Esas No
E. 2024/1043
Karar No
K. 2024/1043
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Aramaya Dön
YARGITAY

Yargıtay

E. 2024/1043 K. 2024/1043 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf Yargıtay, E. 2024/1043, K. 2024/1043, T. 03.03.2026
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Esas No
2024/1043
Karar No
2024/1043
Karar Tarihi
03.03.2026
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1043 - 2026/370

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 31/05/2024

NUMARASI : 2023/526 Esas 2024/392 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ: 03.03.2026

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 03.03.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 20.04.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davacıya kusur atfedilmiş ise kusuru kabul etmediklerini, kazaya ilişkin video görüntüleri ve fotoğrafa göre yol çizgisinin tutanağın aksine kesik çizgi şeklinde olduğunu, Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2023/123 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, kaza nedeniyle davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca araç mahrumiyet zararı oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında tazminat talebini 144.021,43 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu için sürücünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, değer kaybının Genel Şartlar hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak kaza tarihindeki teminat limiti nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 120.000,00 TL'nin (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutara 31.05.2023 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de bu tespite katılmadıklarını, olay yeri krokisi ve kazanın meydana geliş şekline göre olay yerinin kontrolsüz kavşak olmadığını, kaza tespit tutanağı ve uzman görüşüne göre sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu, davacının asli kusurlu olduğunu, kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, kusura ilişkin itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişi raporu alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucunda davacının aracında hasar meydana geldiğini belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1.Dosya içeriğinden, 20.04.2023 tarihinde kaza tespit tutanağına göre ... idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken sola dönüşünü tedbirsiz yaparak bölünmüş yoldan gelen ve düz seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aksine hareketle aracının sol yan kesimleriyle ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpışıp savrularak park halinde bulunan ... plakalı aracın sol arka kesimlerine çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, davacı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 57/1-b maddesi kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirildiği, yargılama sırasında düzenlenen 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda olay yerine ilişkin görüntüler de değerlendirilmek suretiyle kaza tespit tutanağındaki tespitlerin yerinde olmadığı, kaza mahalli kavşakta trafik işaret ve levhası bulunmadığı ve CD kaydındaki kaza anının net olarak göründüğü görüntüler, ... plakalı aracın fren izi olmaması gibi hususların değerlendirilmesi sonucunda kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymaması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kural ihlalleri ve kusur durumu ile kaza tespit tutanağındaki kural ihlalleri arasında farklılık bulunduğu, davalı tarafça rapora itiraz edildiği, mahkemece kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, kusur durumuna ilişkin araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler, daha önce düzenlenen raporlar, toplanan tüm deliller ile tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle aralarında CD çözümü konusunda uzman bilirkişinin de yer alacağı Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden emekli makine mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu ve tazminat taleplerine ilişkin gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, tahkikatın eksiksiz tamamlanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve Hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleriyle 1.000,00 TL talep etmiş, 25.03.2024 tarihli dilekçe ile de 1.000,00 TL olan dava değerini 144.021,43 TL olarak ıslah edildiği bildirmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 120.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verildiği, hangi zarar kalemi için ne tutarda tazminata hükmedildiğinin belirtilmediği, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleriyle açılan davada öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacıya talep edilen zarar kalemleri yönünden talebini açıklaması için imkân tanınması, daha sonra aynı Kanun'un 297/2. maddesine uygun olarak talep edilen tüm zarar kalemleri yönünden ayrı ayrı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açıkça gösterildiği hüküm oluşturulmak üzere hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2.Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3.İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5.Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/43626 esasına yatırılan 205.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

İlgili Mevzuat & Etiketler
KABULÜNE Yargıtay
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog