Esas No
E. 2025/261
Karar No
K. 2026/84
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/261 Esas
KARAR NO: 2026/84
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan 16/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait tesislerin bulunduğu ... adresinin davalı nezdinde .../1 poliçe/yenileme numaralı 01.01.2023 başlangıç ve 01.01.2024 bitiş tarihli Klasik Yangın Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Yangın Poliçesi taraflar arasındaki sigorta ilişkisini ve şartlarını ... Holding’e bağlı şirketler için belirleyen Kombine Poliçeyle birlikte hüküm ifade ettiğini, 06.02.2023 tarihinde merkez üssü ... olan deprem nedeniyle deprem riskine karşı Yangın Poliçesi ile teminat altına alınan riziko adresinde ortaya çıkan hasar ve kayıplar sonucu Müvekkili Şirket’in ticari faaliyeti kısmen ve/veya tamamen durmuş ve aksadığını, müvekkilinin deprem nedeniyle yangın poliçesi kapsamında uğramış olduğu kar kaybına ilişkin olarak ...'i aracılığıyla 16.03.2023 tarihinde yapmış olduğu başvurunun davalının 30/11/2023 tarihli cevabı ile reddedildiğini, taraflar arasında başlayan arabuluculuk süreci anlaşmazlık ile sonuçlandığını, bu nedenlerden dolayı; müvekkili şirketin deprem kaynaklı kar kaybına ilişkin tazminat bedeli olan 105.672,99 USD tazminat bedelinin temerrüt tarihindeki karşılığı olan 3.051.075,10 TL’nin Davalıdan alınarak alacağın 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan 18/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili nezdinde 01.01.2023 ve 01.01.2024 tarihleri arasında Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 06.02.2023 tarihinde merkez üssü ... olan depremin meydana gelmesi sonucu davacı sigortalının iş yerinde deprem kaynaklı hasar meydana geldiğini, davacı depremden kaynaklı hasarlar sebebi ile üretimin durduğunu ve bu sürede gelir elde edememesi nedeni ile brüt kar kaybının ödenmesini talep ettiğini, deprem nedeni ile hasara uğrayan cihazların hassas cihazlar olması nedeniyle dışarıdan teknik destek gerektiren nitelikte hasarlar olduğunu belirttiğini, ulaşım imkanlarının kısıtlı olduğu bir dönemde dışarıdan alınan teknik destekle 10/03/2023 tarihinde fabrikanın üretime yeniden başladığını ifade ettiğini, ileri sürülen talep tarih aralığı 06.02.2023 ile 10.03.2023 tarihleri arasında olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu depremden kaynaklanan tüm hasarların ödendiğini, sigorta şirketinin başkaca tazminat sorumluluğu kalmadığını, kar kaybına ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında kaldığını, detaylı ve tarafsız yapılan eksper incelemesinde elde edilen bulgularında da müvekkili şirketin kar kaybının ödenmesine ilişkin yükümlülüğü olmadığını, davacı tarafından üretimin geç başlamasına mazeret olarak öne sürülen iddiaların hiçbiri hayatın makul akışına oturmadığını, delil olarak sunulan raporlarda basit gözlemlerden başkaca bir ifade yer almadığını, kar kaybı teminatının çalışması için gerekli '' ticari faaliyetin durması veya aksaması'' için anlaşılır hiçbir durum ortaya konulamadığını, bu nedenlerden dolayı; davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın esastan reddine reddine, dava konusu hasarların, üretimin durmasını gerektirecek mahiyette olmaması ve güçlendirme çalışmalarının yaklaşık 10 gün içerisinde tamamlanması ile kar kaybına uğrandığı iddia edilen sürenin poliçede öngörülen 14 gün muafiyet sınırının altında kalması sebepleriyle neticeten talebin poliçe teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle davanın esastan reddine reddine, aksi taktirde müterafik kusur indirimi uygulanmasını, poliçe kapsamındaki muafiyetlerin uygulanmasını, neticeten davanın reddi ile karşı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Yangın Poliçesi, Kombine Poliçe Özel Şartlar, Davalı sigortaya başvuru belgeleri, Davalı sigortanın 30/11/2023 tarihli ret cevabı), Yeminli Mali Müşavir Tespit Raporu, .... Noterliğinin 02/04/2024 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, Hasar Fotoğrafları, Kesin Hasar Tespit Raporu, Ekspertiz raporu, Hasar dosyası, Tarafların ticari defter ve kayıtları,

Bilirkişi raporu, Arabuluculuk Son Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.

Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 17/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2020-2021-2022 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2020-2021-2022-2023-2024-2025(01) yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin 01.01.2023–31.03.2023 dönemine ait brüt geliri 53.129.654,36 TL olup, son üç yılın ilk çeyreği olan 3 aylık dönemlerine ilişkin faaliyet kârı ortalaması %9’dur. Buna göre kâr mahrumiyeti 4.945.693,53 TL olarak hesaplanmıştır. Teknik bilirkişi tarafından hesaplanan 14 günlük muafiyet süresi dikkate alınması ve 14 günlük muafiyet düşümü sonrasında, Davacı şirket kâr mahrumiyeti 4.037.853,73 TL tutarında hesaplanmıştır ancak talebe bağlı kalmak şartıyla 3.051.075,10 TL talep edebileceğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasındaki doğal afet sigortası kapsamında 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ... depremleri sırasında oluşan davacı şirkete ait fabrikada oluşan hasardan dolayı davacı şirketin kar kaybının bulunduğu, kar kaybı zararının poliçe teminatı kapsamında olduğunu, poliçe teminatı kapsamında, davacının uğradığı zarardan kaynaklı talebe bağlı kalmak şartıyla 3.051.075,10 TL zarar miktarı ve davalının zarardan sorumlu olduğu, A) Bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranına göre; Davacı şirket Davalı şirketten 3.051.075,10 TL kar kaybı alacağına 2.332.191,65 TL faiz talep edebileceği, B) Reeskont Avans Faizi Yönünden; Davacı şirket Davalı şirketten 3.051.075,10 TL kar kaybı alacağına 1.609.212,24 TL reeskont avans faizi hesaplandığının sonuç ve kanaatine varmışlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan deprem hasarından kaynaklı kar kaybı tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı taraf 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen depremler nedeniyle oluşan hasardan ötürü ticari faaliyeti kısmen ve/veya tamamen duran Müvekkil Şirket’in Poliçe kapsamında teminat altına alınan kar kaybının ticari faaliyetin durduğu ve aksadığı döneme isabet eden kısmı olan 105.672,99 USD tazminat bedelinin temerrüt tarihindeki karşılığı olan 3.051.075,10-TL’nin Davalı’dan alınarak alacağın 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte Müvekkil Şirket’e ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf müvekkili tarafından deprem nedeniyle oluşan hasara ilişkin tüm zarara ilişkin ödemelerin yapıldığını, davacının kar kaybı talebi poliçe teminatı dışında kaldığından müvekkilin sorumlu olmadığını, kar kaybı olduğu farz edilse dahi 14 günlük muafiyet şartının altında kaldığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafın zamanaşımı def'i hakkında; deprem tedbirlerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında dava açma sürelerinin 01/05/2023 tarihine kadar durması nedeniyle elde dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

Dava konusu ihtilaf davacı tarafın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ... depremleri sırasında oluşan hasardan dolayı kar kaybının bulunup bulunmadığı, kar kaybı zararının poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, poliçe teminatı kapsamında ise davacının uğradığı zarardan kaynaklı varsa zarar miktarı ve davalının zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklıdır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup, davacı tarafça dosyaya sunulan 18/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile tarafların görüşme sonunda anlaşamadıkları ve zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu yangın poliçesinin incelenmesinde; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen .../0 numaralı poliçenin 01/01/2023 ile 01/01/2024 tarihleri arasını kapsadığı, dava konusu deprem hasarının 06/02/2023 tarihinde meydana geldiği, poliçenin kar kaybı hasarını da kapsadığı bu haliyle dava konusu hasarın poliçe kapsamında bulunduğu ve ödeme belgesine göre davalı tarafça davacı sigortalıya 06/10/2023 tarihinde 35.841,50-€(Euro) hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce dava konusu işyerinde oluşan hasara ilişkin görüntüler, kesin hasar tespit raporu, hasar dosyası, sigorta poliçesi, eksper raporu getirtilerek incelenmiş, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.

Mahkememizce Mali Müşavir ... ve Sigorta Uzmanı Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2020-2021-2022 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 md. uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2020-2021-2022-2023-2024-2025(01) yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 md. uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin 01.01.2023–31.03.2023 dönemine ait brüt geliri 53.129.654,36 TL olup, son üç yılın ilk çeyreği olan 3 aylık dönemlerine ilişkin faaliyet kârı ortalaması %9’dur. Buna göre kâr mahrumiyeti 4.945.693,53 TL olarak hesaplanmıştır. Teknik bilirkişi tarafından hesaplanan 14 günlük muafiyet süresi dikkate alınması ve 14 günlük muafiyet düşümü sonrasında, Davacı şirket kâr mahrumiyeti 4.037.853,73-TL tutarında hesaplanmıştır ancak talebe bağlı kalmak şartıyla 3.051.075,10 TL talep edebileceğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasındaki doğal afet sigortası kapsamında 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ... depremleri sırasında oluşan davacı şirkete ait fabrikada oluşan hasardan dolayı davacı şirketin kar kaybının bulunduğu, kar kaybı zararının poliçe teminatı kapsamında olduğunu, poliçe teminatı kapsamında, davacının uğradığı zarardan kaynaklı talebe bağlı kalmak şartıyla 3.051.075,10 TL zarar miktarı ve davalının zarardan sorumlu olduğu, A) Bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranına göre; Davacı şirket Davalı şirketten 3.051.075,10TL kar kaybı alacağına 2.332.191,65 TL faiz talep edebileceği,B)reeskont avans faizi yönünden;Davacı şirket Davalı şirketten 3.051.075,10TL kar kaybı alacağına 1.609.212,24TL reeskont avans faizi hesaplandığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı sigorta şirketi tarafından yapılan işyeri sigorta (yangın) poliçesi kapsamında sigortalanan iş yerinde 06.02.2023 tarihli ... depremleri sonrası oluşan hasar nedeniyle şirketin ticari faaliyetinin kısmen durduğunu ve aksadığını, davalı sigorta şirketi tarafından bir miktar hasar ödemesi yapılsa da poliçe kapsamında teminat altına alınan kar kaybı zararına ilişkin ödeme yapılmadığını, yaşanan deprem nedeniyle ticari faaliyetlerinin durduğunu ve aksadığını bu nedenle kar kaybı zararının oluştuğunu, bu zararın poliçe kapsamında davalı tarafça giderilmesi gerekirken davalı tarafça başvurularının reddedildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı taraf ise davacı tarafın hasar ödemesinin yapıldığını, davacının kar kaybı zararı poliçe teminatı dışında kaldığından müvekkilin sorumlu olmadığını, kar kaybı olduğu farz edilse dahi 14 günlük muafiyet şartının altında kaldığını bu nedenle davanın haksız olduğunu savunmuştur.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller itibariyle dava konusu hasara neden olan 06/02/2023 tarihli ... depremlerinin 11 il başta olmak üzere Ülkemiz genelini etkilediği, davacı şirkete ait olan sigortalı işyerinin de deprem bölgesi olan ... ili ... ilçesinde faaliyet gösterdiği, dosya kapsamına sunulan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen kesin hasar tespit raporuna göre sigortalı işyerinin orta hasarlı olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleştiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar nedeniyle davacı sigortalıya 06/10/2023 tarihinde 35.841,50-€(Euro) hasar ödemesi yapıldığı, davacı tarafça 16.03.2023 tarihli başvuru ile hasardan dolayı uğranılan kar kaybı zararının da giderilmesi gerektiği yönündeki başvuru hakkında davalı sigorta şirketi tarafından 30.11.2023 tarihli e-posta ile kar kaybı tazminatı talebinin reddedildiğinin davacı tarafa bildirildiği görülmüş olup, dava konusu poliçeye bakıldığında kar kaybı zararının da teminat altına aldığı açıktır, sigorta uzmanı bilirkişi tarafından da kar kaybı zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu belirtilmiştir, bu kapsamda bilirkişiler tarafından taraf şirketlerin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre yapılan incelemeler sonucunda davacı şirketin hasardan önceki 3 yıla ilişkin ilk çeyrek (3 aylık) dönemlerindeki aylık faaliyet karları tespit edilerek davacının kar kaybı zararın 4.037.853,73-TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça davacının faaliyetini durduğu döneme ilişkin kar kaybı talebi olduğu ve faaliyetin durduğu süre daha az olmasına rağmen bilirkişilerin 3 aylık süreyi esas almasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de davacı sigortalının talebinin sadece faaliyetinin durduğu döneme ilişkin olmadığı, deprem hasarı nedeniyle uğradığı tüm kar kaybı zararına ilişkin talepte bulunduğu açık olup, dava konusu işyerinin meydana gelen deprem hasarının etkisi nedeniyle sadece faaliyetin tamamen durdurulduğu döneme ilişkin değil, depremin bölgedeki oluşturduğu ekonomik ve sosyal etkilerden dolayı faaliyetin durmasından sonrada devam eden süreçte de davacı açısından kar kaybına sebebiyet verdiği tartışmasız olup bu kapsamda bilirkişiler tarafından davacı şirketin hasardan önceki 3 yıla ilişkin ilk çeyrek (3 aylık) dönemlerindeki aylık faaliyet karları tespit edilerek bunun üzerinden yapılan davacının kar kaybı zararı hesaplamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, bilirkişiler tarafından zarar miktarı 4.037.853,73-TL olarak tespit edilmiş ise de davacının talebinin 3.051.075,10-TL olduğu, ayrıca davacı tarafça bilirkişi raporunda kar kaybı muafiyet süresinin 7 gün hesap edilmesi gerekirken 14 gün üzerinden hesap edilmesi hususunun hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de poliçenin kar kaybı klozu başlığı altında deprem muafiyeti süresi 14 gün olarak belirtilirken poliçe özel şartlarında 7 gün olarak belirtildiği görülmüş ise de bu hususta davacının kar kaybı talebinin tespit edilen kar kaybı zararından az olması nedeniyle sonuca etki etmeyeceğinden dolayı ve poliçede kar kaybı klozu altında açıkça deprem muafiyetinin 14 gün olarak belirtilmiş olması nedeniyle deprem muafiyetinin 14 gün üzerinden hesaplanmasında hatalı bir durum bulunmadığı anlaşılmış, bu haliyle dosya kapsamına sunulan deliller, poliçe, ekspertiz raporu ile düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında oluşan zarardan sorumlu olması nedeniyle Davacı tarafça Davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile; davacının kar kaybı zararının taleple bağlı kalınarak 3.051.075,10-TL tazminatın davacının başvuru tarihine göre davalı sigorta şirketi yönünden daha önce temerrüt koşulları oluşmuş ise de davacının talebiyle bağlı kalınarak faizin 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafça Davalı aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacı tarafın deprem hasarından dolayı uğradığı kar kaybına ilişkin zararından dolayı talebiyle bağlı kalınarak 3.051.075,10-TL tazminatın taleple bağlı kalınarak 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

2.Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 208.418,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 156.314,20-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin haksız çıkan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı tarafça dava açarken yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 52.104,74-TL peşin harç olmak üzere toplam 52.720,14-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 11 adet tebligat-posta gideri 152,50-TL, bilirkişi ücreti 20.000,00-TL olmak üzere toplam 20.152,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 438.639,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair;

Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog