Esas No
E. 2025/528
Karar No
K. 2026/261
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/528 Esas
KARAR NO: 2026/261
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 20/05/2021
KARAR TARİHİ: 30/03/2026

Mahkememizin 31/05/2022 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD' nin 07/07/2025 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak gelmekle, Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., 11.08.2020 tarihinde ... Şirketi olarak kurulduğunu, unvan değişikliği ile ... olarak ...tarihinde ... Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile tescil edildiğini, şirket yetkilileri olarak ... ve ...Barolarına bağlı avukatlık görevini ifa ettiğini, şirket unvanından da anlaşıldığı üzere müvekkili tarafından yapılacak olan arabuluculuk ve tahkim işlemleri için iş bu şirketin kurulduğunu, davalı şirket 21.10.2020 tarihinde ... ...ni kurduğunu, ... Sayılı... tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile tescil edildiğini, şirketinin unvanı davalıların unvanlarından daha önce tescil edildiği resmi belge ile sabit olduğunu, davalı tarafça, müvekkiline tescil yapıldıktan sonra sanki şirketinin bir şubesiymiş gibi şirket unvanının başına bir iladı getirilerek aynı faaliyet alanında iltibas yaratacak şekilde yeni bir şirket kurulduğunu, davalı firmanın unvanı ile müvekkili şirketin unvanının neredeyse aynı unvan olduğunu, müvekkili şirketinden sonra kurulmalarına rağmen şirket unvanımızda bulunan ... ibaresini kendi unvanında kullanarak iltibasa neden olduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından www.sistemarabuluculuk.com internet adresi de alınmışdığını, bu durum dahi davalı şirket yetkililerinin kötüniyetle davrandıklarını, kasti olarak bir iltibas yaratmaya çalıştıklarının en açık göstergesi olduğunu, internet adresinin başına kendi unvanlarını dahi eklemeyip direk müvekkilince alınan şirket unvanı kullanılarak internet sitesini almalarının, her iki şirket arasında karışıklığa neden olacağını, karışıklığa meydan verebilecek bir ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa yol açılması, yalnız başına iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olarak kabul edildiğini, iltibas unsurunun varlık kazanması için aranan en önemli unsurun başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği haklı şöhrete ortak olmak ve bu benzerlikten yararlanma yollarını denemek olduğunu, davalı şirketin faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasını, davalı tarafça alınan "sistemarabuluculuk.com" web sitesine erişimin engellenmesini, davanın kabulü ile, şirketinin unvanının tamamı kullanılarak oluşturulan davalı şirket unvanından "..." ibaresinin terkinini, iyiniyet kurallarına aykırı haksız rekabetin men'ine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk Merkezleri ve Arabuluculuk faaliyetleri, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının belirlemiş olduğu ilkeler ve yönergeler çerçevesinde yalnızca tek bir arabuluculuk merkezine bağlı olaraktan yapılabilen bir faaliyet olduğunu, herhangi bir arabulucu veya arabuluculuk merkezi Arabuluculuk portalı üzerinden belirlenmiş olan arabuluculuk merkezlerinden ancak bir tanesine bağlı olaraktan faaliyet gösterebileceğini, bu kapsamda bireysel olarak arabulucuların veya şirket olarak oluşturulmuş olan arabuluculuk merkezlerinin aynı anda birden fazla arabuluculuk merkezinin bulunduğu yerlerde faaliyet yürütmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin şirketi ... Adliyesinde bulunan ... Arabuluculuk Bürosuna bağlı olaraktan faaliyet yürütmekte olduğunu, müvekkili şirket ortağı olan veya müvekkili şirketine bağlı olaraktan faaliyet gösteren tüm arabulucular ... Arabuluculuk Merkezine (bürosuna) bağlı olduğunu, ... dışında herhangi bir arabuluculuk faaliyetlerinin olmadığını, Türkiye Genelinde faaliyet gösteren toplam 318 adet Özel Arabuluculuk Merkezi bulunmakta olup bu merkezlerden 41 tanesinin ismi neredeyse tamamen bir biriyle aynı olup ancak yöresel ya da bölgesel ayırt edici unsurlar ile birlikte kullanıldığını, bu durum davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği Türkiye Geneli Arabuluculuk Platformu üzerinden tüm arabulucular tarafında görüldüğünün bilindiğini, bu duruma davacı tarafın dışında hiçbir özel arabuluculuk merkezi tarafından itiraz edilmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde Sitem ibaresine vurgu yaparaktan ... ibaresinin iltibasa neden olacağını iddia ederek, ... ibaresi üzerinde sanki kendilerinin rüçhan yada müktesep hakları varmış gibi bir imaj çizmeye çalıştığını, oysaki davacı tarafın dava dilekçesinde de açık açık zikrettiği üzere davacı taraf ilk olarak ... ibaresini kullanaraktan kurulduğunu, sonrasında müvekkilinin olan şirketin tescil tarihinden bir gün önce unvan değişikliğine giderek ... ibaresini unvan olaraktan kullanmaya başladığını, davacı tarafın unvanındaki ... ibaresini kullanması yalnızca müvekkilinin şirketten bir gün öncesinde tescil ettirmesine bağlı olduğunu, davacı şirketin ... ibaresini kullanmasının her hangi bir geçmişi olmadığı gibi bu ibareye bağlı olaraktan herhangi bir tanınmışlığı da kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı taraf bu unvan ile kuruluştan çok çok sonra internet adresi almaya çalıştığında bu ibarenin zaten müvekkillerimizce kullanıyor olduğunu öğrenerekten iş bu davayı açtığını, Türkiye Arabuluculuk Platformuna müvekkili olan şirket davacı şirketten daha önce kaydolduğunu ve yine davacı şirketin de bu platforma kaydı daha sonradan yapıldığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava,

TTK'nın 52. maddesi uyarınca ticaret unvanına tecavüzün tespiti ile davalı şirket unvanındaki “... ” ibaresinin ticaret unvanından terkini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" kenar başlıklı 150.maddesi; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmünü ihtiva etmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, dosyanın 23/12/2025 tarihli duruşmasına davacı vekiline usulüne uygun tebligat gerçekleşmiş ve duruşma gününden haberdar edilmiş olmasına karşın iştirak etmediği, duruşmaya davacı tarafından katılan olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmadığı, davacı tarafın duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar olmasına karşın davayı takip eden taraf bulunmadığı, bu sebeple dosyanın işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde de taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, iş bu dava bakımından davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331/3.maddesi gereği davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,

1.Davacı tarafından davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2.Alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile eksik olan 672,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 321,30-posta ve tebligat yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 52,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın 6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesi'nin 5.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (İKİ) HAFTA içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 30/03/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog