Esas No
E. 2025/847
Karar No
K. 2025/931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/847 Esas
KARAR NO: 2025/931
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/09/2025
KARAR TARİHİ: 03/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Alacaklı müvekkilİ şirket tarafından davalı borçlu aleyhine; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişilmiş olduğunu, ödeme emri karşı yana tebliğ edildiğini, borçlu tarafından süresinde icra takibine, ödeme emrine, borca ve ferilerine itiraz edilmiş olup, icra müdürlüğünce 22.07.2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı ile müvekkili şirket davalının evinin tadilatının yapımı konusunda anlaştıklarını, Müvekkili şirkette davalının istediği şekilde evin tadilatını tamamlamış hatta sonradan eklenen isteklerini de yerine getirdiğini, Müvekkili şirket evin tadilatını davacının isteği doğrultusunda tamamen ve gereği gibi bitirdiği için fatura düzenlediğini, Söz konusu fatura bedeli 840.000 TL olmasına rağmen 500.000 TL'lik kısmı ödenmiş olup 340.000 TL'lik kısmı ödenmediğini, bu sebeple bakiye alacak 340.000 TL için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı müvekkilinin şirket işin yapımını tamamladığından ücret isteme hakkı doğduğunu, Müvekkili şirketin davalı ile anlaşması doğrultusunda müvekkili şirket üzerine düşen tüm görevlerini yerine getirdiğini ve tadilatın tamamını bitirdiğini, dolayısıyla müvekkili şirket kendi edimini yerine getirmiş ve kararlaştırılan ücretinin tamamını almaya hak kazandığını, önemle belirtmek gerekir ki; Müvekkil şirket edimini yerine getirdiğinden fatura düzenlediğini, ödeme emrinde de açıkça takip dayanağı fatura numarası belirtilerek fatura da sunulduğunu, kaldı ki; fatura davalı yana iletilmiş olduğunu, davalı yanca herhangi bir itiraz sunulmadığını, faturaya işlenen faize de farazi olarak itiraz edilmiş, hiçbir dayanak sunulmadığını, ayrıca davalı aynı iş kapsamında borçluya karşı başkaca kesilen fatura için başlatılan izmir... icra dairesi ... e.sayılı dosyasına da aynı itiraz dilekçesini sunduğunu, müvekkili şirketle borçlu arasındaki tadilat yapımı işinde müvekkili işbu dosya haricinde borçlunun sonradan takılacak olan malzemelerin marka ve modellerini değiştirmesi sebebiyle 369.000 TL tutarında ek fatura düzenlediğini, borçlu yanın bu faturayı da ödemediğini ve hakkında İzmir ... İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, borçlu işbu dosya kapsamındaki İzmir... İcra Dairesi...

E. Sayılı dosyaya sunmuş olduğu itiraz dilekçesini İzmir...cra Dairesinde bulunan dosyaya da sunduğunu, oradaki borç tutarı 369.000 TL olmasına rağmen işbu dosyadaki tutarı ödediğini ve aynı tarihlerde ödediğini belirttiğini, bu sebeple borçlunun itirazları gerçeği yansıtmadığını, borçtan kaçınmak için her iki dosyaya da itiraz ettiğini, ticari iş karinesi başlığı altında TTK. Madde 19/2'de "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu düzenlemeye istinaden huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, netice itibariyle; davalı (borçlu) tarafından ödenmesi gereken; 340.000 TL alacak müvekkil şirkete ödenmemiştir. İşbu durum üzerine; davalı (borçlu) aleyhine İzmir .... İcra müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişilmiş ise de, davalı yan tarafından takip dayanağı faturalar nedeniyle borçlu olunmasına rağmen, müvekkili şirkete karşı bir borcu olmadığını beyan etmek suretiyle- alacağı sürünceme de bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu ve söz konusu takibin durduğunu, İşbu açıklanan nedenlerle; borçlu tarafından haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve yine davalı likit bir alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıkladıkları nedenlerle, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER

İzmir Defterdarlığı'nın 23/09/2025 havale tarihli cevabi yazıları, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 05/09/2025 tarihli cevabi yazıları, İzmir Esnaf Ve Sanatkarlar Odasının 09/09/2025 tarihli cevabi yazıları, İzmir Defterdarlığı'nın 08/09/2025 tarihli yazıları dosyamız arasına alınmıştır.

Yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın : Davacı şirket ile davalı arasında davalının evinin tadilatının yapımından kaynaklı , davacı şirketin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, bu kapsamda İzmir... İcra Müdürlüğü'nü... esas sayılı dosyada davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı tarafça yukarıda belirtildiği şekilde davalıdan alacaklı olduğuna dair iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de , davalının 09/12/2017 tarihinden sonra vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, ticaret sicile kayıtlı olmadığı dolayısı ile davalı tarafın tacir olmadığı, davanın nispi ticarî dava olabilmesi için, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması ve her iki tarafı da tacir olması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, davalının tacir vasfının bulunmaması ve ticari işletmesi ile ilgili bir hususun bulunmaması nedeni ile ortada nispi nitelikte bir uyuşmazlığın bulunmadığı gibi taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde düzenlenen şekilde mutlak ticari davaya da sebebiyet vermediği, söz konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmekle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddi ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

3.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,

4.Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,

5.Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi 03/10/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog