Esas No
E. 2025/214
Karar No
K. 2026/118
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/214 Esas
KARAR NO: 2026/118
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı... İm. San. ve Tic. A.Ş. arasında ...-3 ve ...-7 numaralı emtia nakliyat poliçelerinin akdedildiğini, anılan poliçelerle sigortalının emtialarının nakliye sırasında oluşacak rizikoların sigorta himayesi altına alındığını, sigortalı tarafından ABD'deki müşterisine gönderilen otomotiv yedek parça cinsi emtiaların hava yoluyla nakliyesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların nakliye sırasında hasarlandığını, bu durumun müvekkile ihbar edilmesi üzerine 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca bağımsız ve tarafsız nitelikteki bir sigorta eksperinin görevlendirildiğini, eksper incelemesi sonucunda zarar miktarının 44.858,56 TL olarak tespit edildiğini ve müvekkilinin sigortalısına söz konusu bedeli ödediğini, buna istinaden halef olan müvekkili adına ödenen tazminatın 11.827,76 TL'sinin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu beyan ederek, davalıların ....

İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı icra takibine yaptıkları itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, davalılar aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu hasarın müvekkili sorumluluğunun doğabileceği esnada oluştuğuna dair dosyada belge veya bilgi bulunmadığını, hasarın hangi aşamada meydana geldiğini gösterir somut delil sunulamadığını, yükleme ve boşaltma işlemlerinin müvekkil tarafından gerçekleştirilmediğini, fiili taşıma ve organizasyon işlemlerinin alt taşıyıcı tarafından yapıldığını, ziyanın yükleme, istifleme ve tahliye işlemleri neticesinde oluşmuş olabileceğini ve bu durumların müvekkilin sorumluluğunda kabul edilemeyeceğini, müvekkilin üzerine düşen özeni gösterdiğini ve hasarın oluşmasına sebebiyet verecek kusurunun bulunmadığını, müvekkilin ancak sınırlı sorumluluk kapsamında sorumlu tutulabileceğini ve sorumluluğunun SDR bazında belirleneceğini belirterek, davanın öncelikle usulen, aksi takdirde esastan reddine, haksız icra takibinden dolayı %20 kötüniyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ... A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurt içi ve uluslararası paket ve ... iştigalinde bulunduğunu, dünyanın her ülkesinde aynı logo ile iştigal eden şirketlerin Türkiye'ye taşıdığı ve Türkiye'den gönderdiği kargolarla ilgili olarak hizmet ortağı veya acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, hasarlanan ürünün konşimentoda ağırlığın 3 kg olduğu iddiasının doğru olması durumunda dahi Türkiye/ABD arasında yapılan taşımada her iki ülkenin de Montreal Sözleşmesi'ne tarafı olması sebebiyle, konşimentoda eşyanın bedeli belirtilmediği ve ek ödeme yapılarak sigorta ettirilmediği için Montreal Sözleşmesi'nin 22/3. maddesi uyarınca taşıyıcının azami sorumluluğunun gerçek zararı aşmamak kaydıyla her bir kg için 22 SDR ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla azami sorumluluğun 3 kg x 22 SDR = 66 SDR karşılığı olduğunu, Montreal Sözleşmesi'nin 18/1-b maddesi gereğince ambalaj/paketlemenin taşıyıcı tarafından yapılmaması halinde hasardan sorumlu tutulamayacağını, davacının11.827,76 TL'sinin rücuen tahsili için icra takibi başlattığını belirtilmesine karşın, 29.11.2024 ve 13.01.2025 tarihli ekspertiz raporlarında taşımanın 21.02.2024 tarihinde yapıldığı, gönderinin alıcı tarafından teslim alınmaması üzerine Türkiye'ye geri taşınarak Mayıs ayında sigortalıya teslim edildiğini, 23.09.2024 tarihinde sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğu, 04.07.2024 tarihinde e-posta ile hasar bildiriminde bulunulduğunu, her iki raporda da hasar tespit tutanağı bulunmadığını ve raporların sigortalının beyanına göre tanzim edildiğini, Montreal Sözleşmesi'nin 31/2. maddesi gereğince teslimden sonraki 14 gün içinde yazılı bildirim yapılmadığı için dava açılamayacağını, hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığını ve ambalajın gönderen tarafından yapıldığını, müvekkilin temerrüde düşürülmediği için faiz talebinin haksız olduğununu savunarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, hasar ekspertiz raporu, ... no.lu sigorta hasar dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı sigorta şirketi tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın taşımayı gerçekleştiren davalılardan rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı sigortalı arasında emtia nakliyat poliçeleri düzenlendiğini, sigortalının ABD'de olan müşterisine otomotiv yedek parça cinsi emtiaların hava yoluyla nakliyesini davalıların üstlendiğini, emtiaların hava yolu ile taşınması sırasında hasarlandığını, eksper incelemesi sonucunda zarar miktarının 44.858,56 TL olarak tespit edildiğini ve sigortalıya ödendiğini, ödediği tazminatın 11,827,76 TL'sinin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafından bildirim sürelerine uyulmadığını, hasarın taşıma sırasında olup olmadığı veya taşımanın hangi aşamasında, hangi neden ile oluştuğunun dosya kapsamında sabit olmadığını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar bildiriminin süresinde yapılmadığını, hasar tespit tutanağının bulunmadığını, ekspertiz raporunun sigortalı şirketin beyanı esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle esas alınamayacağını, icra takip talebi ile bağlılık ilkesi gereğince sadece emtiaların hasarlanması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere SDR üzerinden sorumluluğun olduğunu, hasar durumunda sovtaj bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, likit bir alacak söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 14/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine ilişkin itirazının; diğer davalının yerleşim yeri itibariyle İstanbul icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. .... İcra Müdürlüğünün 2024/...

E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde;

davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 11.827,76 TL asıl alacak ve 657,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.485,58 TL borcun ödenmesi amacıyla 13/01/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin 20/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Hızlı Kargo Taş. A.Ş tarafından 22/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, borçlu ... ve ... . A.Ş tarafından 16/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ... ve Taşıma Bilirkişi ... tarafından 13/10/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; " Davaya konu taşımacılığın Türkiye ile ABD arasında gerçekleşen bir havayolu taşımacılığı olduğu kanaatine varıldığı, taşıma esnasında meydana gelen kargo kayıp, hasar olayının Varşova konvansiyonu (Montreal Konvansiyonu) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda; dava dışı gönderici firma ile davalı taşıma firmalarının tüm taşıma faaliyetinde süresince karşılıklı e postalarla irtibat halinde oldukları tespit edilmiş olmasına rağmen ABD ülkesinden Türkiye’ye dönen ürünün dava dışı göndericisine ne zaman teslim edildiğinin tesbit edilemediğinden dava dışı gönderici firmanın hasar ihbarını davalı taşıma firmalarına zamanında bildirip bildirmediğinin tespit edilemediği, davacının sigortalısının, yeterli mukavemete sahip ambalaj seçmemiş, dış kolinin içine ürünleri zarar görmesini önleyecek, aynı zamanda sabitlenerek ürünlerin birbirine sürtünerek veya altta kalan ürünün ezilerek zarar görmesini önleyecek iç ambalajı olmadan, ürünleri paketlenmeden serpme olarak istiflemiş olmasından, ürün dış ambalajı üzerine taşıyıcıyı uyaracak biçimde, kırılabilir anlamında olan taşıma esnasında dikkat edilmesini gösterir etiket işaretlemesinin yapılmamış olmasından dolayı yeterli özeni göstermemiş olduğu değerlendirilmiş, taşıyıcıların, yetersiz ambalajlamadan dolayı zarar gören 16 adet kapı kolu ve 2 adet kapı kilidi zararından sorumlu olmaması gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, taşıyıcının mevzuatın ifade ettiği en yüksek özeni göstermemesinden kaynaklı olarak kaybettiği 52 adet ürünün bedelinden sorumlu olduğunun, zarar tarihi itibarıyla, ürünleri kaybeden taşıyıcının 977,60 USD karşılığında 30.033,92 TL’den sorumlu olduğunun, davalıların sorumlu oldukları değerlendirilen 30.033,92 TL’ye karşılık, davacının sigortalısına ödemiş olduğu 11,827,76 TL’ yi talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, taktiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davalı taşıma firmalarının göndericisinden teslim aldığı 11 paket kargo içerisinde taşımacılık esnasında kaybettiği 52 adet ürün nedeniyle taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı gereği; (davacı sigorta firmasının sigortalısına hasar bedelini ödediği 13.01.2025 tarihindeki SDR/TL kur hesaplamasına göre) ödemesi gereken tazminat tutarının 14.836,10 TL olarak hesap edildiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Makina Mühendisi Bilirkişi ... ve Taşıma Bilirkişi ... tarafından 31/01/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Tarafımızca 13.10.2025 tarihinde hazırlanan kök raporda; maddi hata yapılarak ekspertiz raporunun yerinde inceleme yapılmadan dava dışı gönderici firmanın vermiş olduğu bilgilerle evrak üzerinde yapılmış olduğu bilgisi sunulmadığının tarafımızca da tespit edildiği, yerinde yapılmayan ekspertiz raporunun delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, davalı ... ... A.Ş. ağırlık hesaplamasını toplam emtia adedi ve toplam ağırlık üzerinde yapıldığının tespit edildiği, kayıp olarak bildirilen 1096 ürün kodlu emtianın koli içi adedi 50 adet ve koli ağırlığı 14,14 kg olarak belirtildiği, tarafımızca yapılan SDR tazmin hesaplamasında kayıp olan 52 adet 1096 kodlu ürünün brüt ağırlığı 14,71 kg olarak doğru hesaplandığı, taşıyıcının Sorumluluk Sınırı Üst Tutarının (323,62 SDR * 45,8442 TL) 14.836,10 TL olarak hesaplandığı, sigortalısına ödemiş olduğu 11,827,76 TL’ yi talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş. firmasının sigortalısına ödemiş olduğu 11,827,76 TL’ yi talep edebilmesinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davaya konu tazminat hesaplaması kayıp emtia için yapılmış olduğundan kayıp emtianın sovtaj değeri bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.

İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davacının takip talebinde yazılı olduğu üzere emtiaların hasarlanması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini talebinde bulunduğu, emtiaların kaybolmasından kaynaklı olarak rücuen tazmin talebinde bulunmadığı, bu nedenle icra takip talebine sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince emtiaların hasarlanması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini talebinin takip ve dava konusu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

Montreal Sözleşmesi'nin 31/2. Maddesinde, hasar durumunda teslim almaya yetkili şahıs tarafından hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve kargo halinde alınan tarihten itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya şikayette bulunulması gerektiği, aksi halde Sözleşmenin 31/5. Maddesine göre taşıyıcının kötüniyetli olması dışında taşıyıcı aleyhine bir dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Montreal Sözleşmesi'nin 31. Maddesinde hasar ve gecikme halinde ihbar külfeti düzenlenmiş olup, dava dışı göndericiden teslim alınan 11 paket kargo ... ... ...(...) – Taşıma senedi numarası ile 20.02.2024 tarihinde sevk edildiği, ürünlerin alıcı firmaya belirtilen sürede teslim edilmemesi üzerine yapılan görüşmeler sırasında ürünlerin 13.03.2024 tarihinde ... ... ...(...) – Taşıma senedi numarası gönderici firmaya geri iade edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından davalı ... firmasına 04/07/2024 tarihinde e-posta yoluyla ihbar ettikleri, davalı ... Hızlı Kargo'ya 14/11/2024 tarihinde ihtarname ile ihbar ettikleri, Montreal Sözleşmesi'nin 31/2. Maddesinde belirtilen bildirim sürelerine uyulmadığı anlaşılmıştır.

Davada ispat külfeti davacı sigorta şirketindedir. Davaya konu yükün bir kısmının taşıma sırasında hasarlandığı sabit ise de hasarın neden kaynaklandığı, hasarlanan yükün miktarı, değeri konusunda somut deliller dosya içine sunulmamıştır. Zira hasar tespit tutanağı davacı tarafından dosyaya ibraz edilmemiştir. Dosyada mevcut ekspertiz raporu ise olay yerinde düzenlenmemiş olup, ekspertiz incelemesi sigortalının beyanları doğrultusunda evrak üzerinden yapılmıştır. Ekspertiz raporunda açıkça söz konusu hasarın nakliyenin hangi aşamasında ve ne şekilde meydana gelmiş olduğuna dair kati bir bilgi ve belge olmamakla birlikte muhtemelen emtianın havayolu nakliyesi sırasında ürün kolilerinin hasarlandığı ve bir miktar emtianın hasarlanan kolilerden düşerek kaybolduğu ve/veya çalınmış olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda evrak üzerinde ve ekspertiz raporuna göre kusur tespiti yapılamayacağından davacı sigorta şirketi tarafından ispat yükü yerine getirilmediğinden ve hasar bildirim sürelerine de uyulmadığından davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. (emsal nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1197 E. 2019/831 K. Sayılı ilamı)

Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalı ... A.Ş'nin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE,

2.Davalı ... A.Ş'nin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,6-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5.Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 12.485,58- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog