T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil ------ İle davalı ... arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup aralarında süregelen ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirketin davalıdan 3.763,84 TL cari hesap bakiye alacağının olduğu anlaşılmıştır. Cari hesap kaynaklı söz konusu borç davalı tarafından ödenmemiş ve borç muaccel hale gelmiştir. Müvekkil şirket muaccel alacağını borçludan tahsil edememiş ve bu durum müvekkil şirketi maddi anlamda zor durumda bırakmıştır. Cari hesap alacağına ilişkin hesap ekstresi ekte sunulmaktadır. Davamızın KABULÜNE, davalının ----. İcra Dairesi Müdürlüğü ------ Es.sayılı icra takibine yaptığı haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin davacıya cari hesaptan kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, yargılama sonucunda haksız ve kötü niyetli icra takibine dayalı itirazın iptali davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibine dayalı itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli takip ve dava nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya taraflarına tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi için gün verildiği, Bilirkişi raporu sonuç kısmında; "
5.SONUÇ; Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
5.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
5.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
5.3 Davacı yanın davalı yandan takibe konu alacaklı olduğu iddiasının İSPATA MUHTAÇ olduğu, alacağın belgeye dayanıp dayanmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yandan alacaklı değil, borçlu olduğu, takibe dayanak edilen cari hesap ekstresinin, davacı yanın ticari defterleri ile örtüşmediği, davacı yanın ön muhasebesi tarafından hazırlandığı kanaatine varıldığı, kaldı ki davacı yan tarafından davalı yanın borçlandırıldığı son 6.000,00 TL tutarlı kayıt tarihinde davalı yanın ticari faaliyetin de sona erdiği, “Borç Dekontu” açıklaması ile davacı yan tarafından davalı yandan alacak iddiasında bulunulduğu, borç dekontuna konu mal teslimi yapıldığının yada hizmet ifa edildiğinin, diğer bir ifade ile alacağa dayanak edilen “Borç Dekontu” açıklaması ile davalı yanın borçlandırıldığı tutarlarının haklı yere ve doğru tutarla tahakkuk ettirildiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, dosyada davacı yanın iddiasını ispata yönelik yeterli somut belge-bilgi bulunmadığı,
5.4 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir. " hususlarını bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü. Tarafları itirazları doğrultusunda bilirkişiye ek rapor düzenletildiği görüldü. Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında; "Davacı vekili tarafından, “davalı tarafın 31.12.2019 tarihi itibarıyla ticari faaliyetini sona erdirdiği” iddiasına itiraz edilerek, “bu iddianın dosya kapsamı belgelerle örtüşmediği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan senetler ve cari hesap ekstresi incelenecek olursa davacı yanın alacağını ispatlayacağı” iddia edilmektedir. Yine bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekine 7 adet bono suretinin sunulduğu tarafımızdan görülmüştür. Yukarıda da zikredildiği gibi; Huzurdaki kök raporda, tarafımızdan uyuşmazlık noktasında yorum ya da iddialar dile getirilmemiştir. Somut tespitler yapılmıştır. Şöyle ki; Davalı yanın ticari faaliyetinin 31.12.2019 tarihinde sona erdiği, Vergi Sicil Kayıtları üzerinde tespit edilmiş, Vergi Sicil Kayıtlarının Görseli sunulmuştur. Yine bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde zikredilen davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yana 26.718,06 TL borçlu olduğu da, iddia değil somut bir tespittir. Ki bu tespit yapılırken, raporun denetime elverişli olması amacıyla kullanılan görseller, bizzat davacı yanın ticari defter kayıtlarının görselidir. Rapor tarihinden sonra 7 adet toplam 14.000,00 TL tutarlı senet görselinin dosyaya sunulduğu tarafımızdan görülmüştür. Bu tutarında irdelenmeden, davacı yanın defter borcundan düşülmesi (!), halinde dahi davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yandan cari hesap alacaklısı olmayacağı tarafımızdan tespit edilmiştir.
İş bu durumda dahi (senetlerin davalı yanın borcuna eklenmesi/alacağından düşülmesi halinde dahi) Davacı yanın kendi ticari defterine göre de davalı yandan alacaklı olmadığı, davalı yana borçlu olduğu, kural olarak, usulüne uygun tutulup tutulmadığına bakılmaksızın her tacirin ticari defterlerinin kendi aleyhine daima delil vasfına haiz olduğu, Huzurdaki davanın itirazın iptali olduğu, kural olarak iş bu davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan takibe dayanak edilmeyen başkaca belgeler üzerinden alacak hesabı yapılamayacağından, davacı yanın huzurdaki davaya konu “Cari Hesap Alacağı”’nın dosya kapsamında ispatlanamadığı, değerlendirilmiştir.
Davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yandan alacaklı değil, borçlu olduğu, takibe dayanak edilen cari hesap ekstresinin, davacı yanın ticari defterleri ile örtüşmediği, davacı yanın ön muhasebesi tarafından hazırlanmış olabileceği, tek taraflı belge olduğu, davalı yanın kabulünde olmayacağı, hususları topluca değerlendirildiğinde, dosya kapsamında davacı yanın alacağının ispata muhtaç kaldığı değerlendirilmiştir. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER
*Bilirkişi Raporu, bilirkişi ek raporu, *Tarafların ticari defter kayıtları, *Tarafların BA-BS formları, *Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalının 3.763,84 TL borçlu olduğunu ileri sürerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu iddia etmiş; davalı vekili ise, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari faaliyetini 31.12.2019 tarihinde sonlandırdığını ve cari hesap alacağının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Dosya kapsamı, taraf beyanları, sunulan ticari defter ve kayıtlar ile özellikle bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Takibe dayanak yapılan alacağın cari hesap alacağı olduğu, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin, davacının kendi iç kayıtlarına dayandığı, bilirkişi incelemesinde, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırıldığı, bu inceleme neticesinde davacının kendi ticari defterlerine göre dahi davalıdan alacaklı olmadığı, aksine davalıya borçlu olduğu (26.718,06 TL) tespit edildiği, takibe konu edilen 3.763,84 TL alacağın dayanağının somut, denetlenebilir ve ticari defterlerle uyumlu şekilde ortaya konulamadığı, davacının iddiasını destekler nitelikte fatura, teslim, hizmet ifası veya borç doğurucu işlemi açıkça ortaya koyan yeterli ve inandırıcı delil sunamadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davalının ticari faaliyetini 31.12.2019 tarihinde sona erdirdiği, bu tarihten sonra yapılan kayıtların dayanağının da dosya kapsamında açıklığa kavuşturulamadığı, davacı tarafından tek taraflı olarak oluşturulan kayıtların tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca, ticari defterler ancak usulüne uygun tutulmuş ve karşı tarafın defterleriyle uyumlu ise delil teşkil edebilecek olup, somut olayda bu şartların gerçekleşmediği, ayrıca davacının iddiasını ispata elverişli kesin ve inandırıcı delil sunamadığı anlaşılmıştır.Bu itibarla, davacının takibe konu alacağının varlığını ispat edemediği kanaatine varılmış olup, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacağın likit ve belirlenebilir olması da gerekir. Mevcut durumda alacağın varlığı dahi kanıtlanamadığından icra inkar tazminatı koşulları da oluşmamıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığına dair kanaat oluşturacak bilgi ve belge bulunmadığından, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Şartlar oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3.Karar ve ilâm harcı olan 732,00- TL harcın peşin alınan 427,60-TL 'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan 304,40-TL kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı kendisini vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.763,84-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.