Esas No
E. 2025/330
Karar No
K. 2026/124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/330 Esas
KARAR NO: 2026/124
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/05/2025
KARAR TARİHİ: 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini ve davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 20.11.2024 tarihli 1.444,67-TL tutarlı, ... numaralı, 19.09.2024 tarihli 1.559,30-TL tutarlı, ... numaralı 22.11.2024 tarihli 1.582,50-TL tutarlı, ... numaralı 24.01.2025 tarihli 1.817,44-TL tutarlı, ... numaralı 15.11.2024 tarihli 1.819,49-TL tutarlı, .. numaralı 08.11.2024 tarihli 1.851,33 -TL tutarlı, ... numaralı 20.11.2024 tarihli 2.383,51-TL tutarlı, ... numaralı 30.09.2024 tarihli 2.583,08-TL tutarlı, ... numaralı 21.11.2024 tarihli 2.716,18-TL tutarlı, ... numaralı 29.10.2024 tarihli 2.997,20-TL tutarlı, ... numaralı 06.11.2024 tarihli 3.030,48-TL tutarlı, ... numaralı 22.11.2024 tarihli 3.352,04-TL tutarlı, ... numaralı 19.11.2024 tarihli 3.364,75-TL tutarlı, ... numaralı 18.11.2024 tarihli 4.160,85-TL tutarlı, ... numaralı 19.11.2024 tarihli 4.509,41-TL tutarlı, ... numaralı 17.10.2024 tarihli 4.832,14 -TL tutarlı, ... numaralı 18.11.2024 tarihli 4.888,77-TL tutarlı, ... numaralı 04.11.2024 tarihli 5.956,90-TL tutarlı, ... numaralı 17.10.2024 tarihli 6.137,86-TL tutarlı, ... numaralı 25.09.2024 tarihli 6.357,22-TL tutarlı, ... numaralı 21.11.2024 tarihli 6.547,50-TL tutarlı, ... numaralı 19.11.2024 tarihli 6.556,41-TL tutarlı, ... numaralı 23.10.2024 tarihli 6.577,95-TL tutarlı, ... numaralı 30.09.2024 tarihli 6.630,90-TL tutarlı, ... numaralı 30.09.2024 tarihli 7.412,85-TL tutarlı,... numaralı 14.11.2024 tarihli 7.422,03-TL tutarlı,... numaralı 14.10.2024 tarihli 7.940,26-TL tutarlı, ... numaralı 22.11.2024 tarihli 8.267,66-TL tutarlı, ... numaralı 22.10.2024 tarihli 8.553,77-TL tutarlı, ... numaralı 15.10.2024 tarihli 9.509,91-TL tutarlı, ... numaralı 26.09.2024 tarihli 10.461,13-TL tutarlı, ... numaralı 15.11.2024 tarihli 14.491,76-TL tutarlı, ... numaralı 26.09.2024 tarihli 14.580,76-TL tutarlı, ... numaralı 04.11.2024 tarihli 14.783,89-TL tutarlı, ... numaralı 02.10.2024 tarihli 15.545,54-TL tutarlı, ... numaralı 17.10.2024 tarihli 15.595,76-TL tutarlı, ... numaralı 11.11.2024 tarihli 15.807,70-TL tutarlı, ... numaralı 14.11.2024 tarihli 22.831,92-TL tutarlı, ... numaralı 25.11.2024 tarihli 24.861,44-TL tutarlı, ... numaralı 23.10.2024 tarihli 27.829,50-TL tutarlı, ... numaralı 11.11.2024 tarihli 29.852,35-TL tutarlı, ... numaralı 21.10.2024 tarihli 30.341,15 -TL tutarlı, ... numaralı 14.11.2024 tarihli 36.236,88-TL tutarlı, ... numaralı 14.11.2024 tarihli 39.650,18-TL tutarlı ... numaralı 05.11.2024 tarihli 71.691,60-TL tutarlı, ... numaralı fatura olmak üzere 45 adet fatura borcu ödenmediğini, fatura bedellerinih ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalının itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanmadığını, bu sebeplerle; takibe konu itiraza uğrayan 527.325,92-TL asıl alacak ve 99.393,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 626.719,25-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin davaya bakmakta yetkili olmadığını, müvekkili şirketin mersis adresi dikkate alındığında faaliyet yerinin Tuzla/İstanbul olduğunu, İstanbul Anadolu İcra Dairelerinde girişilen takibe yapılan itirazın iptali için İstanbul Mahkemelerinde dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine girişilecek takip ve davalarda İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili aleyhinde öncelikle .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından icra takibine, borca ve yetkiye itiraz edildiğini, yetkiye ilişkin haklı itirazları üzerine davacı tarafından huzurdaki İtirazın İptali talepli dava dosyasına konu .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafından bu dosyaya da itiraz edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, müvekkili şirketin, davacı firmaya herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, davacı tarafça da müvekkilinin kendisine borcu bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir bilgi/belge sunulamadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davaya konu faturaların hiçbir karşılığı bulunmadığını, davacı tarafın haksız yere zenginleşmek adına huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm dava, takip, talep, şikayet ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle yetki itirazlarının kabulü neticesi davanın usulden reddine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi ile müvekkili lehine takip konusu asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Noterliği'nin 22.01.2025 tarih ve .. yevmiye nolu ihtarname ve bu ihtarnameye ilişkin e-tebliğ mazbatası, abone cari hesap anlaşması, fatura suretleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağında ilişkin başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafa uluslararası hava taşıma hizmeti verildiğini, aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı tarafa herhangi bir şekilde borcunun bulunmadığını, davacı tarafın faturadan kaynaklı alacaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi belge sunmadığını, talep edilen faiz bedelinin haksız olduğunu belirterek davanın reddiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 08/05/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 527.325,92 TL asıl alacak ve 99.393,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 626.719,25 TL borcun ödenmesi amacıyla 20/03/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 02/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/03/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafından yapılan yetki itirazı mahkememizin ön inceleme celsesinde değerlendirilerek TBK madde 89. Ve HMK madde 10 gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan itirazın reddine karar verilmiştir.

Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 09/12/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen uluslararası hava taşıma hizmetine ilişkin 45 adet faturadan kaynaklanan 527.325,92 TL asıl alacak ile 99.393,33 TL işlemiş faiz toplamının davalıdan tahsili talebiyle yürütülen takibe karşı yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024, 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 45 adet faturanın; davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu faturalardan kaynaklı takip tarihi (21.03.2025) itibariyle davalıdan 527.325,92 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, Davalı 24/11/2025 günü saat 14:20'de Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, 25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların tamamının, davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Taşıma Hizmeti” ne ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu edilen toplam 45 adet faturadan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (21.03.2025) itibarıyla davalıdan toplamda 527.325,92 TL asıl ve 88.549,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 615.875,3 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).

İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).

Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı).

Taraflar arasında nakliye sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından fatura düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 527.325,92 TL asıl alacak ve 88.549,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 615.875,30-TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur.

Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (105.465,18-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

a)Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 527.325,92 TL asıl alacak ve 88.549,38- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 615.875,30- TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,

b)Hükmolunan asıl alacağın %20'si (105.465,18-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 42.070,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.702,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 31.367,64-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 4.520,41-TL'sinin davalıdan, geri kalan 79,59-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 98.381,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.843,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 10.702,80-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 11.318,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 137,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.137,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.031,30-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

TASHİH ŞERHİ

6100 sayılı HMK 304. Maddesinde "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmemişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.

Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya eklenecek ayrı bir kağıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir" hükmü düzenlenmiştir.

Anılan yasa hükmü gereğince, sadece hükümdeki yazı ve hesap hataları mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.

Mahkememizin gerekçeli kararında; hüküm kısmının 1. a-maddesinde sehven İcra Daire isminde yazım hatası yapılarak; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası yerine ".... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası" yazıldığı anlaşılmıştır.

Dosyanın incelenmesi sonucu Mahkememiz kararının aşağıdaki şekilde tashihine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- ...a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 527.325,92 TL asıl alacak ve 88.549,38- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 615.875,30- TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, şeklinde düzeltilmesine 6100 sayılı HMK'nun 304 maddesi uyarınca TASHİHİNE, şeklinde karar verilmiştir. 12/03/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog