmanın, bu hasarların kuru temizleme ile onarılamadığını beyan ettiğini, Ekspertiz Raporu ile de, "Alıcı firma yetkilileri ekspertiz çalışmalarımız esnasında emtiaların ıslak olarak teslim alındığını beyan etmiştir. Yaptığımız incelemelerde de buna paralel olarak emtialar üzerinde ıslanma emareleri, koli ambalajında ağır ıslanma görülmüştür." şeklinde sonuç ve kanaate varıldığını, Ekspertiz Raporu ile hasar bedelinin de 8.506,46 EURO olduğu kanaatine varıldığını, ancak bu belirlemenin belirsiz alacak davası açmalarına engel olmadığını, zarar ve alacak miktarının belirli hale getirdiği şekilde yorumlanamayacağını (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. -...K.), bu nedenle şimdilik 100,00.-EUR üzerinden belirsiz alacak davası açtıklarını, CMR 17/1 hükümleri gereğince, "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." CMR kapsamında taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özenden daha fazla özen göstermiş olması gerektiğini, taşıyıcı kendisinden beklenilen tecrübeye dayalı olarak hava ve yol şartlarına göre eşyanın hasara uğramasını engellemek için önlemleri alması gerektiğini, ancak, davalılar tarafından bu dikkat ve özenin gösterilmediğinin çok açık olduğunu, davalıların açıkça basiretsiz ve pervasız davranış arz edecek şekilde, araçlarda gerekli kontroller yapılmadan, iklim şartları gözetilmeden taşıma faaliyetini gerçekleştirmiş ve ağır kusurlu davranışları ile müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, taşıyıcının hasara "kasten veya ağır ihmalle" sebebiyet verdiği açık olduğundan, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olmayacağının da aşikar olduğunu, dolayısıyla, ilgili hükümler gereği fiili taşıyıcının da asıl taşıyıcı gibi sorumlu olup, müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalılara ...

37.Noterliği'nin... Tarihli ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi gönderilerek müvekkilin uğramış olduğu zararların ödenmesinin istendiğini ancak sorumluluk kabul etmediklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK’nın 389. maddesi gereğince, davalıların yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacaklarıyla diğer haklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açılan 100,00 EURO (100,00x36.2807=3.628,07-TL) hasar bedelinin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince, Devlet Bankalarının EURO'ya uyguladığı bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR Kovansiyonunu 32/1. maddesi uyarınca davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan 19.06.2023 tarihli ekspertiz raporu ile zarar miktarı belirli hale getirildiğinden huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete rücu hakkının doğabilmesi için öncelikle zarar görene ödeme yapması gerektiğini, bu noktada, davacı tarafça hasar ödemesinin dayanağı olan hasar tazminatının zarar görene ödendiğini ispatlayan belge ve dekontlar dosyaya sunulmadığını, bu nedenle huzurdaki davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu zararın, ambalajdaki eksiklik ve hatadan ve malların davacı tarafça yanlış istiflenmesinden kaynaklı olup müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bir an için müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğu kabul edilse dahi CMR Kovansiyonun 23.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluğun bulunduğunu, davacı tarafça iddia edilen zarar miktarının fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, emtianın cinsi de göz önünde bulundurulduğunda hesaplamada sovtaj bedelinin de dikkate alınması gerektiğini, talep edilen faiz başlangıç tarihi ve faiz oranlarının da hukuka aykırı olduğunu, zira CMR Konvansiyonu'nun 27/1. maddesi "Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. " hükmü gereğince dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR Konvansiyonu 32.md maddeye göre zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğunu, emtia yüklemesinin 04.02.2023 tarihinde yapıldığını, İspanya'da bulunan alıcı şirkete 13.02.2023 tarihinde teslim edildiğini, yapılan ekspertiz raporunda hasar tarihinin 13.02.2023 olarak belirtildiğini, Arabuluculuk başvuru tarihinin 18.04.2024 olup zamanaşımı süresi geçtikten 2 ay 1 hafta sonra olduğunu, davacının, zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hasar miktarının yüksek olduğunu ve ispatlanması gerektiğini, sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, hasar miktarına, kusur durumuna ve müvekkilu şirketlerin sorumluluğuna itiraz etiklerini, kötü ambalaj ve istif hatası ile hatalı tahliyeden taşıyıcının sorumlu olmadığını, taşımaya konu emtiaların cinsine ve yola uygun bir şekilde ambalajlanmadığını, karton kutulara konulduğunu, CMR Konvansiyonu 17/2.maddesine göre hasar taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumdan meydana gelmiş ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, ambalaj hatası nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, taşıyıcının azami sorumluluğunun ... Konvansiyonu’nun 23. maddesinde düzenlendiğini, ayrıca davaya konu taşımanın ... teslim şeklinde yapıldığını, CIF teslimde mal bedeline navlunun dahil olduğunu, ... Sigorta A.Ş. Poliçesi kapsamında navlun bedellerinin poliçe kapsamında olmadığını, navlun bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini, müvekkil ... Sigorta A.Ş. diğer davalı...Şirketini ... poliçe numaralı 01.08.2022/2023 tarihli nakliye sorumluluk poliçesi ile sigortaladığını, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe teminatı ile ve sigortalısının sorumluluğu ve kusuru oranında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; taşıma hizmetinin ayıplı verilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında ticari ilişkinin (Uluslararası Taşıma) varlığı ve hasar vakıası tartışma konusu değildir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. İse davaya cevap vermediğinden, bu davalı yönünden davacı taraf ile arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, dava konusu taşıma nedeniyle davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, tarafların olaydaki kusur ve sorumlulukları, varsa davacının talep edebileceği tazminat (alacak) miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Hukuki Yarar İtirazı Yönünden;

Davalı ... vekili davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.05.2022 tarih ve ... E. ...K.sayılı içtihatlarında da işaret edildiği üzere delil tespiti yaptırılması, ekspertiz raporu alınması vb.işlemlerin alacağı belirli hale getirmediği, davacının belirsiz alacak davası açma hakkını ortadan kaldırmadığından ve ihtarnamede ekspertiz raporuna dayanıldığı, zararın kesin ve net olarak belli olmadığı, kusur durumu gibi hususların da yargılamayı gerektirdiği düşünüldüğünde davalıların "davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı" yönündeki usuli itirazları ile davanın rücen alacak davası olmaması nedeniyle buna dayanan husumet itirazı yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir.

Davalı ... vekili 20.05.2025 tarihli dilekçesi ile tanık listesi vermiş ise de 05.05.2025 tarihli ön inceleme celsesinin (6) nolu ara kararı gereğince verilen 2 haftalık kesin sürenin dolduğu 19.05.2025 tarihinden sonra dilekçenin verildiği anlaşıldığından ve davacının açık muvafakatı olmadığından tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Eksper Raporu (Grup Ekspertiz 19.06.2023)

Sigortacının ... Sigorta, sigortalının ...şirketi, poliçenin CMR Poliçesi, taşım aracının... plakalı, emtia teslim şeklinin CIF, alıcının ..., mal faturası tutarının 108.115,00 Euro, Emtianın 40 koli, 516 adet brüt 905 kg, Net 895 kg Abiye, etek ve ceket giysisi; Hasar nedeninin muhtemelen dorse içerisine tenteden sızan su nedeniyle ıslanma, kirlenme, hasarlı ürün adedi 63 adet, 110,25 brüt kg elbise, Toplam hasar tutarının 8.506,46 Euro, CMR limitinin 1.149,21 Euro olduğu, Taşımanın ... taşıması, yükleme tarihinin 04.02.2023, teslim tarihinin 13.02.2023, Taşıma, hasar, poliçe ve satışa ilişkin genel bilgilerin dava konusu ile örtüştüğü; Emtianın sigortalı firmanın sevkiyatı sonucu 13.02.2023 tarihinde teslimi sırasında alıcı tarafından yapılan kontrollerinde ıslanmak suretiyle hasarlı olduğunun tespit edildiği ve CMR belgesine hasar şerhi düşüldüğü; Sigortalı firma ile yapılan kontrollerinde parsiyel olarak taşıması yapılan ıslak ve ambalaj hasarlı olarak teslim edildiği bilgisinin verildiği, yine alıcı firmanın İspanya’daki adresine gidilerek fiili ekspertiz çalışması yapıldığı, Alıcı firmanın adresinde yapılan incelemede emtianın büyük ölçüde ıslak ve ezilmiş bir biçimde teslim edildiği, firma yetkililerinin kuru temizleme ve ütüleme şeklindeki çalışmaları ile hasarlı emtianın büyük bir kısmını kurtardıkları, ekspertiz çalışması sırasında kendilerine 41 adet abiye cinsi emtia üzerinde muhtelif u lekeleri deformasyonlar ve ıslanmaya bağlı renk değişimleri tespit edildiği, alıcı firmanın kuru temizleme ile giderilemediğini ifade ettiği, CMR belgesi üzerine İspanyolca kutular ezik ve ıslak notunun düşüldüğü; Sevkiyatın parsiyel olarak yapıldığı ve üç farklı sürücünün sevkiyat süresince görev yaptığının öğrenildiği; bu sürücülerin beyanlarında; ..., plakası yazılı dorseyi ... Limanından aldığını ...’ye boşalttıktan sonra ... Sanayiinden yükleme yaptığını, parsiyel taşımanın devamı için dorseyi ... bıraktığını, kendisinin başka dorse alıp İzmir’e döndüğünü, ... plakalı konu dorsenin tentesinde herhangi bir yırtık bulunmadığını, havanın yağışlı olmasına rağmen herhangi bir sızıntı olmadığını; ... , 03.02.2023 tarihinde konu aracı ... alıp ... vardığını, 04.02.2023 tarihinde dorsenin dışını yıkayarak ... antrepoya geçtiğini, dorsede herhangi bir yırtık veya akıntı olmadığını ... garajdan alırken her tarafına bakarak öyle yükleme alanına gittiğini, yükleme adresinde aracı yüklerken de herhangi bir yırtık veya akıntı bulunmadığını, aracın yüklemesini ve gümrük işlemlerini yaptırdıktan sonra ...limanında bıraktığını, ..., ... plaka sayılı dorseyi ... taktığını İspanya’ya kadar devam ettiğini, herhangi bir yağış görmediğini, boşaltmaya refakat etmediğini, sadece arka kapakları açtığını, rampaya yanaştığını, beyan ettikleri sürücü beyanlarına göre sürücülerin değiştiği ancak dorsenin yükleme yapılan dorse olduğunun anlaşıldığı; Alıcı firma tarafından ibraz edilen fotoğraflarda emtialar ve ambalajları üzerinde muhtelif ıslanma emarelerinin göründüğü, Alıcının 63 adet elbise emtiasında hasar tespit edildiğini, elbiselerin tamamının kuru temizlemeye tabi tutulduğu ve 22 elbisenin kuru temizleme sonucu kurtarıldığını, 41 adet elbisenin ise kurtarılmadığını, alıcı firmanın 41 adet elbisenin fatura değeri olan 7.078,00 Euro ile 756,00 Euro kuru temizleme masrafları ile birlikte 7.834,00 Euro talep ettiği; ancak talep detaylarının incelenmesinden alıcı firmanın yalnızca birim bedelleri topladığı ve adet ile çarpım yapmadığının anlaşıldığı talebin revize edildiği 80 adet elbise için 15.062,00 Euro talep edildiği; talep detaylarının incelenmesinden alıcıya sadece 63 adet emtianın görüldüğü ve bunların dikkate alınacağı bilgisinin verildiği; Yapılan hesaplamada navlun bedelinin poliçe kapsamında olmaması nedeniyle birim (1 kg) navlun hesabı yapıldığı 0,9302 Euro), buna göre 110,25 kg için navlun bedelinin 103,54 Euro olduğu, böylece fatura bedelleri üzerinden (navlun mahsup edilerek) yapılan hesaplamaya göre hasar miktarının 8.506,46 Euro olduğu, CMR sorumluluk sınırı yönünden 63 adet emtianın 905/516 adet=1,74 kgx63=110,25 kg x8,33 SDR= (918,63 SDR ) karşılığının 1.149,21 Euro olarak tespit edildiği; Sovtaj 41 adet elbise için ikinci kalite sovtaj araştırması yapılmış ise de talep olmadığından neticesiz kaldığı yönünde tespitler yapılmıştır. CMR Belgesi Gönderenin sigortalı ...l, gönderilenin ... taşıyıcının..., yükün 40 kap 905 kg brüt olduğu görülmektedir. Poliçeler Nakliye Aracılığı Sorumluluk (...) Sigorta Poliçesi (Poliçe No. ...) Sigortalının ...ŞTİ., poliçe vadesinin 01.08.2022-01.08.2023, düzenleme tarihinin 28.07.2022, geçerlilik alanının Tüm Dünya (İran Hariç) olduğu anlaşılmaktadır. İhtarnameler

Davacı ... Şirketi tarafından davalılar üzerine ...

37.Noteri aracılığı ile keşide edilen ... tarih ve ... sayılı ihtarnamade özetle; muhatapların dava konusu taşıma da akdi ve fiili taşıyıcı ve sigortacı oldukları, 13.02.2023 tarihinde taşıma aracının alıcının adresine ulaşması üzerine alıcı tarafından yapılan kontrollerinde emtianın ıslak ve hasarlı olduğunun tespit edilerek CMR belgesi üzerine hasar şerhi düşüldüğü; Hasarın sigortacıya ihbarı üzerine eksper tayin edilen eksperin raporunda 41 adet abiye cinsi emtianın su lekesi deformasyon ve ıslnmaya bağlı renk değiştirmeleri nedeniyle hasarlı olduğu, hasarın kuru temizleme yapılmasına rağmen giderilmediği, hasar bedelinin 8.506,46 Euro olduğunun tesptit edildiği, her ne kadar taşıyıcının sigortacısı tarafından sınırlı bir ödeme yapılmış ise de hasarın pervasızca davranış kusuruna dayanmasından dolayı, Taşıyıcıların sorumluluklarının somut olayda sınırsız olduğu, bu nedenle 8.506,46 Euronu ihtarnamenin tebliğ edildiği üç iş günü içerisinde ödenmesi aksi halde alacaklarının dava ve takip yoluyla tahsili için başvuru yapacakları ihtar edilmiştir.

Davalı ... şirketi tarafından ...

14.Noteri aracılığı ile davacı ... şirketi üzerine keşide ettiği 11.12.2023 tarihli cevabi ihtarnamede özetle; söz konusu taşımayı basiretli bir taşıyıcı özeniyle ifa ettiklerini ve CMR m.17/2 gereği hasarın sorumlulukları dışında kaldığı, taraflarından talep edilen zarar miktarına itiraz ettiklerini, hasarın pervasızca davranış kusurna dayandığı iddiasını kabul etmediklerini ve herhangi sorumlulukları bulunması halinden sigortacının söz konusu hasarı tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek tazminat talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını bildirerek itiraz etmiştir. Davalı ...Ltd. Şti. Davacı ...Ltd. Şti.aleyhine keşide etttiği ...

26.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu iharmamesiyle davacının gönderdiği ihtarnameye cevap vererek, iddiaları kabul etmediğini, sorumluluklarının ve borcunun bulunmadığını belirterek itirazda bulunmuştur.

Mahkememizce alınan 15.06.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;

Somut olayda ıslanma ve ambalaj ezilmesi şeklinde hasar mevcut olduğundan alıcının/gönderilenin teslimat anında itirazı kayıt ileri sürdüğü CMR üzerindeki şerhten anlaşılması nedeniyle karine olarak dava konusu hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin değerlendirildiği (CMR m.30), dava konusu emtianın ıslanma sebebi tam olarak anlaşılamamakla birlikte taşıma sürecinde meydana gelen ıslanma şeklindeki hasardan davalıların sorumlu olduğu, ıslanmanın normal taşıma riski olmamasından dolayı ambalaj yetersizliğine bağlanmasının mümkün olmadığı ancak davalıların pervasızca davranış kusuru ile hasara neden olduklarına ilişkin de dava dosyasında bir veri bulunmadığı ve davalıların CMR m.23 kapsamında sınırlı olarak dava konusu olayda sorumluluklarının bulunduğunun değerlendirildiği; Davalı sigortacının diğer davalı taşıyıcılar gibi 918,63 SDR’nin karar tarihindeki Euro karşılığının (işbu rapor taslağının hazırlandığı 04.06.2025 tarihinde kurlara göre 1.096,84 Euro) davacıya ödenmesinden müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunun değerlendirildiği (CMR m.23/1,3,4,7); Yukarıdaki gerekçelerle davacının 01.12.2023 tarihinde davalılar üzerine keşide ettiği ihtarname ile davalıların 10.12.2023 tarihinde temerrüde düştüğü; söz konusu ihtarnamenin CMR m.32/2 gereğince bir yıllık zamanaşımını tüm davalılar bakımından durdurduğu; davalılardan sadece ... şirketinin bu ihtara ret yönünde cevap verdiği ve zamanaşımı süresinin bu davalı bakımından yeniden işlemesinden dolayı söz konusu davalıya karşı dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı; diğer davalıların konu ihtarnameye herhangi bir cevap vermemesi nedeniyle duran zamanaşımının onlar bakımından da ... şirketinin cevabi ihtarnamesi ile tekrar işlemeye başlayıp başlamadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, TBK’daki düzenleme yönünden bakıldığında zamanaşımının kesilmesine ilişkin TBK m.155’e benzer bir hükmüm zamanaşımının durması bakımından yer verilmemesinin diğer davalılar ... ve ... Sigorta bakımından dava tarihinde zamanaşımının hala durmaya devam ettiği ve huzurdaki davanın zamanaşımına uğramadığı yönünde yorumlanabileceğinin değerlendirildiği; Davacı 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre yabancı para alacaklarına ilişkin temerrüt faizi oranında faiz talebinde bulunmuş olmasına rağmen, Yargıtay uygulamasına göre CMR kapsamındaki taşımalarda yabancı para üzerinden talepte bulunulması halinde CMR m.27 gereğince faiz yıllık %5 oranında uygulanması gerektiğinden davacının talebinin yıllık %5 oranını aşmamak üzere şeklinde anlaşılabileceği, davacının fiili ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin ise mahkemenin takdirinde olduğu, mahkeme tarafından yerinde görülmesi halinde işlemiş faiz miktarının yukarıdaki şekilde 52,89 Euro olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Davalı vekillerinin bilirkişi raporuna karşı verdikleri beyan ve itiraz dilekçelerinde hukuki yarar konusunda yaptıkları itirazlar ve bilirkişi heyetinin bu konuda görüş bildirmedikleri belirtilerek bu konuda ek veya yeni bir rapor alınmasına yönelik itiraz ve taleplerinin, 05.05.2025 tarihli ön inceleme duruşmasının (8) nolu ara kararı ile değerlendirilerek reddedildiği, esasen bu konu tamamen hukuki bir konu olup, bilirkişiden bu yönde görüş istenmesinin doğru olmayacağı, gerekçeli kararda ayrıntılı olarak işleneceği, kaldı ki bilirkişi raporu için yapılan görevlendirmede de bu konuda bir karar alınmadığından söz konusu itiraz ve talebin reddine ancak sair itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce alınan 11.22.2025 tarihli bilirkişi heyet EK-Raporunda özetle; Taşıtın "tenteli araç" olarak seçilmesi ve tenteli araç ile taşıma sürecinde dıştan su sirayet etmesinde, araçta kusur bulunmadığı, ancak özensizlik ile araç içine su sirayetinin önlenemediği, yükün giyim eşyası olması ve kapalı kasa araçla taşıması bakımından davacının her hangi bir emir talimatı veya özel sözleşme şartı ileri sürmediği, bu nedenle standart araç olarak tenteli araç kullanılmasının tek başına sorumluluk sebebi olmayacağı, davalı ... açısından CMR m.29 manasında ağır kusur tespit edilemediği hususunda KÖK rapor değerlendirmelerinin devam ettiği, zamanaşımı hesabı ve değerlendirmesinin KÖK rapor irdelemeleri ve bu rapor incelemelerine göre mahkemenin görev alanında kaldığı, görev kapsamında sair hususlarda da KÖK rapor sonuçlarını değiştirecek yeni bir sonuç hasıl olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Sorumluluk ve Esas Yönünden; Davalılar ...Şti ile ... Sigorta A.Ş. Vekilleri zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Zamanaşımı def'ini değerlendirmeden önce esas ile ilgili sorumluluğun tespiti gerekmektedir. Zira zamanaşımı süresi de ancak buna göre belirlenebilmektedir. Davalılar dava konusu taşımanın multimodal (karma) taşıma olduğunu savunmaktadırlar.

CMR 2/1.maddesi; "Mal yüklü taşıt, 14. üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerinde de bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır." denilmektedir. Dava konusu taşımaya konu yük araçtan indirilmeden yüküyle birlikte başka bir yöntemle yani olayımızda deniz yolu ile taşınması halinde de CMR hükümlerinin uygulanması gerekeceği açıktır.

CMR 30.maddesi; "1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.

2.Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.

3.Yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmez.

4.Bu maddedeki zaman limitlerini hesap ederken duruma göre teslim tarihi, kontrol tarihi, veya yükün alıcıya verildiği tarih sayılmayacaktır.

5.Gerekli tetkik ve kontrolleri yapmak için taşımacı ve alıcı birbirlerine makul her kolaylığı göstereceklerdir."

Somut olayda ıslanma ve ambalaj ezilmesi şeklinde hasar mevcut olduğundan alıcının/gönderilenin teslimat anında itirazı kayıt ileri sürdüğü ... üzerindeki şerhten anlaşılmaktadır. Bu nedenle karine olarak dava konusu hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğini kabul edilmek zorunludur. Bu karinenin aksini ispatlar bir delil sunulamamıştır. ...

17.maddesi gereğince; "1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.

2.Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.

3.Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur.

4.Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz."

Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere, taşıma süreci içinde meydana gelen hasar bakımından taşıyıcı, hasarın CMR m.17/2 tanımlanan sroumluluktan kurtulma sebeplerinden biri yüzünden meydana geldiğini ispat edememesi halinde sorumludur (CMR m.17/1). Davalılar sorumluluktan kurtulma sebepleri yönünden (CMR m.17/2) ambalaj kusuruna dayanmak istemelerine rağmen yükün ıslanmak suretiyle hasar görmesi, ambalaj kusuruna dayanmaya engeldir. Zira ambalaj ile normal şartlarda beklenen koruma, normal trafik seyrinde aracın devinimlerine, yükleme ve boşaltma sırasındaki elleçlemelerine mukavemet edecek düzeyde sağlam olması yeterlidir. Çünkü ıslanma normal taşıma riski olarak kabul edilemez. Bunun anlamı şudur: Taşıtana malını ne olursa olsun ıslanmayacak şekilde ambalalajlamalıydın denilemez. Taşıyıcı ister tenteli araçla, ister kapalı araçla taşıma yapsın sonuç olarak yükü ıslanmaktan koruması, kuru olarak teslim etmesi gerekir. Bu yük taşıtana yüklenemez. Dorse tavanındaki bir delinme, yırtılma vb. Nedeniyle oluşan su sızıntısı nedeniyle davalıların sorumluluktan kurtulması CMR 17/3.maddesi gereğince mümkün değildir. Yani araçtaki bir kusur nedeniyle hasarın meydana gelmesi halinde taşıyıcı mutlak olarak sorumludur.

CMR 29.maddesi; "1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz.

2.Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar."

Taşıyıcının buradaki sorumluluğu ise pervasızca davranış kusuru olarak kabul edilmemiştir. Zira taşıyıcının bilerek, isteyerek ağır kusurlu olduğu ispatlanamamıştır. Her ne kadar taşıyıcının pervasızca davranış kusuru yönünden araç tentesinin tavanında birçok yamanın bulunduğunu, eski ve yıpranmış olduğunu eksper raporuna ve fotoğraflara dayanarak ileri sürülmekte ise de eksper raporunda bu yönde bir ifade yoktur. Fotoğraflar yönünden ise dosyadaki siyah beyaz fotoğraflardan araç tavanında çok fazla yama olduğu anlaşılamamaktadır. Daha sonra davacı vekili bilirkişinin bu beyanı üzerine 20.06.2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde renkli fotoğrafları sunmuş ise de bilirkişi kanaati ek rapor ile de değişmemiştir.

Mahkememizce de bu fotoğraflar incelendiğinde "çok fazla yama" izlenimi edinilememiştir.

Ekspertiz raporunda beyanlarına yer verilen sürücüler ..., ...ve ... dorsede yırtık olmadığını su sızdırmadığını beyan etmelerine rağmen yükün ıslandığı da sabittir. Eksper raporunda da yamalardan ve yırtıklardan bahsedilmemektedir. Fotoğraflardan da anlaşılamamaktadır. Raporda da işaret edildiği üzere tenteli araçlarda makul seviyede yama olması mümkün olup, dışarıdan ağaç dalı vb. bir cisim batması, yükün araç içinde devrilmesi nedeniyle tenteye yaslanarak yırtması gibi nedenlerle sağlam tentelerin de delinmesi, akmaya ve ıslanmaya neden olması vb. mümkündür. Ancak davacının iddia ettiği gibi normalin üstünde yama olması tentenin ömrünün tamamlamış olmasına rağmen kullanılmakta ısrar edilmesi vb. söz konusu olması halinde pervasızca davranıştan söz edilebilir. Ancak yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere delller bu yönde bir kanaat için yetersizdir.

Bilirkişi raporunda; Eksper raporunda emtianın şoför beyanına göre dorseden indirilmediğinden bahisle tentede sızıntı olabileceği tahmininde bulunulmuş olmasına rağmen alıcı tarafından bu yönde bir bilgi verildiğine ilişkin bir fade yoktur. Bu nedenle parsiyel taşımada emtianın dorse üzerinden indirilip tekrar aynı dorseye yüklenmesi de mümkün ve olasıdır. Bu nedenle tahliye, açık havada bekletme veya tekrar yükleme süreçlerinde ıslanma da mümkün ve olasıdır.

Sonuç olarak dava konusu emtianın ıslanma sebebi tam olarak anlaşılamamakla birlikte taşıma sürecinde meydana gelen ıslanma şeklindeki hasardan davalıların sorumlu olduğu, ıslanmanın normal taşıma riski olmamasından dolayı ambalaj yetersizliğine bağlanmasının mümkün olmadığı; ancak davalıları pervasızca davranış kusuru ile hasara neden olduklarına ilişkin de dava dosyasında bir veri bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu görüşe yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkememizce de aynen iştirak edilmiştir. Bu nedenle hasara taşıyıcının pervasızca davranışının neden olduğunu kabul etmek mümkün görülmemiştir. Öyleyse sınırlı sorumluluklarına gidilmesi gerekmektedir. CMR 23.maddesi; "1. Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.

2.Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.

3.Tazminat, noksan olan brüt ağırlığın beher kilogramı için 25 frangı geçemez. Frank bir gramın 10/3Ti ağırlığında safiyeti binde 900 olan altın franktır.

4.Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.

5.Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.

6.Madde 24 ve 26 gereğince malın diğeri veya teslimde özel faiz beyan edilmiş ise daha yüksek tazminat istenebilir"

Buna göre bilirkişinin yaptığı sınırlı sorumluluk hesabına göre; hasara uğrayan herbir abiyenin ayrı ayır emtia olması ve hasar konusu 63 adet abiye emtiasının kuru temizlemeye tabi tutularak 22 tanesinin kurtarılması ve geri kalan 41 tanesinin kurtarılmayaraz zayi kategorisinde değerlendirilmesine göre eksper raporunda 63 abiye emtiasının brüt ağırlığı üzerinden yapılan hsaplamanın yerinde olduğu kabul edilmiştir. Buna göre 63 adet abiye emtiasının brüt 110,25 kg kabul edilmesi halinde davalıların sorumluluk sınırı 110,25 kg x 8,33 SDR= 918,63 SDR olmaktadır (CMR m.23/3 ve 7). Bu miktarın karar tarihindeki TCMB kurlarına göre ulusal paralara dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle sadece eksper raporundaki Euro karşılığına itibar edilmesinin yerinde olmayacağı, 04.06.2025 tarihindeki TCMB kurlarına göre hesaplama yapıldığında; 1 SDR 1,35936 USD olduğuna göre 918,63 x 1,35936 = 1.248,75 USD, 1 Euro 1,1385 USD olduğuna göre 1.248,75/1,1385= 1.096,84 Euro olarak hesaplanması gerektiği, eksper raporundaki zayi olan 41 adet abiye emtiası zararının belirlenmesi usulü birim, adet ve alıcının talepleri dikkate alınarak ve eksper raporu ekindeki belgelere dayanmasından dolayı yerinde olduğu ve belirlenen 8.506,46 Euro emtia zararının gerçek zarar ilkesine uygun olduğu, davalıların sorumluluk sınırlarının gerçek zararın altında kalmasından dolayı davalıların ancak sorumluluk sınırına kadar (karar tarihindeki 918,63 SDR karşılığı) davacının zararını karşılamak durumunda oldukları, eksper raporunda faturanın CIF teslimkoşulun göre hazırlandığı ve bu nedenle bedeli içinde navlunun da bulunduğunu ve poliçenin navlun zararını karşılamadığını ileri sürerek navlun hesabı yaparak bunu masup etmiş olmasına rağmen gerçek zararın davalıların sorumluluk sınırının çok altında olduğu somut olayda sigortacının navlun zararı mahsubu yapmasının yerinde olmadığı, zira davalıların sorumluluk sınırı nedeniyle gerçek zarardan ödemedikleri kısmın navlun miktarından yüksek olduğu, öte yandan navlun zararından sigortacının sorumlu olmadığı iddiasının poliçedeki hangi hükme dayandığının belirtilmediği gibi poliçe incelemesinde böyle bir hüküm bulunmadığı, CMR m.23/4 gereği taşıyıcı yükün varma yerine taşınması için yapılan masrafları (gümrük, antrepo, navlun vb.) hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın tam olarak tazmin etmesi gerektiği, sonuç olarak davalı sigortacının diğer davalı taşıyıcılar gibi 918,63 SDR’nin karar tarihindeki Euro karşılığının (işbu rapor taslağının hazırlandığı 04.06.2025 tarihinde kurlara göre 1.096,84 Euro) davacıya ödenmesinden müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Yapılan hesaplamada maddi bir hata bulunmamaktadır. Rapordaki görüşe (sınırlı sorumluluk kabul edildiğinden) itibar etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.

04.06.2025 Bilirkişi Raporu; 1 SDR 1,35936 USD 1 EURO 1,1385 USD 918,63 x 1,35936 = 1.248,75 USD,

1.248,75/1,1385= 1.096,84 Euro olarak hesaplanmış

Bilirkişi raporunda 04.06.2025 tarihi itibariyle bu tarihte geçerli olan kur üzerinden hesaplama yapılmış ise de CMR Konvansiyonunun 23/7 maddesinde SDR hesabında karar tarihine en yakın kur'un esas alınacağı belirtildiğinden hesabın buna göre yapılması gerekmektedir (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 25.09.2024 tarih ve ... E. ...K. - 16.03.2021 tarih ve ...E....K. - 12.02.2019 tarih ve ... E. ... K.)

26.03.2026 Tarihli Kur; 1 SDR = 1.36148 USD 1 EURO = 1.1553 USD 918,63 SDR x 1.36148 USD = 1.250,69 USD

1.250,69 USD / 1.1553 USD = 1.082,56 EUR olarak kabul edilmiştir. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalılar ...Ltd. Şti ile ... Sigorta A.Ş. Vekilleri zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Taşıyıcılar pervasızca hareketle, bilerek, isteyerek yüke zarar verdikleri kabul edilmediğinden ve sınırlı sorumluluklarına gidildiğinden zamanaşımı süresi buna göre değerlendirilmiştir.

Bu süre aşağıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere 1 yıldır. Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)'nin 32.maddesi gereğince; "1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:

a)Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, ...

2.Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez." CMR’nin 32/2 maddesi uyarınca taşıyıcıya talep yapıldığında kural olarak taşıyıcı cevap verene kadar zamanaşımı durur (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 13.09.2022 tarih ve ...E. ... K.- aynı daire 03.02.2014 tarih ve .... E. ... K.). Malın teslim tarihi 13.02.2023 olup, 1 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlamıştır.

Davacı taraf davalılara ...

37.Noterliği'nin ... Tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderilerek zarar nedeniyle talepte bulunmuştur. İhtarname davalı ... Sigorta A.Ş.ne 01.12.2023, davalı ..Ltd.Şti.ne 12.12.2023, davalı ...Ltd. Şti.ne 08.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tarihler itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi durmuştur. ...Ltd. Şti. 11.12.2023 tarihinde davacıya cevap vererek ...

14.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesini göndermiş, ihtarname aynı gün karşı tarafa ulaştırılmıştır. Böylece 3 gün süre ile duran zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamıştır. Arablucuk sürecinde de zamanaşımı süresi duracağından (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18A/15.maddesi) 18.04.2024-08.05.2024 arası 21 gün zamanaşımı süresi durmuştur. Sürenin hesabında ilave edilmesi gereken gün sayısı 24 gündür. Dava konusu talepler 13.02.2023 + 1 yıl 24 gün = 09.03.2024 tarihinde zamanaşımına uğramaktadır. Ancak dava 26.11.2024 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle davalı ... hakkındaki dava zamanaşımına uğramıştır ve bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Diğer davalı ... Şti.de davacıya ...

26.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap vermiş ve bu davalı hakkında da duran zamanaşımı süresi tekrar işlemeye başlamış ise de davalı davaya cevap vermediğinden ve zamanaşımı def'ini ileri sürmediğinden, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülen bu husus davacı tarafından açıkça muvafakat verilmediğinden değerlendirmeye alınmamıştır.

Diğer davalı ... Sigorta A.Ş. İse davacının ihtarına cevap vermediğinden hakkında duran zamanaşımı tekrar işlemeye başlamadığından, bu davalı yönünden davacının talepleri zamanaşımına uğramamıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından TBK.nun 155.maddesinde kesilen zamanaşımının müteselsil borçlulara da sirayet edeceğine ilişkin hükmün müvekkiline de uygulanması gerektiğine işaret etmiş ise de TBK.nunda zamanaşımının durması (TBK.nun 153.maddesi) ile kesilmesi (TBK.nun 154.maddesi) ayrı ayrı düzenlendiğinden ve ilgili yasa hükümlerinde sirayet kabul edilmediğinden bu talebi yerinde görülmemiştir. Temerrüt Tarihi Yönünden; Davacı ... Şirketi tarafından davalılar üzerine ...

37.Noteri aracılığı ile keşide edilen... tarih ve ... sayılı ihtarnamade davalılara üç günlük ödeme süresi tanımıştır. İhtarname davalı ... Sigorta A.Ş.ne 01.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğinden davalı sigorta şirketi 05.12.2023 tarihinde temerrüt halindedir. İhtarname davalı ...Ltd.Şti.ne 12.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğinden davalı şirket 16.12.2023 tarihinde temerrüt halindedir. Ancak;

Davacı vekili dava dilekçesinde faiz istemekle beraber hangi tarihten itibaren faiz işletilmesini belirtmemiştir. Diğer bir anlatımla davacı taraf temerrüt tarihinden itibaren faiz talebi yoktur. Bu nedenle dava tarihinden itibaren faize karar vermek gerekmiştir. Değer Arttırım Talebi;

Davacı vekili 20.02.2026 tarihli değer arttırım dilekçesi ile 100,00.-TL olarak belirttikleri dava değerini 8.406,46.-EURO daha arttırarak neticeten 8.506,46.-EURO talep ettiklerini belirterek harcını aynı tarihte yatırmıştır. Sonuç olarak;

Davalı ... Ltd. Şti. Hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 1.077,23 EUR alacağın davalılar ...Şti. Ve ...

Sigorta A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara dava tarihi olan 26.11.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE,

1.Davalı ... Ltd. Şti. Hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

2.1.082,56 EUR alacağın davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...

Sigorta A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Bu miktara dava tarihi olan 26.11.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faiz UYGULANMASINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,

1.Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.682,94-TL olup, peşin alınan 427,60-TL ve ıslah harcı 5.210,00-TL harcın toplamı 5.637,60-TL harçtan mahsubu ile 2.954,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,

Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.682,94 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.110,54 TL harcın DAVALILAR ... LTD. ŞTİ VE ... SİGORTA A.Ş.DEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK davcıya ödenmesine

2.Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.577,50-TL, bilirkişi ücreti 36.000,00-TL'den oluşan 37.577,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 4.782,23-TL'sinin DAVALILAR ...ŞTİ. VE ... SİGORTA A.Ş.DEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 39.276,03-TL vekâlet ücretinin DAVALILAR ...TİC. LTD. ŞTİ. VE ... SİGORTA A.Ş.DEN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

5.Davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... Sigorta A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALILAR ... TİC. LTD. ŞTİ. VE ... SİGORTA A.Ş'YE VERİLMESİNE,

6.Davalı ... Ltd. Şti.kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 49.379,25 TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALI ...ŞTİ'YE VERİLMESİNE,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE,

7.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A)585,41-TL'sinin davalılar... Ltd. Şti. Ve ... Sigorta A.Ş. alınarak, B)4.014,59-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.

341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/03/2026 KATİP - HAKİM -

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog