T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil davacı, izolasyon işi ile uğraşmaktadır. Davalı şirket ise İstanbul ilinde tanınan bir firmadır. Müvekkil davacı ile davalı şirket, davalının talep ettiği ve kendisine ait olan işlerin yapımı konusunda anlaşmışlardır. Müvekkilin, davalı borçlu şirkete sağlamış olduğu izolasyon hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenmiş 31/07/2024 düzenleme tarihli faturada toplamda 52.000-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Bu fatura davaya konu icra takibinde de belirtilmiş olup 31/07/2024 (166.666,67-TL) tarihlerinde kesilmiştir. Dava konusu alacak ile alakalı her ne kadar müvekkil talepte bulunmuşsa dahi davalı şirket kötü niyetle müvekkili oyalama yoluna gitmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Uygun görülecek teminat karşılığında borçlu adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, Borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, Müvekkilimizin alacağını tahsil için açmış olduğumuz---- İcra Dairesinin ----- Esas numaralı icra dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ve takibin devamına, Alacağımız likit olup davalı tarafından yapılan itiraz alacağımızı geciktirmeye yönelik haksız ve kötü niyetli olduğundan, davalı aleyhine alacağımızın %20'sinden az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde sehven dava konusu icra dosyası numarasında maddi hata yaptığı, mahkememiz 26/02/2026 tarih 3 nolu celsesinde bu hususta davacı vekilinin beyanda bulunduğu dava konusu icra dosya numarasının ---İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyası olduğunu beyan ettiği görüldü. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında: "V - SONUÇ : Detayları yukarıda verilen incelemeler sonucunda; Davacının 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, Davalının incelememize katılmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, dava dosyasına da herhangi bir defter ve defter kaydı sunmadığı, Taraflar arasında yazılı olmasa da sözlü bir sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, Davacının 52.000.- TL tutarındaki cari hesap alacağını, davacının davalı adına düzenlediği davacı kayıtlarında kayıtlı bulunan “İzolasyon İşleri Bedeli” açıklamalı 31.7.2024 tarih ve 9 no.lu 200.000.- TL bedelli faturanın davalı tarafından ödenmemiş olan 52.000.- TL.lık kısmının oluşturduğu, davacı kayıtlarında bu faturadan davacının davalıdan cari hesap ilişkisi içinde 8.11.2024 takip tarihi itibariyle 52.000.- TL alacaklı gözüktüğü, Davacının davalı adına düzenlediği davacının 52.000.- TL tutarındaki cari hesap alacağını oluşturan 200.000.- TL bedelli faturanın davalının Vergi Dairesi Ba formlarında kayıtlı olduğu görülüğünden, davacının davalı adına düzenlediği davacının 52.000.- TL tutarındaki cari hesap alacağını oluşturan 200.000.- TL bedelli faturanın davacı tarafından davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından kayıtlarına alındığı, dolaysıyla davacının 52.000.- TL tutarındaki cari hesap alacağını oluşturan 200.000.- TL bedelli fatura konusu “İzolasyon İşleri” hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği anlaşılmış olup, bu kapsamda davacının davalıdan 8.11.2024 takip tarihi itibariyle 52.000.- TL alacaklı olduğu, Dava dosyasında davalıyı temerrüde düşüren ihtarnameye rastlanmadığından davalının temerrüdünün 8.11.2024 takip tarihi itibariyle hasıl olduğu, dolaysıyla davacının davalıdan 8.11.2024 takip tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağının bulunmadığı, davacının davalıdan 8.11.2024 takip tarihi itibariyle 52.000.- TL alacaklı olduğu, 52.000.- TL tutarındaki alacağa 8.11.2024 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talebinde bulunulabileceği, Sonu ve kanaatine varılmıştır. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. DELİLER *---- İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı dosyası kayıtları, *Davacı şirket ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilir kişi raporu, *Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya kayıtları arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md.
23.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. "
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. " Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. " Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.
64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK)m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir.
Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir.
Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Somut olayda;
Davacı tarafından, davalı aleyhine -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya verilen izolasyon hizmetleri karşılığında 31/07/2024 tarihli fatura düzenlendiği ve bu faturadan kaynaklı bakiye alacağın 52.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, bu kayıtların birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, incelemeye katılmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve davacı kayıtlarına göre davalıdan 52.000,00 TL alacaklı olunduğu, tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesi uyarınca, tacirler arasında düzenlenen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Somut olayda davalının, faturaya yasal süresi içinde itiraz ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı borca itiraz etmiş ise de, bu itirazın soyut nitelikte olduğu, herhangi bir yazılı belge ile desteklenmediği, davacının ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi raporu karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Öte yandan, alacağın belirli ve likit olduğu, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmakla, İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, davanın kabulü ile davalının ----- İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE,
2.Davalının ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 52.000,00 -TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3.Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.Karar ve ilâm harcı olan 3.552,12-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.936,72-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.Davacı tarafça yatırılan 1.318,30- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 11.085,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.