Esas No
E. 2024/596
Karar No
K. 2024/596
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/596 - 2026/367

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12.03.2024

NUMARASI : 2022/164 Esas 2024/139 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 03.03.2026

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 13.03.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 09.04.2014 tarihinde davacı ...’nın eşi, diğer davacıların babası olan ...’nın yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında ...’nın vefat ettiğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatlarının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tahsili için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/246 Esas sayılı dava açıldığını ve davanın sonuçlandığını, tüm delillerin anılan davada toplandığını, kaza tarihi itibari ile genişletilmiş kasko poliçesinde manevi tazminat klozu/limitinin bedeni zararlarda kişi başı 50.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketine manevi tazminatların ödenmesi amacıyla 08.02.2017 tarihinde yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek, müteveffanın eşi olan davacı ... için 20.000,00 TL, çocukları olan davacılar ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ, aracın davalı şirket nezdinde tüm oto sigorta poliçesi ile sigortalı olup bedeni zararlarda şahıs başına teminat limitinin (manevi tazminat dahil) 50.000,00 TL olduğunu, dosyanın kusur tespiti için trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, poliçeden dolayı bedeni zararlarda kaza başına (manevi tazminat dahil) 200.000,00 TL olduğunu, kaza nedeniyle birden fazla ölüm ve yaralanma meydana geldiğini, kaza başı teminatın bitip bitmediğinin kontrol edilmesi ve gerekirse garameten paylaştırma yoluna gidilmesi gerektiğini, kaza başı teminat kapsamında aynı kazada vefat eden ... mirasçılarına 14.06.2016 tarihinde 50.000,00 TL, vefat eden ... mirasçılarına 14.06.2016 tarihinde 50.000,00 TL, vefat eden ... mirasçılarına 25.08.2015 tarihinde 42.000,00 TL, vefat eden ... mirasçılarına 30.01.2017 tarihinde 40.000,00 TL olmak üzere toplam 182.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ödeme yapılan bu dosyalar haricinde diğer mağdurların açmış olduğu 6 derdest dava daha bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 30.04.2019 tarihli ve 2017/188 Esas, 2019/371 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 11.02.2022 tarihli ve 2019/2095 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada ...'nın vefat ettiği, kazada pek çok kişinin vefat ettiği ve yaralandığı, kaza başına teminat limitinin 200.000,00 TL olup kaza nedeniyle 11 ayrı talep bulunduğu, diğer davalar için ödemeler yapıldığı ve her bir dava için garameten 11.181,81 TL ödeme yapılması gerektiği gerekçeleriyle davacı ... için 7.272,72 TL, davacı ... için 3.636,36 TL, davacı ... için 3.636,36 TL, davacı ... için 3.636,36 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.181,81 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacılar için toplam 50.000,00 TL manevi tazminat talebiyle açılan davada toplam 18.181,81 TL tazminata hükmedildiğini, karşı vekalet ücreti nazara alındığında davacıların borçlu çıkarıldığını, davacı ...’nın eşini, diğer davacıların babalarını kazada kaybettiklerini, manevi tazminat alınamadığı gibi borçlu çıkarıldıklarını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu, dava tarihi itibariyle davalının mevcut davadan bilgisi olmasına rağmen poliçede yer alan manevi tazminat limitlerinin kazaya karışanlara ait tüm talepler birleştirildikten sonra proporsiyon hesabı yapılarak ödemesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan ödenmesinin davalının kusuru olduğunu, davacıların manevi tazminattan mahrum bırakıldığını, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın, manevi tazminatın işlevine ters düştüğünü, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacıların yakını ...’nın vefatı nedeniyle manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, poliçede manevi tazminat teminatı kalmadığını, bağlı dosyalarda asıl alacak olarak dahi fazla ödeme yapıldığını, sigorta limitine bağlı sorumluluklarının sona erdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler ihtiva ettiğini, poliçe teminatının tamamının kazaya karışan diğer başvuruculara mahkeme kararlarına dayalı olarak ödendiğini, başkaca sorumlulukları kalmadığını, manevi tazminatın takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru gerçekleştirilmediğinden temerrüde düşmediğini ve faiz isteme hakkı doğmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası ...'nın vefat ettiğini, davacıların manevi olarak zarar gördüklerini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 11.02.2022 tarihli ve 2019/2095 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararından sonra yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 09.04.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası ...'nın vefat ettiğini, kazaya ilişkin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/246 Esas, 2016/568 Karar sayılı dosyasında kusura ilişkin alınan raporda sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffanın karşı araçta yolcu konumunda olup kusuru bulunmadığı, poliçe teminat limitinin kaza başına 200.000,00 TL olup Daire kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kazada pek çok kişinin vefat ettiği ve yaralandığı, hak sahipleri tarafından 11 ayrı manevi tazminat talebinde bulunulduğu, poliçe teminat limitine göre garame hesabı yapılmak suretiyle davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası ...'nın vefatı nedeniyle poliçe teminat limiti nazara alınarak davacılar lehine yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacılar vekili ve davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2.Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, manevi tazminat talebiyle ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açılan davada, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğuna göre ve Anayasa Mahkemesinin 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesinin 2. fıkrasına yönelik 25.12.2024 tarihli ve E: 2024/29, K: 2024/226 sayılı manevi tazminat ile sınırlı iptal kararı gereğince davalı lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği gözetilerek manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmeksizin karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE; davacı ... için 7.272,72 TL manevi tazminat, davacı ... için 3.636,36 TL manevi tazminat, davacı ... için 3.636,36 TL manevi tazminat, davacı ... için 3.636,36 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.181,81 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.241,99 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.071,21‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca;

3.a-Davacı ... yararına kabul miktarına göre hesaplanan 7.272,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,

3.b-Davacı ... yararına kabul miktarına göre hesaplanan 3.636,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,

3.c-Davacı ... yararına kabul miktarına göre hesaplanan 3.636,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,

3.d-Davacı ... yararına kabul miktarına göre hesaplanan 3.636,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,

4.Davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 3.673,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.704,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:

1.Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2.İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 416,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine,

3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 1.241,99 TL harçtan peşin alınan toplam 788,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 453,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog