T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 11/08/2015 tarihli dilekçe ile, davacının, kendisine miras yolu ile intikal eden bir arazinin satışından elde ettiği 1.300.000,00-TL parasını yatırım ve değerlendirmek amacı ile eşinin tavsiyesi üzerine davalı şirkette değerlendirmek istediğini, bu amaçla davacının davalının ... Şubesi'ne giderek karşılıklı olarak hizmet sözleşmesi akdettiğini, davacıya ... no'lu hesap açıldığını, davacının 03/11/2014 tarihinde ... ... Şubesi'nden havale yolu ile davalı kuruma 1.300.000,00-TL'yi teslim ettiğini, davacının 2015 yılı Mayıs ayı başında kardeşinden aldığı bilgi doğrultusunda davalının ... Şubesi'nde davalı şirketin çalışanları tarafından birtakım yolsuzlukların yapıldığını öğrendiğini, bunun üzerine davacının davalı şirkete gittiğini ve hesabında yalnızca 488.293,82-TL olduğunu öğrendiğini ve davacının panikle İzmir ... Noterliği'nin 15/05/2015 tarihli ... yevmiye no'lu ihbarnamesi ile davalıdan ihtirazi kayıt koyarak mevcut gözüken paranın kendisine verilmesini talep ettiğini ve mevcut parayı aldığını, taraflar arasında davalının daveti üzerine görüşme yapıldığını, durumun değerlendirileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine davacının bakiye 969.089,00-TL 'sinin ödenmesini talep ettiğini, davalı şirket tarafından davacının oyalandığını ve kalan miktarın ödenmediğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan davalının 107/07/2015 tarihinde açılan icra takibin kabul ederek 632.500,00-TL'sini ödediğini ancak, 283.534,00'TL'lik kısmına itiraz ettiğini ve bu miktar yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının kötüniyetli olarak yaptığı itiraz için alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı kısmi itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili tarafından verilen dilekçe ile, davacının iddialarının haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin sermaye piyasalarında aracı kurum olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin temsil ve ilzamının şirket kaşesi üzerine atılacak sirkülerde imza yetkilisi olarak belirlenen iki kişinin atacağı imzalar ile olabildiğini, davalı şirketin bir müşterisinin ihbarı üzerine yapılan incelemede şirket çalışanı olan ... tarafından müşteri hesaplarında usulsüz işlemler yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine bu kişi hakkında şikayette bulunulduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını ve bu soruşturma kapsamında ...'in tutuklandığını, icra dosyasına yapılan itirazın haklılığının yapılan hesapların incelenmesi sırasında ortaya çıkacağını, dava dilekçesi ekinde sunulan şirket yetkilisi tarafından kendilerine verildiği iddia edilen müşteri portföyünün incelendiğinde, bir kısım belgeler üzerinde ... A.Ş. kaşesinin kullanıldığı, bu kaşenin de sahte olduğunu, gerçek şirket kaşesinin ... A.Ş. kaşesi olduğunu, belge üzerindeki şirket kaşesi ve ... dışındaki olması gereken 2. İmzanın sahte olduğunu, davalı şirketin kurumsal bir yatırım şirketi olduğunu, ...'in 23/09/2002 yılında işe alındığını, 2008 yılında da şube müdürü yapıldığını, 2015 yılı Ocak ayında ise ... Müdürlüğü'ne atandığını, davalı şiketin denetiminde gerekli özen ve dikkati fazlasıyla gösterdiğini, ...'in suç teşkil eden eylemlerini gerçekleştirirken müşterilerden alınan elektrik ve su faturalarının üzerindeki adresleri dahi değiştirdiğini ve davalı şirket tarafından müşterilere gönderilen mutabakat yazılarının sonuçsuz kalmasını sağlayarak, bu şekilde davalı şirketin olaya vakıf olmasını da engellediğini, tüm bu hususlara bakıldığında davalı şirketin kasıtlı ve suç teşkil eden eylemlerden sorumlu tutulamayacağını, bu zararlardan sorumlu olanların ... ve davacının olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ve ...'e ihbar edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava ... Sigorta A.Ş.'ye ve ...'e ihbar edilmiş, ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen dilekçe ile, davanın şirkete ihbarının hukuksuz ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin de grup içinde olduğu, ... Sigorta Poliçesi ile sigorta şirketi tarafından 30/06/2014-30/06/2015 tarihlerini kapsayan ... poliçe no'lu ile sigortalandığını, ilgili poliçenin sigorta teminatı bölümünüde, emniyeti suistimal kişi başı limitinin 1.000,000,00-TL, yıllık limitin 5.000,000,00-TL olarak gözüktüğünü, ilgili poliçe sigorta teminatı özel şartlarının Emniyeti Suistimal Klozunda, T.C.K hükümlerinde tanımlanmış, sigortalıya karşı gerçekleştirilmiş, zimmet, dolandırıcılık, sahtekarlık, hırsızlık eyleminin aynı kişi ya da organize grup tarafından muhtelif metodlarda birden fazla tekrarlandığı durumların aynı suç tanımına uyduğunu ve her halükarda poliçe süresi içinde meydana geldiği takdirde tekbir olay olarak değerlendirileceğtir, maddesinin bulunduğunu, ... ile ilgili olayın tekbir olay olarak değerlendirildiğni, zarara uğrayan davalı müşterilerinden ... için azami teminat bedeli olan 1.000,000,00-TL ödeme yapılarak sorumluluklarının yerine getirildiğini, açıklanan nedenlerle haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı şirketin süresinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, dosya, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında inceleme yapmak ve dava konusu edilen alacak yönünden davacının davalı şirket nezdinde alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve ferileri ile birlikte inceleme yapılması hususunda bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafında düzenlenen 08/11/2017 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, rapor taraflara tebliğe çıkarılmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi verdikleri görülmüştür. Dosya bu kez yapılan itirazlar dikkate alınmak suretiyle ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporun düzenlendiği, taraflara tebliğ edildiği ve davalı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesi verdiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının elinde bulundurduğu paranın değerlendirilmesi amacıyla açmış olduğu hesapta dava dışı şirket çalışanının bir kısım usüle aykırı işlemleri nedeniyle davacının zarara uğradığı iddiası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından bedelin bir kısmının kabul edildiği, bir kısmı yönünden itiraz edildiği, kabul edilmeyen kısım yönünden davacı tarafın itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin tespiti ve bunun sonrasında davacının iddia ettiği şekilde alacağı hak edip etmediğinin belirlenmesi ve hesaplanmasına ilişkin olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ilişki dikkate alındığında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesi ile Tüketicinin tanımlandığı ve 3/1-ı maddesi ile de Tüketici işleminin açıklandığı, kanunun diğer tüketici sözleşmeleri olarak 49. Madde de finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerin tanımlandığı, tüm bu tanımlar dikkate alındığında tüketici ile çeşitli iletişim araçları kullanılmak suretiyle finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasının söz konusu olduğu, bu pazarlama yönteminin kanunla tanımlanmış olduğu dikkate alındığında davacı ile davalı şirket arasındaki işlemlerin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, aynı kanunun 73. Maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemelerinde çözülmesi gerektiği, görevli Mahkemenin kanunen tespit edildiği, davacının yapılan işlemler yönünden tacir olarak kabul edilmesini gerektirir herhangi bir hususun dosya içinde tespit edilemediği, bu nedenle yapılan işlemlerin ticari iş olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kanunen belirlenen görevli Mahkemede yargılamanın devamı gerektiği, bu durumda görev yönünden Mahkememizin görevli olmadığı, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, HMK Md. 114/1-C ve Md. 115/2 hükümleri uyarınca görev hususunun davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece resen dikkate alınabileceği, açıklanan gerçeklerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden reddine,
Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve Yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına,
HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)