Esas No
E. 2025/920
Karar No
K. 2026/145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/920 Esas
KARAR NO: 2026/145
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/08/2025
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
YAZIM TARİHİ: 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/08/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ve davalı ... Organizasyon ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu, kaza yerini terk ettiği için kaza tutanağının düzenlenemediği, davacıya arkadan çarpıp kaçarak %100 kusurlu olduğundan bu durumun Gaziosmanpaşa ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası ile kamera kayıtları ve kaza anı incelenerek tespitinin yapıldığı,

TBK'nın 49. Maddesi uyarınca davalının oluşan zararı gidermekle yükümlü olduğunu, kaza sebebiyle araçta oluşan hasar yönünden yönünden iskonto yapılmaksızın onarım bedelinin hesaplanmasının gerektiğini, kdv bedelinin de zarara eklenmesi gerektiğini, hasar sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı da dikkate alınarak değer kaybı tazminatının aracın kazasız hali ile kazalı hali arasındaki fiyat farkı olarak hesaplanmasını, ayrıca aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracın kullanılamadığını, hak mahrumiyetinin oluştuğunu, aracın onarımı için eksper incelemesinin beklenildiğini ve aracı bir süre kullanamadığını belirterek temlik alınan alacak yönünden dava konusu kaza sebebiyle meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL, davacıya ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının, araç mahrumiyet tazminatı için şimdilik 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalı adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmazların ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK 257.vd.maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.

Davalı .... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; İşbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması usulen mümkün olmadığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; Mahkemeye açılmış olan derdest davaya görev itirazlarının bulunmakla, söz konusu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, meydana gelen kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, davacının değer kaybı bedeli hesaplanırken TBK hükümleri dikkate alınmadan reel piyasa değeri dikkate alınarak hesap yapılması talebi hukuka aykırı olup davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceği, talep edilen tutarlar gerçek dışı ve hakkaniyetten uzak olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.02.2000 T., 2000/19-90 E., 2000/96 K. sayılı ilamında açıkça somut olayda kanuni faiz uygulanması gerektiğine oy çokluğu ile karar verilmiş olduğu, davacının ticari faiz talebi usul ve yasalara aykırı olduğu,

HMK 114 ve 115. maddeleri gereğince hukuki menfaat yokluğuna dayalı dava şartı yokluğu nedeniyle başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddini, huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddini, yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, davanın .... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbarına, davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne İhbarını talep etmiştir.

Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. ARAŞTIRMA;

1.... Sigorta A.Ş.'nin 13/10/2025 Tarihli yazısı ile; hasar dosya sorgusu yaptırılmıştır.

2.... Sigorta A.Ş.'nin 14/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ilgili hasar dosyaları getirtilmiştir.

3.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 14/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır.

4.... Sigorta A.Ş.'nin 18/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ... no'lu dosya dokümanları getirtilmiştir.

5.... Sigorta A.Ş.'nin 15/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ilgili hasar dosyaları getirtilmiştir.

6.İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın 16/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; 2024 Ağustos ayında bir günlük taksi net kazancının ne kadar olabileceği, davacının oda kaydının olup olmadığı, ... plakalı ticari taksinin davacı tarafından işletilip işletilmediği, kiraya verilip verilmediği, bir durağa kayıtlı olup olmadığı bilgileri getirtilmiştir.

7.Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/10/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır.

8.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 28/10/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır.

9.İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 04/11/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır.

10.... Sigorta Şirketi'nin 14/11/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ilgili hasar dosyası istenilmiştir.

11.... Sigorta A.Ş.'nin 12/11/2025 Tarihli yazısı ile; ... plakalı aracın ... hasar dosya numaralı dosyası getirtilmiştir.

12.... Sigorta A.Ş.'nin 21/11/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; ilgili hasar dosyaları getirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olup, haksız fiil sorumluluğuna dayalıdır.

Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararı ile, davacının Güneşli Vergi dairesi kayıtları uyarınca ''taksi ile yolcu taşımacılığı'' meslek kaydının yer aldığı ve dava konusu ... plakalı aracın da bu doğrultuda ticari iş kapsamında kullanıldığı, ayrıca tescil belgesinde de aracın kullanım şeklinin ''yolcu nakli - ticari'' olduğu ve alacağa konu aracın ticari nitelikte taksi (uber - lüks taksi) olarak kullanıldığı, başka bir deyişle haksız fiile dayalı olarak zarar talep edilen davacıya ait taksinin kullanım amacının ve şeklinin ticari nitelikte olduğu, davalıların da tacir olup, araçlarının şehirlerarası yolcu otobüsü olmakla ticari iş kapsamında kullanıldığı, her iki tarafın da kazaya karışan araçlarını ticari işleri kapsamında kullandıkları gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeden kesinleştiği ve talep üzerine dosyanın mahkememize gönderilerek mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmıştır.

T. T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de;

“iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.

Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

1.Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

2.Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Dosyada mevcut vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde; davacının basit usulde vergilendirildiği, gelir vergisinden istisna olduğu, faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitleri aşmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tacir değildir.

HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.

TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davalılar ticaret şirketi ise de, mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, gelen yazı cevapları incelendiğinde, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Ticari araç kavramı, sadece aracın kullanım amacını belirtmeye yönelik kullanılan bir terim olup, hukuki bir anlam ifade etmemektedir. Yani, aracın kullanım amacının ticari olması, davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiği sonucu doğurmamaktadır. Yukarıda belirtildiği, davanın nispi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. (bknz, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi 2024/1525 esas, 2024/1603 karar) HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir."

Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davanın trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olduğu, davanın temelinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğu, sigorta şirketi davaya taraf olmadığından davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davacının tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,

2.Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,

3.Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın MERCİ TAYİNİ İÇİN İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı .... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog