Esas No
E. 2023/40
Karar No
K. 2023/40
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/40 Esas - 2023/267

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

G E R E K Ç E L İ K A R A R

ESAS NO: 2023/40 Esas
KARAR NO: 2023/267
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/01/2023
KARAR TARİHİ: 22/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından 10/08/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ... plakalı araç için, sigortalı ... adına ... numaralı Kaskolay Hususi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlediğini, 25.01.2021 tarihinde, "Adana/Seyhan-Akkapı Mahallesi ... Sokak No:..." adresinde "... mobilya" adı altında faaliyet gösteren işyerinin elektirik tesisatından kaynaklanan yangın sebebiyle, bitişik işyerinde park halinde bulunan sigortalıya ait ... plakalı araç ağır şekilde hasarlandığını, iş bu hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından eksper marifetiyle yapılan inceleme neticesinde sigortalısına 109.250,00 TL hasar ödemesi yapıldığını beyan etmekle, dava öncesi, davalıya oluşan hasarla ilgili rücu ihtarı gönderilmiş olup davalı tarafça ödeme yapılmadığından bahisle rücu alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, hasara sebebiyet veren davalı haksız ve kötü niyetli olarak bu takibe itiraz etmiş olup Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takibi durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet verdiği iddia edilen davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.

Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir (TTK'nin 5/1.). TTK'nin 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı şirket, kasko sigortası kapsamında ödemekle yükümlü olduğu zararı 3. kişiye ödemiş ve bu 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedeli de davalıya rücu etmiştir. Bu durumda görevli mahkemenin tayininde 3.kişi ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.

Somut olayda; Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydı bulunmaktadır. 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkeremize cevaben gönderdiği 01/02/2023 tarihli cevabi yazısı kapsamına göre ise, davalının Tüketicilere Yönelik Yönelik Fotoğrafçılık Faaliyetleri işinden dolayı gerçek usulde vergilendirildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177.maddesinin 1.fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan alım satımlara ilişkin nakdi limit sınırını aşmadığı, değerleri itibariyle davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve esnaf kabul edilmesi gerektiği, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nin 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Adana Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, karar kesinleştikten sonra İKİ HAFTA içerisinde taraflarca talep edilir ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,

2.Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine, yargılama giderleri konusunda ise HMK 331/2 maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına,

3.Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, HMK 331/2 maddesi gereğince, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine,

Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog